2010/03/01

Gençlik ve Özgürlüğün Sınırları

Otobüs durağında kulaklarımı ellerimle kapatmak isteyecek kadar yüksek sesle ve taşkın hareketlerle muhabbet eden, aynı mahallede oturduğumuz bir grup üniversitelinin arasında kalmıştım.

İçlerinden üç tanesi yeni monte edilmiş o güzelim oturaklara oturmak yerine her zamanki gibi tepesine çıkmış ve kirli ayaklarını gayet rahat bir biçimde oturulacak kısımlara yerleştirmişti.

Bariz bir şekilde önce ayaklarına sonra kendilerine bakıp gözlerimle uyarmak istemem bir işe yaramadı. Bakışlarıma aldığım geri dönüşüm ''Sen kimsin? Özgürlüğümüze karışmaya hakkın var mı?'' der gibiydi...

Garipti, erkek olanlar değil, kızlar birer sigara yakmış tüttürüyor, taşkınlığı en fazla onlar yapıyordu. Bir genç kızın sokak ortasında sigara içmesi kadar berbat bir görüntü olamazdı, hiç yakışmıyordu. Argo ve küfürle dolu konuşmalarıyla koskoca bir mahalleye yetecek kadar gürültü çıkarıyorlardı...

Kahkahaları, bağırarak yaptıkları konuşmaları ve sık sık çalan cep telefonları dahilinde verdikleri rahatsızlık gelen otobüsle birlikte yolculuk boyunca da devam etti. İçinde yaşadıkları toplum ve çevre onları zerre ilgilendirmiyordu.

Yaşadığımız çağda ekonomik ve teknolojik gelişmeler kültür öğelerini de değişime zorluyor. Bu, diğer toplumların da yaşadığı, kuşaklar arası anlayış ve yaşam farklılıkları oluşturan normal bir durum.
Ancak söz konusu bu değişimde aslolan; kişinin, ailenin ve toplumsal yapının önü alınmaz, geri dönülmez yanlışlara sürüklenecek düzeye gelmesine izin vermemektir.

Bu şekilde göz yummak değil !

Sorumluluklarını kavrayamamış, ailesiyle ya da toplumla birlikte yaşamanın kurallarını çiğnemekten zevk alan, duyarsız, sevgi, saygı nedir bilmeyen, aşırılık ve saplantılar içindeki bu türden genç sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Toplumu yoğun bir şekilde sarmakta olan bu durum çözülmesi gereken en temel sorun niteliğinde bence.

Her şeyin uç noktalarda yaşandığı dejenere bir kültür geleneksel kültürümüzün yerine oturmaya çalışıyor.

Tehlikenin farkında mısınız?

50 yorum:

  1. Evet ya nedir o kızların erkekleri bastıracak kadar argo ve küfürlü konuşmları?Tamam biz de saray ağzıyla konuşmuyorduk ama hakikatten bir limit vardı.Ya da toplum içinde daha desturluyduk.

    Ezilen annelerinin öclerini ,sanki erkek ağzıyla konuşarak düzelteceklermiş gibi bir moddalar.

    Evet tehlikenin gayet farkındayım .Anne babalarına güç kuvvet :((

    YanıtlaSil
  2. Hem nasıl farkındayım. Öğretmenliğimin son birkaç senesinde gençlerden tamamen umudumu kesecek duruma geldim (bir meslek lisesinde öğretmendim, düşünün artık) şu andaki durumu tasavvur edemiyorum. Pekçoğu hatalı davrandığının farkında bile değil, bilerek yapmıyor yani, ona öğretilen tarz o ne yazık ki. Bilmiyorum umutsuzum demek karamsarlık mı olur ama gerçekten umutsuzum...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  3. Farkındayız Sevgili Zeugma,
    hem de nasıl farkındayız.İş birazda
    ekonomik boyutlara dayanıyor gibi geliyor bana.Anababalar ve öğretmenler geçinmek için burunlarından soluyor.İnsanlar zamanla yarış içinde ve unutulan
    çocuklar,değerler...Her zamanki gibi
    çok zarif ve güzel yazmışsınız.

