Uzun zamandır blogda sessiz kaldığımın, detaylarını bildiğiniz bazı süreçlerin geciktiğinin siz de farkındasınız değil mi? Bugün size, ekranın arkasında bir süredir verdiğim ve beni ruhen çok yoran o mücadeleden bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz, burada paylaştığım yazılardan çoğu uzun süren araştırmaların, kelime kelime işlenen emeğin, en önemlisi de ruhumun birer parçası. Fakat ne yazık ki, dijital dünyanın getirdiği en çirkin durumlardan biriyle yüzleşmek zorunda kaldım. 15 Temmuz 2020'de büyük bir özenle kaleme aldığım "Veba Salgını ve Ölüm Dansı" başlıklı yazımın, başka bir sitenin yazarı (!) tarafından değişik bir yöntemle, arsızca, botlarla cümlelerimin arasına sızarak çalındığını tespit ettim.
Kendi cümlelerimin arasında, hatta yazının en sonundaki hırsızlığı ve emeğimin gaspını görmek beni derinden yaraladı. Sanki suçlu olan benmişim, sanki o çalıntıyı gerçekleştirenler haklıymış gibi, aylardır bu çirkinliğin amacına ulaşmış biçimde internette durması beni çileden çıkarmak üzere.
Bakınız Google, yaptığım ilk incelemede dijital tarih damgama bakarak daha en başından bana hak vermekle kalmayıp şu güzel cümlelerle de haklılığımı nasıl onaylamıştı:
''Gönderiminiz kaydedildi. Gönderiminiz, otomatik spam yakalama sistemlerimizi daha iyi hale getirmek için kullanılabilir ve bildirilen içeriğe göre manuel işlem yapılabilir. Dünyanın her yerinden kullanıcı dostlarımıza verdiğimiz hizmeti iyileştirmemize yardımcı olmak üzere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Sıralamaya müdahale etme işlemlerini önlememize yardımcı olarak milyonlarca kullanıcının zamanının, emeğinin ve enerjisinin boşa harcanmasını önlüyorsunuz.''
Ancak, ardından yaptığım DMCA (Telif Hakkı) başvurusu, dünya genelinde aşırı yoğun olması ve sürecin adaleti sağlamak adına titiz bir manuel inceleme gerektirmesi sebebiyle maalesef çok uzun sürüyormuş. Başka bir deyişle; internet üzerindeki bu tür içerik hırsızlıkları her geçen gün katlanarak arttığı için Google'ın yasal inceleme ekipleri muazzam bir iş yüküyle karşı karşıya kalıyor, üstelik DMCA süreçlerinin yasal bağlayıcılığı olduğu için yapay zekâya bırakılamayıp mutlaka insan moderatörler tarafından inceleniyormuş.
Temmuz ayı başında yaptığım yasal başvuru, işte bu küresel yoğunluk ve hantal dijital bürokrasi yüzünden hâlâ "İncelenmeyi Bekliyor" aşamasında. Bu durum ve sistemin ağırlığı, yeni bir şeyler üretme şevkimi kırıyor resmen. Klavyeden biraz uzaklaşmış durumdayım.
Bu yazıyı hem bir açıklama borcum olduğu için hem de bu dijital arsızlığa karşı sessiz kalmadığımı, kalmayacağımı duyurmak için yazıyorum. Haklıyım, buradayım ve emeğimin arkasındayım. Kısa bir süre sonra Google'ın haklı kararını beklemekle yetinmeyecek; bu hırsızlığın fişini çekmek için hosting ve reklam şikayetleri dahil tüm alternatif yolları sonuna kadar kullanacağım.
Sizlerin desteği, okuyan gözleri ve güzel yorumları en büyük motivasyonum. Emeğin çalınamadığı, saygının yok olmadığı güzel günlerde, yeni yazılarda buluşmak dileğiyle...
Sağlıcakla kalın...


Merhabalar.
YanıtlaSilYazınızı okudum. Yerden göğe kadar haklısınız. Yazıyı bu kadar beğendiyse, sizinle görüşüp izin alır ve kaynak göstermek suretiyle web sitesinde yayaınlaybilir. Çalmak da ne demek? Gerçekten çok üzücü. Bir facebook hesabı da benim başka bir blog sayfamdan nostaljik fotoğrafları alarak sayfasında yayınlıyor. Yayınlamasına bir şey demiyorum ama kaynak göstererek bu işi yapsa sıkıntı yok! Demek yazının örneğini almış ve üzerinde ufak tefek değişiklikler yaparak hırsızlığını kamufle etmiş.
Emek hırsızlığına uğradığınız için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yardımcı olabileceğimiz bir husus varsa, size destek olmaya hazırım. Yasal haklarınızı kullanın, geç de olsa, gerçek ortaya çıkacaktır.
Selam ve saygılarımla.
