vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19/12/2016

Bu Ülkeyi Böldürmeyeceğiz!

Moraller yine bozuk malûm. Canımızı yaktılar yine.
Bir hafta önceki korkunç Beşiktaş saldırısından sonra Kayseri saldırısı geldi. 2016'da 20 saldırı gerçekleşmiş ülkemizde. ''Yeter!'' demekten bıktık, usandık, yorulduk.
Terör tüm dünyayı dehşete düşüren bir illet...
''Herhangi bir zaman dilimi ve yer'' belirleyerek uygulanan şiddet eylemleri ile kitleleri korkutma, yıldırma biçimi. Asıl yıkıcı etkisi ise nerede ve ne zaman gerçekleşeceği ile ilgili bu belirsizlik. Elbette ki seçilen kurbanlar gerçek hedefler değil.
En iğrenç yüzü ile, canlı bombalar yoluyla karşımıza çıkmaya başladı artık. Sahipsiz kalmış, psikolojik sorunlarla boğuşan, ezik aile çocuklarının uyuşturucuya alıştırılıp canlı bomba olarak kullanılması ne kadar etik? Bilindik hiçbir savaş stratejisi ve hukukuyla ilgisi olmayan, millet olarak tarih boyunca gördüğümüz en aşağılık saldırı yöntemi bu!

İnsanlıktan çıkmış, gözü dönmüş vahşi bir hayvandan daha acımasız biçimde kan döken teröristlerden kaçı neye hizmet ettiğini biliyor acaba? Aslen kandırılmış birer maşa olduklarının kaçı farkında?
 
Beyinleri yıkanıp cennete gitme vaadiyle kandırılan terörist sayısı yüzde olarak daha fazla. Din ile zerre kadar alâkası yoktur terörün, bunu bilin! Dinî sembollerle, din kisvesi altında masum insanların kellesini uçurmak, şehirlere bombalar yağdırmak, günahsız çocukların canını almak olsa olsa şeytanî bir histerinin dışa vurumudur. 
Cennete gideceği sanrısıyla terörün asıl aktörlerine aptalca hizmet eden birer meczupsunuz siz. Meczup sözü hafif! Aşağılık birer katilsiniz! Patlattığınız leş bedenleriniz cennet yüzü görür mü sanırsınız!

Ve siz haince pusu kurup çarşı iznine çıkan ''silahsız askerlere'' saldırabilirsiniz ancak. Ucuz yöntemlerle, korkakça... Bu yıl Irak'ta 8 yaşındaki bir çocuğun da tıpkı sizin gibi canlı bomba olarak kullanıldığını duymuş muydunuz lağım fareleri?

Ne yaparsanız yapın, yıldıramayacak, korkutamayacak, ülkemize boyun eğdiremeyecek, bö-le-me-ye-cek-si-niz!
Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Sünnisi, Alevisiyle tek bayrak altında, tek millet, tek yüreğiz biz!

Bu ülkeyi size yedirmeyeceğiz!

Görsel: @sehr_i_kayseri (Instagram)

10/11/2016

10 Kasım Ruhu

Sonsuzluğa intikalinin yıldönümünde demokratik ve laik Cumhuriyetimizin kurucusu büyük ATATÜRK
ve silah arkadaşlarını bir kez daha sevgi, saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Aziz ruhları şâd olsun...

10 Kasım
Cumhuriyet ruhundan aldığımız güçle yolumuza yılmadan ve azimle devam ediyoruz.
Miras bıraktığın tüm değerler onurumuz, gelecek nesillere aktarmak en büyük görevimizdir.
İzindeyiz...


Atamı Ziyaret
(En sonuncu Anıtkabir ziyaretimden)

. . .

20/05/2016

İstanbul İşgal Altındayken

Bu cennet vatan gökten zembille inmedi ya da masal diyarlarında kendiliğinden ortaya çıkıp bizim olmadı...

Tarih kitaplarından okuduğu bilgileri hayal meyal hatırlayanlar, dahası masal anlatıldı zannedenler var, öyle değil mi? Hatırlamak istemeyenler de mevcut. Kurtuluş Savaşı diye bir mücadelemiz vardı bizim. Ülkemiz parçalara ayrılmıştı, işgal altındaydı. Milli Mücadele adı altında yoktan var ederek Doğu’da Ermenilerle, Güney’de Fransızlarla, Batı’da Yunanlılarla savaşlar yapmıştık...

Kayıtlara göre işgal yıllarında yalnızca İstanbul'da Birleşik Krallık'a ait tam 26.525 asker ve 894 subay vardı. ''Yumuşak Güç'' adı altında Kasım 1918'den Mart 1920'ye kadar İstanbul'daydılar.

Ta ki 16 Mart 1920 sabahı 05:45’te gerçekleştirdikleri
Şehzadebaşı Karakolu Baskını ardından gerçek yüzlerini gösterene kadar. İstanbul, yaşadığı bu kâbustan 6 Ekim 1923’te uyandı.

Gerisini bu sayfada uzatmayalım. Bilmediğimiz nice detayı ilgili linklerden ya da tarih kitaplarından okuyup gerçeklerle yüzleşelim. Bu post İstanbul’un işgal edildiği yılları bilmeyen, hatırlamayanlar için gerçekleri tüm çıplaklığıyla gösteren ve insanın tüylerini ürperten fotoğraflardan oluşuyor.
Özellikle Atatürk'e düşman kesilen gafiller iyi baksın!
İlk fotoyu tıklayıp büyütün lütfen. Galata Kulesi üzerinde İngiliz bayrağı dalgalanıyor. Kulenin o yıllarda koni şeklindeki çatısı yok. Kademeli çatının üzerine İngiliz askerleri tarafından İstanbul'u gözetleme amacıyla bir baraka inşa edilmiş.

25/08/2015

''Vatan Sağolsun''

Bir kadın olarak en nefret ettiğim cümle;
“Vatan sağolsun.”
Neden sağolsunmuş?
Ben dokuz ay karnımda taşıyayım, el bebek gül bebek büyüteyim...
Kokusuna, canına doyamayayım, gece gündüz başında bekleyeyim...
Saçının bir teline bile kıyamayayım...
Sonra tepedeki birtakım yol, insanlık bilmezlerin gaddarca yürüttükleri politikalara kurban edeyim!
Sebep?
Kişisel çıkarları, insanlıktan yakından uzaktan alâkalarının olmaması...
Yıllarca ezberlettiler, yıllarca canımızdan can aldılar…
Vatan sağolsunmuş, neden olsun?
Vatan da benim, toprak da…
Evladım olmadıktan sonra ben neden olayım?
Leş sürüsü medya yakın çekim verirdi, hep öyle vermeye devam ediyor...
Acıklı annenin göz yaşları ile sulanmış dudaklarından dökülen cümleyi…
“Vatan sağolsun” diyor anne…
Ezberletilmiş, beynine kazınmış...
“Vatan sağolsun” diyor bana…

28/10/2014

Cumhuriyetimiz 91 Yaşında


Cumhuriyet ruhundan aldığımız büyük güçle yolumuza yılmadan ve azimle devam ediyoruz.

Miras bıraktığın bütün değerler onurumuz, gelecek nesillere aktarmak en büyük görevimizdir.
İzindeyiz! Sımsıkı sarıldığımız devrimlerinin sonsuza kadar bekçileriyiz!


Uygarlık yolundaki rehberimiz Cumhuriyetimizin 91.yıldönümünde,
bize bu cennet vatanı bahşeden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını
sevgi, saygı, şükran ve rahmetle anıyorum...