    Saygı ve sevgilerimle,

    YanıtlaSil
  4. Bunun geçici bir durum olmasını diliyorum.
    Bileşik kaplar deneyindeki gibi spor, eğitim, sağlık, hukuk, sanat... hangi seviyedeyse gençlik de o seviyede. Toplumun öncüleri olan akademisyenler, siyasetçiler, sanatçılar neredeyse gençler de orada.
    Düşünmemizi ve tartışmamızı sağlayan güzel yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Yarını oluşturacak olan gençliği bu halde görmek gerçekten üzücü,çok üzücü.Ama dediğin gibi bu tür davranışlara tepki vermemek onları daha da cesaretlendirip bir davranış biçiminin kalıplaşmasına yol açabilecektir. Gençlik her türlü delilik ve soytarılığın,terbiyesizliğin er meydanı değildir diye düşünüyorum. Hepsini aynı kefeye koymamakla birlikte çoğunluğunda görülen cahillikle beslenen küstahlıklarının utandırılarak söndürülmesinden yanayım.Çok mu katı yazdım,söyledim Zeugmacığım bilmiyorum ama bildiğim tek gerçek güzel bir gelecek için onlara çok ihtiyacımız olduğudur.

    Sevgilerle Zeugma'm.

    YanıtlaSil
  6. seni/sizi ilk kez okuduğum için yorumum kişisel diil tamamen yazı üzerine olacak.

    bir genç kızın sokakta sigara içmesi ve kendisine yakışmaması meselesi.

    gençleri bilemem, özenti midir onlarınki. ama ben içiyorum. genç de sayılmam. kadına yakışan şeyler başlıklı maddeleri asla yerine getirmedim. insanları ayırmadım. kadın estetik bi obje diil kanımca. en azından böyle bi zorunluluğu yok. sigara, bağımlılık yarattığı için içilen bişi. yakışmasının yeri saati olmuyo. yoksunluk çeken bi insan "yakışmaz şimdi" diyemiyo maalesef. en azından ben, bana yakışanı diil canımın istediğini yapıyorum. belki de bu yüzden asla ödri hepbörn olmıcam da jenıs caplin olarak kalıcam..

    YanıtlaSil
  7. onlar cool'uz rahatız havasında olduklarını sanıyorlar. Ama dışardan en fazla bu kadar kötü görünebilirler.. Çok boş gözüküyorlar benim gözümede.. Büyürler umarım:)

    YanıtlaSil
  8. -Sevgili Zeugma özgürlük her istediğimi yaparım demek değildir.Rahmetli annem birinde bu tip aşırılıklar gördüğü zaman 7 yaş terbiyesi eksik derdi ne kadar haklıymış 2 evlat yetiştiren biri olarak çocuklarıma önce insan olmalarını öğütlerim.ilerde yazacağım bu tip olaylarla o kadar çok karşılaştımki onlar bizim çocuklarımız ve geleceğimiz üzülüyorum ve bazen konuşuyorum aslında birbirlerinden etkileniyorlar dışlanmamk adına yapıyorlar okullarda kesinlikle psikoloji derslerinde davranışlarla ilgili konulara ağırlık vermeliler diye düşünüyorum sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  9. Sende hoşgeldin;)
    Elbette farkındayız, ancak toplumumuzun el birliği ile değerlerimizi irdeleme zamanı gelmiştir. Ailelerin zamanının salt çoğunluğunu mecburen çalışmaya ayırması, hernekadar yetişen yeni nesil ile çok fazla değer alışverişi yapmaya zaman yetmesede mecut zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, paylaşmak ve aktarmak uygulama için takipçi olmak gerekiyor elbette.
    Ez cümle elbirliği ile kırmadan, kırılmadan, nazikçe hatırlatmak, unutturmamak, paylaşmak gerek.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. insanlar, dinlerine , şehitlerine, insanlarına, askerine küfredilmesine ses çıkarmaz hale getirilmişler, sistematik bir yozlaşma, ayrıştırma politikası harıl harıl işliyor.
    Kömür bulgurla insanları kandırıyorlar, eğitim sistemi diye birşey yok, kültürsüzlük hoşgörüsüzlük diz boyu. Balık baştan kokar, cumhurbaşkanına, başbakanına bak, suratlarında meymenet olmayan konuşmayı bilmeyen kültürsüz, kaba , yoz inanlar, başka ne beklenir