Merhaba Recep Bey,
SilBenim başıma gelen bildigimiz türde bir çalıntı olayı değil yalnız. Karşımda benim yerime geçmek isteyen bir kadın var. Zaman zaman geçiyor da. "Linklerinizi Kendi Sitesinde TAG Yapan Şeytanlar 👹" adlı bir yazı yazip anlatmıştım. Site trafiğimi kendisine çekmek gibi kötü bir niyeti var. Biraz da WordPress'e bağlı olduğu için uzadı bu kadar, ancak hallolacak. İlginiz, geçmiş olsun dilekleriniz ve yardım teklifiniz için çok teşekkür ederim.
Sizin anlattığınız durum eskiden beri çok yaygın. Google'a spam raporu yazıp gönderin. En fazla 3 ay içinde hallediyorlar. Size de geçmiş olsun, çünkü çok sinir bozucu.
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.
Size yaptıklarını o kadar anlattınız ki bence onları da okudu. Acaba neden vazgecmiyor, neden silmiyor o buram buram hırsızlık ve arsızlık kokan o yazısını?
YanıtlaSilSorduğunuz sorunun yanıtını da vermişsiniz bence :)
SilCan sıkıcı bir durum, dediğiniz gibi insanın bütün hevesini alıp götürür bu durum. Yaptığınız çok kıymetli, ben yapamazdım muhtemelen, ama siz gibi işin peşine düşüp bırakmamak lazım. Müspet bir sonuç alırsınız umarım
YanıtlaSilCan sıkıcı gerçekten ama bu tür çalıntılara kalıcı bir çözüm üretmek adına gerekli olduğuna ikna olduğumdan bekleme sürecimin uzamasından mütevellit sıkıntım törpülendi. Sonuçta başvurum kabul edildi, incelenmeyi bekliyor.
SilTeşekkür ederim. Sonucu da burada paylaşacağım elbette.
Merhaba, yaşadığınız duruma çok üzüldüm. Mücadelenizi takdir ediyorum. Birkaç yıl evvel benim de başıma geldi. Çok takipçili bir Instagram hesabı , blog içeriklerimden birini aynen kopyalamış, bir de gelen övgü dolu yorumlara, tatlı tatlı cevap vermiş. Kendisi sonradan sanat tarihi doktorası yapmış biri, cemiyet hayatında tanınıyor. Şahsen de tanıyorum. İfşa ettim kendisini Instagram'da. Postu kaldırdı. Sonrada bir arkadaşı aracılığı ile bana mesaj gönderdi , dönmedim tabi. Fakat bu sadece dijitalde değil, her alanda var olan bir erozyon. İş hayatında bile projenizi sahiplenen var. Etik olarak hiç rahatsızlık duymadan bu nasıl olabilir? İnsanda hiç mi mahcubiyet kırıntısı olmaz? Umarım en kısa sürede hakkınız teslim edilir. Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilMerhaba, yorumunuzu okuduktan sonra ben de sizin yaşadıklarınıza çok üzüldüm. Başımıza gelenler o kadar benziyor ki sevgili Aslı. Yalnız benim başımdaki kadin yazımı beğenmiş numarasında. Ĺinkini etiket (tag) tabanlı bir otomatik çekme yöntemi olarak kullaniyor (Bence parayla adam tutmuş ona yaptırıyor). Müsaadenizle, sizinki emeginizi harfiyen kaldırmış bir "aptalmış" diyecegim. Bir de övgüleri kabul ediyor demek.
SilOnun dışında benimki de cemiyet hayatinda taninmis, İTÜ mezunu, oldukca varlıklı bir kadin. Ancak, paranin satin alamayacagi bazi seylerin pesine düşmüş. Mesela yazilariyla ünlü olmak. Mesela bu dünyadan göçmüş prof eşinin de herkes tarafindan tanınıp sevilmesini saglamak. Öyle ki onun ismiyle bir anı blogu açmış. Fakat yorumlara kapalı! Sadece kendi yaziyor (ya da yazdiriyor bilemem). Güya mail atarak ani paylaşanlari kendi ekliyor. Bari ekran resmi olarak ekle de inandırıcı olsun. Oysa yazıların yorumlarını açsa da bıraksa da adamın eski arkadaslari ya da öğrencileri anilarini yazsa?? Anormal bir durum değil mi bu?
Bana da ifşa etmemi söyleyenler oldu, ancak benimkinin suçu oldukça ağırdı. Site trafiğine ihtiyacı vardı. Ekmeğine yağ sürmek ya da yüzgöz olmak istemedim. Resmi yoldan cezalandırılıp o yazısının imha edilmesi yetecek bana
İş hayatında da var demek bu tür yüzsüzlükler?? Dünya nereye gidiyor böyle? Umarım bir daha yaşamayız bu türden sıkıntılar.
Değerli ziyaretinize teşekkürler. Siz de sevgiyle kalın. 🌼