Themis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Themis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12/04/2025

Adaletin Terazisi Mi Şaştı?

Şehrimiz Adalet Parkı'nda bulunan ve Eskişehir'in bir önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in elinden çıkmış olan Adalet Tanrıçası Themis Heykeli'nin duruşu; kadın ile bağımsızlık, kılıç ile doğruluk ve güç, göz bağı ile tarafsızlık, terazi ile de denge, eşitlik ve adil yargılanmayı betimliyor. Ana yapısı tuğlalardan oluşan ve 6 adet sütun ile güneşin betimlendiği heykeldeki tema ''din, dil, ırk, cinsiyet, düşünce'' ayrımı olmaksızın tüm insanların birlik ve beraberlik içinde adaleti yüceltebileceği. 

Adalet figürü bedenini örten giysisi, Amazon'muş gibi güçlü yapısı, kılıç ve terazi sembolleri taşıyan bir kadın olması bakımından geleneksel. Duruşu uzun ve simetrik. Örtüsünün çizgileri ince vücudunu saran tek bir giysi. Kollu olan üst kısım ayakları örtmek için aşağıya doğru uzun bir etek oluşturuyor. Biraz asimetriye sahip olsa da figürün soldan sağa dengesini vurgulamak için yeterince sıkı sarılmış. 

Adalet'in sağ elindeki her zamanki kefeli ve zincirli terazi. Sol elindeki ince kılıç görsel olarak baskın olmayan hafif bir yapıya sahip. Kılıcın çok büyük olmaması gerek, aksi halde tek elle tutulması doğru görünmez. Kılıçın ilk bakışta yalın devlet gücünü ve iktidarı temsil ettiği zannedilse de asıl temsil ettiği şey ''adaletin hükümlerini uygulayan ve onun güvencesi olan otorite''dir. Adaletin hâkim olabilmesi adalet mekanizmasını uygulayacak manevî ve icraî otoritenin mevcut olmasına bağlıdır. Kılıç, devletin yargısal süreci koruma kararlılığını da ifade eder. Kılıç ile sembolleşen otorite aynı zamanda masumun koruyucusu. Gözündeki bağ, hâkimin sadece “vicdanî kanaati’’ne göre hüküm vermesini ifade eder.

17/07/2021

Pandemi Günlerinde Muayene!

Bayrama birkaç gün kala herkes gibi temizlik ve alışveriş ağırlıklı günlerden geçerken sıcaklarla cebelleşiyoruz bir taraftan. Çık dışarıya çıkabilirsen. Çıktığında zaten hayretler içinde kalmadan eve dönebilen var mı? Eski normale çoktan dönmüşüz de bizim mi haberimiz yok? Sanırsınız pandeminin kökü kazınmış...

Bloga yazma rutinimi bozmama kararım var. O nedenle; bir mola anında iki satır olsun yazıp gündemi aktarayım istedim. Bu hafta Sağlık Ocağına ilaç yazdırmaya gitmem gerekiyordu. Aile hekimim izinliymiş. Başka bir doktora aktarıldım o yüzden. Neyse sıram gelip içeri girdiğimde orta yaş üzeri doktor bey ''Buyrun'' dedi. Ben de kapı girişinden ileriye birkaç adım yürüyerek oturduğu masaya en fazla 1 metre kadar yaklaşıp tam derdimi anlatacağım ki doktor beyden ''Lütfen çok yaklaşmayın, lütfen!'' diye sert bir uyarı geldi. Zaten çok yaklaşmamıştım ki. Sanırsınız masasının önünde boş duran iki koltuğu aşıp masaya yapıştım.

''Yaklaşmadım ki zaten!'' dedim ve haklı olarak sinirlendim tabii. Aklıma hemen pandeminin ilk aylarında parmağımdaki bir sorun nedeniyle gitmek zorunda kaldığım ortopedist geldi. Aşırı derecede korkarak ve çift maske takarak gittiğim hastane ortamında sıram gelip odasına girdiğimde bir de baktım ki doktor beyde maske falan yok. Üstelik bırakın ''Yaklaşmayın!'' diye uyarmayı, yerinden kalkıp yanıma gelerek parmağımı eliyle bizzat kontrol etmiş ve ''Bir şey yok, ama biz yine de bir röntgen alalım,'' deyip röntgen odasına göndermişti beni.