    YanıtlaSil
  11. Gençler toplumun aynası, toplum yozlaştıkça gençler de değer yargılarını kaybediyorlar. Konu yalnızca durakta sigara içmek bağırarak konuşmak olsa... İçi boşaltıldı gençlerin en kötüsü bu. Önce markalarla müzikle yiyecek içeceklerle dışa bağımlı hale getirildi. Ülke, ideal, doğru gerçek kavramlar önemsizleştirildi. Duyarsızlaştı toplum ve onun aynası gençlik. Toplum olarak ne verebiliyoruz ki ne bekleyebiliriz geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizden.

    Meclise bakıyoruz, ağıza alınmaz küfürler havada uçuşuyor. Kimin eli kimin gırtlağında belli değil. Tv ye bakıyoruz çok doğal ilişkilermiş gibi, dizilerde kim kiminle nerde nasıl belli değil. Uygulamakta da bir sakınca görmüyoruz doğal olarak:( Reklamlarda bile onur namus kavramları alay konusu ediliyor "Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı. Nerde o yahu" deyip kahkaha atarak.

    Gençlik bunlarla büyüdü. Nerden öğrensinler doğruyu..?

    Toplumsal ve hepimizin sorumluluğu olan çok güzel bir konu ele almışsın, teşekkürler canım

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  12. ülkemizde aileler eğitim konusunda bana sorarsan daha yeni yeni bilinçleniyor ve yine ülkemizde eğitim sistemi maalesef çocukları heba edecek kadar ağır. daha adım attıkları andan itibaren çocuklar bir yarış atı misali sınavlara tabii tutuluyorlar. düşününce belki 4 yaşından itibaren başlıyor (artık yuvalarda bile sayfalarca ödev veriyorlarmış çocuklara), 24-25 yaşına kadar sürüyor bu durum. bir eğitmen olarak bunu sen benden daha iyi gözlemliyorsundur. onların bu davranışlarını mazur görmüyorum tabi ki yanlış anlaşılmak istemem, söylediklerinde kesinlikle haklısın ama bir yandan düşününce de enerjilerini akıtabilecekleri, özgürce davranabilecekleri tek alan belki de o okula giden ya da evlerine dönen yol... o şekilde davranmayı özgürlükle bir tutuyor, sigara içmeyi düzene başkaldırı sayıyorlar.
    sabırla, sevgiyle yaklaşılan her bireyden cevap almak mümkün. özen istiyorlar, sevgi istiyorlar ve en önemlisi anlaşılmak istiyorlar. tekrar yineleyeceğim; yanlış anlaşılmak istemem ama ortada rahatsız olduğumuz bir durum varsa eğer onun bizden yansımasının ne olduğuna bir bakmalıyız... kabul etmeliyiz ki onlar aslında bizim yansımamız...

    YanıtlaSil
  13. Harika bir konuya değinmişsin Zeugma. Çookk uzun zamandır bunu çok dillebdiriyorum, bazen antipatik olmak uğruna bile bunu yapıyorum ama bu tür şeyler genel bir duyarlılıkla çöüzlebilecek şeyler.

    Bu arsızlıkların ekonomik durumla falan alakası yok, eskiden yokluğun kralı vardı ama terbiyesizlik asla yoktu, bir sokakta herkes aile gibiydi ve herkes birbirine saygılıydı.

    Eğer birşeyler yapılmazsa bu asla geçisi bir durumda değil aksine gittikçe dahada bozuzlacak bir durum.

    Herkesde bir duyarsızlık var, herkes diğeri için canı cehenneme diyor adeta, umursamıyor herşeyi özgürlük sayıyor, çünkü yabancı özentiliği ve çookk uzun yıllardır Dallas dönemlerinden bu yana yürütülen psikolojik beyin yıkamaları sayesinde işte avrupalı gibi nur topu gençlerimiz oldu nihayet!!
    70ve 80li yıllar kişiliğini bulamamış, örfleri modernizmle çok ayrıştığı söylenen bir toplumdu, avrupalılaşmak dendi başka birşey denmedi, ve sonuç..sapla saman ayrılamadı ve bugünkü akıl almaz olayların, durumların görüldüğü yıllara geldik. Ne anneye ne babaya nede topluma saygı var, ne fvicdan muhasebesi ne allah korkusu var. O yıllarda feminizm diye birşey çıkardılar, daha neyi ne yapacağını bilemeyen bir topluma, ama yine ehrşey birbirne karıştı, erkekler yapıyor çapkın oluyor biz yapınca neden orospu oluyoruz diye bir baş kaldırı oldu adeta..ve bugün..lisede kızlar tuvaletleri ceninler kanalı tıkıyor, havalandırmalar ve yollara bebekler atılıyor, daha geçen hafta bir bebek soğuktan donarak öldü, anneye bakarmısınız, insanlığa bakarmısınız.

    Çok iyi hatılıyorum o günleri, erkekler yolda sigara içiyor biz neden içemiyoruz dendi, yahu erkek çokmu matah birşeyde kıyası onla yaptınız, bende bir erkeğim ama gerçek bu..ve sonra ilk defa o zaman yollarda orda burda sigara içenler görülmeye başlandı, şimdi daha fazla hemde öyleki adeta ben özgürüm kime ne havasında retkit gibi içiyorlar..ne yazık. O zamanlarda dedim, ya erkekde içmesin, siz neden erkeğe bakarak yapıyorsunuz bunu, erkek içer kendine zarar, siz bayanlar içince yarın ilerde taşıyacağınız yavrunuza bile zararı var, sonra çokmu güzel yani dışarda sigara.. alın size özgürlük.
    Erkekler yolda orda burda küfürlü konuşmaktan çekinmezdi hep, sahalarda, heryerde, yahu birşey yapacaksanız erkekleri tukaka yapın, ne diye her yaptığınızla erkekleşiyorsunuz. Alın işte sigara artık heryerde yasaklanıyor sigara tukaka yapılıyor artık.(bunları o yapanlara ve öyle düşünenlere söylüyorum tabiki.)
    Artık konuşarak bu zihin yapısına gelmiş insanlara brşey yapabilmek mümkün değil.
    Yeni nesillere, küçüklerimize, yavrularımıza bunu vererek yeni ve güzel bir dünya oluşturabiliriz belki..bu zor ama mümkün, ancak zaman kaybetmeden bu iradeye sahip olmak ve birşeylere başlamak gerekiyor.
    Daha çok söylenecek çok şey varya çokk..

    YanıtlaSil
  14. Sevgili Zeugma'cığım,gerek kızım ve oğlumun lise hayatından bildiğim,sokakta sıkça rastladığım üzüntü verici durumlar...Sigara içen ve tutucu biri olmadığım halde, ben bile tahammül edemiyorum sokakta kızların sigara içmesine.Ama, ben yine de gençliği toptan yargılamak istemiyorum.1980 cuntasını takip eden süreçte,gençlik sistemli bir şekilde apolitize edildi,toplum tüketim toplumu haline getirildi,para yükselen tek değer oldu.Onun için bu durumdan sadece gençleri suçlamak haksızlık olur gibi geliyor bana.Kızsam da yine de hoşgörü ile bakmaya çalışıyorum gençlere. Saygı, toplum içinde davranma aileden öğrenilecek şeyler.Her geçen gün daha saygısız bir toplum olmuyormuyuz?Çarpıp geçen yetişkin insanlar,sokaklara tükürenler,toplu ulaşım araçlarında, sokakta telefonla avaz avaz konuşan yetişkinler..Çok örnekleme yapılabilir...Bu tarz gençlerin, gençlik içinde çok büyük bir yer kapsadığına inanmak istemiyorum ben.Sanırım çok konuştum :)Sevgiyle kucaklıyorum,seni ve herşeye rağmen gençleri seviyorum onlardan umudumu kesmek istemiyorum.
    sevgiler canım

    YanıtlaSil
  15. Canımın içi Öğretmenim;

    Senin kuşağın, hatta benim dahi kuşağımla, şimdi genç kuşak arasında ulaşılması çok zor bir fark oluştu.. Evet, gerçek bu malesef..

    Eskiden kuşaklar arası bu kadar mesafe oluşmazdı.. Bu defaki mesafe çok çok açıldı.. Bu mesafeyi kapatabilmek de çok zor..

    Evet, onlar üniversite öğrencileri.. Onlar banklara bizim gibi oturamazlar.. Onlar yüksek sesle konuşurlar.. Onlar özgür(!) gençler.. Bunu kabul etmemiz lazım.. Bir de, üniversitelerimiz gerçek üniversite değil ki.. Bir ikisi hariç, diğerleri liseden farksız.. Adına üniversite denilen, lise üstü okullar.. Orada okuyanlar da, üniversiteli gibi olmayacak elbette..

    Onlarla aramızda fark olacağını baştan kabul etmeliyiz.. Bu farkı bizim kadar onlar da görüp, anlıyorlar ve bizleri yadırgıyorlar.. Bizim de niye onlar gibi olmadığımızı düşünüp sorguluyorlar.. Onların da bu halleri, en fazla bir kaç sene sürecek.. En fazla okulları bitene kadar.. Ondan sonra, onlar da görecekler şu hayatın ne menem bir şey olduğunu.. O zaman DANK edecek..

    Sen diyorsun üniversite öğrencileri bu şekilde diye.. Ya bir de, daha liseye yeni başlayan öğrenciler ne halde?.. O kız öğrenciler, sırtlarındaki öğrenci kıyafetine bile aldırmadan, okula gidiş ve çıkışlarında, bağırarak erkek öğrencilere öyle galiz küfürler ediyorlar ki; duysan yerin dibine geçersin.. Bir iki defa rastladım böyle küfür eden kızlara ve yanına gidip, "Pişşt bana bak, böyle ulu orta bağırarak ne yapıyorsun sen? Git o küfürleri oğlanın kulağına söyle de, bizi rahatsız etme" dedim.. Bu söz üzerine seninki mosmor oldu, yanındakiler de kıza tepki gösterince, "Afedersiniz!!.." deyip uzaklaştılar..

    Aslında bu işler biraz da, aile içi terbiye ve eğitim eksikliğinden geliyor.. Ayrıca, toplumun elit kesimleri konuşmayı bilmeyip de, ağzına geleni konuşursa, çocuklar da, neyi görürse onu alacak ve uygulayacaktır.. Bir ülkede, Recep İvedik filmleri izlenme rekorları kırıyorsa, daha ne söylenebir, bu yetişen gençlerin bu durumları için..

    Şimdiki gençlik elden çıktı, gitti.. Bari bundan sonra gelecek gençlik için bir şeyler yapılsa da, bundan sonrakiler aynı akibete sürüklenmese.. Ama, ondan da umudum yok benim, doğruyu söylemek gerekirse.. Bu gidiş bir tükenişe doğru gidiyor.. Yeni bir doğuş her şeyin başlangıcı olabilir.. Bunu umut ediyor, bunu diliyorum..

    Sigaraya hiç değinmedim, benimde başımda olan bir illet.. Kapalı yerde içilmediğinden, artık caddelerde sigara içen bayanlara daha sık rastlanıyor.. Bunun için diyeceğim bu kadar.. Fazlası bana da dokunacak..

    Üzerinde bir hayli söz söylenmesi gereken bir konu ve yazıydı.. Ellerine sağlık, çok teşekkürler canım Zeugmam..

    Ellerinden ve yanaklarından öpüyor, sevgilerimi bırakıyorum mekanına..

    YanıtlaSil
  16. Gençlerin bazı davranış özelliklerinin ekonomik olmadığını söyleyen arkadaşa inceden bir sitemim var.

    Eskiden aileler arsında uçurumlar yoktu.Değerler yitirilip,arap kültürü yerini almamıştı.
    Lahmacunla visky içen bir toplum değildik.Adep vardı,terbiye vardı.

    Sonra Özallarla filan para el değiştirdi.En önemlisi kültür el
    değiştirdi.Sonradan görme bir kesimin çocukları ile,yoksul aile
    varoş çocukları arasında ekonomik dağlar oluştu.

    Kimisi uyuşturucu partileri,altın
    vuruşlar yaparken,genç kızları keserken;yoksul varoş çocukları
    iki kültür arasında sıkışıp,
    kalmadı mı?..Kaldı!

    Suçlayacaksak,doğru tespitler yapacaksak,önce yanlış düzeni eleştirelim,sonra kendimizi,en son
    çocuklarımızı Onuncu Köyün Adamı..
    Hepsi bizim çocuklarımız,istisnalar kaideyi bozmaz.

    Sevgilerimle,

    Lütfen kimse çıkıp "ekonominin"
    önemli olmadığını söylemesin.Zaten o ekonomi yabancıların elinde.

    YanıtlaSil
  17. Son birşey:70'li 80'li yılların
    o gençleri,okuyan,sinemaya,tiyatroya giden gençleri..Lütfen onlara laf
    etmeyelim.

    Apolitize edilip,psikolojik savaşla
    bu hale gelen gençleri suçlayacağımıza,biz onlar için ne yaptık,ne kadar izin verdi birileri,
    biraz da onları düşünsek derim......

    YanıtlaSil
  18. Sevgili ablam,
    Büyük bir üzüntü duyuyorum ben de bu konuyla alakalı. Özellikle 90 neslinden çok korkmaktayım ben. Öyle kötü bir toplum içerisinde yetişiyorlar ki, gelecekte neler olacağını kestiremiyorum. Sadece kendi arkadaş topluluklarından bahsetmiyorum, devre ayak uyduran yetişkinler de çoğunlukta. Hele onların bu davranışlarını hiç anlayabilmiş değilim. Çocuklara örnek olmak yerine, yazık.. 80 kuşağının en büyük avantajı aileleridir. O zaman olup bitenleri görmeseler bile, geçmişini merak eden bir nesil yetiştirdi aileler. Aralarında yok muydu it-kopuk, serseri? Elbette vardı. Fakat bunlar elle tutulacak kadar, parmakla sayılacak kadar beliriyordu anca belirli gruplarda. Şimdi 90 kuşağına bakınca, geçmişini garantiye almaya çalışan kardeşlerimiz azınlıkta. Biz de aynı yerlere gittik, biz de aynı içkiden içtik, biz de aynı kampüslerde eğitim gördük. Fakat hiç böyle değildik, ne olduğunu ve nasıl engel olunacağını gerçekten bilmiyorum..

    YanıtlaSil
  19. Sevgili Zeugmacım,

    Her zaman ki duyarlılığın ile, gözlerden kaçmayacak kadar vahim olan bir konuya daha değinmişsin canım.

    Bir çoğumuzun çok dikkatini çeken bir gerçeklik bu da diğerleri gibi! değerli blog yazarları bahsetmişler...toplumun her kesimine yayılan yozlaşma en tepe yönetimlerden, sosya ekonomik yaşantıların adaletsizliğine değin arapsaçına dönüşürken yetişen gençlerimizde bu durumdan fazlasıyla nasiplerini aldılar sanırım. İstisnalar olmakla birlikte gözümüze çarpan çoğunluğun sergilediği gençlerin, bu kabul görmez ve tasvip edilemez davranışları oldukça vahim bir durumda.

    Adalet yerini bulduğunda, hak hukuk sosya-ekonomik gelişim ve eğitim düzeyleri(okuyan-araştıran) istenilen seviyelere ulaştığında ve geçmişinden dersler alarak özünden kopmadan, örnek toplum modeli benimsendiğinde...

    daha pek çok şey söylenebilir...
    hepsi birbirine bağlı gerçekler...

    ümit ederim bir gün toplum istenilen refah seviyeye ulaşır, hak hukuk sağlanır, ekonomi düzelir ve bizim pırıl pırıl gençlerimizde bizleri şaşırtır.

    VE;
    Mutlu, aydın, özgüveni yüksek, çalışkan, vatanı ve milleti ile hiç şüphesiz hep gurur duyan ve de barış içinde adil yaşadığının farkındalığı ile üreten gençlerimizle bizlerde hep onur duyarız.

    önemli bir konuya değinmişsin canım çok teşekkürler

    sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  20. Zeugma hanım böylesine önemli bir
    konuyu işlediğiniz ve demokratik bir platforma dönüştürdüğünüz için sizi kutlamak isterim.

    Müsadenizle Onuncu Köyün Adamı'na
    önemli bir açıklama yapmak isterim.

    Kadın,erkek diye kesin ifadelerin kullanılması çok sakıncalı.
    Hengi yüzyılda yaşıyoruz.

    Feminizm,insan hakları beyannamesi
    ve uluslararası antlaşmalarla
    kurumsallaşmış bir modern olgudur.

    Kadın ve erkek eşittir.Önemli olan
    "İNSAN" unsurudur.Bu da evrensel
    feminist hakları bildirgesinin en
    önemli madesi olarak ilk sıralarda
    yerini almıştır.

    Sonuç olarak,kadın erkek diye
    konuşmamalı, "i n s a n" olarak
    görüşler aktarılmalıdır.

    İçten sevgiler...
    Nazan

    YanıtlaSil
  21. Aaaa daha önce geldiğimde apocalyptica çalmıyordu hemde romance:)Yazmadan duramadım yine bütün yorumlarıda okudum :)onuncu köyün adamı ,haklısın eskiden de yoksulluğun kralı vardı ama bir sürü değerimizde vardı.Bütün o değerler yok edildi.Biz paradan konuşmanın ayıp sayıldığı bir toplumda büyüdük.Ama şimdi maalesef öyle mi ?İdealizm yerini hangi meslekte daha çok para kazanırıma bıraktı.Bir şekilde köşeyi dönme zihniyeti yerleşti ve para kazanmak yolunda herşey mübah sayıldı.Böyle bir toplumda yetişen gençlere dışlamak yerine bence sahip çıkmamız gerekir.

    sevgiler

    YanıtlaSil
  22. Yine ben :) Sevgili Zeugmam nerelere götürdün bizi yahu :)

    YanıtlaSil
  23. Üniversite yıllarında dünyayı görmeyen, çevreden kopuk ve özgürlüğü farklı tanımlayan insanlardan biriydim. Yıllar insana bir şeyler öğretiyor ama asıl biz özgürlüğün ne olduğunu bilmeden büyüyoruz. Saygısızlığı özgürlük, uyarıları ise esaret sayıyoruz. İş işten geçtikten sonra, aynı hatalara çocuklarımızı sürüklüyoruz. Yarının çocukları, öncülerine karşı çıkarak büyüyecek. Aslında önce özgürlüğün ne demek olduğunu öğrenmemiz gerek. Çünkü hep yanlış öğrenen ve öğretilen bir toplumla iç içe büyüyoruz.
    İyi bir noktaya değinmişsin Zeugmacım, kucak dolusu sevgiler, mutlu kal dileklerimi yeniliyorum.

    YanıtlaSil
  24. yazıyla alakasız olacak ama bloguma donup yorum yanıtlarını tekrar okumanı rıca edıyorum sadece..


    saygılar...

    YanıtlaSil
  25. İzDüŞümLeR ;
    ''Ezilen annelerinin öcünü almak''
    tespitin müthiş. Bazıları bu amaçta olabilir gerçekten.
    Sevgiler..

    Leylak Dalı ;
    Aynı meslekten biri olarak tespitlerinizi teyit ediyorum.
    Ben de pek umutlu değilim.
    Sevgiler...

    JİVAGO ;
    Farkında olmamak mümkün değil.
    Gelinen ekonomik ve teknolojik boyut bence de en büyük etken.
    Teşekkürler, sevgiler...

    alizafersapci ;
    Geçici olmasını dilemek güzel ama çok zor gibi duruyor.
    Ben teşekkür ederim. Sevgiler...

    ÇOBAN YILDIZI ;
    Hem onlar adına hem geleceğimiz adına çok üzücü sevgili Çoban Yıldızım.
    Gençlerimizin hepsi aynı kefede değil elbette.Diğerleri onlar adına da çözüm olur dilerim.
    Sevgilerimle canım...

    YanıtlaSil
  26. cüzzamlı melek ;
    Hoşgeldiniz.
    Herkesin görüşüne saygım var. Ben daha çok 19-20 yaşlarında bir genç kızın sigarayı özentiyle ve toplum kurallarını delmek adına kasıtla içtiğine inandığım için berbat bir görüntü oluşturduğunu, yakıştıramadığımı vurguladım.
    Sizin de ''hep'' değil,ancak son birkaç senedir dışarıda içebildiğinize inanıyorum.

    ''Kadın estetik bir obje değildir'' görüşünüze katılmıyorum.Tüm dünyada aksi savunulur. Ve bana göre tarlada çalışan bir köylü kızı bile estetik bir objedir.
    Sevgiler...

    Moon ;
    Gencecik yaşına rağmen bunları senden duymak çok sevindirici :)
    Sevgilerimle...

    bilge ;
    Sevgili bilgeciğim;rahmetli annenin sözleri çok doğru.
    Dışlanmamak adına yaptıklarını söylemene de tüm kalbimle katılıyorum. birçoğu gerçekten bu amaçla bu yola giriyor.
    Ve her şeyin sıkı bir aile terbiyesiyle başladığına inanıyorum.
    Sevgilerimle...

    benhurum ;
    Çağın gereklerine göre şekil alacak bir düzen söz konusu. Öncelikle anne-babanın bazı konularda çok iyi sınırlar çizmesi gerekiyor.
    Ve toplum olarak da hepimizin görevidir. Onları dediğin gibi nazikçe, kırmadan uyarmak gerekiyor..
    Sevgilerimle...

    DecisionS ;
    Doğru söze ne denir? Bence en başta eğitim sistemi çok bozuk. Eğitim-Öğretim yılı deniyor ama ''eğitim''den çok, gereksiz bir yığın bilgiyi gençlerin kafasına istifleyerek ''öğretim'' kısmı hedeflemiş bir sistem söz konusu Deci...

    YanıtlaSil
  27. Çınar ;
    Aslına bakarsan toplumun yozlaşmasındaki en büyük sorumsuzluk ve etkide gençler rol oynuyor Çınarcım.
    Olay yalnızca durakta sigara içmek ve bağırarak konuşmak değil elbette.''Her şeyin uç noktalarda yaşandığı dejenere bir kültür'' demiştim, fazla açmadan.Örnek olarak ''aşk ve cinselliği yaşama biçimleri'' desem daha iyi anlaşılır herhalde...
    Verdiğin örneklerle desteklediğin ''Nerden öğrensinler doğruyu?'' sorunda gizli her şey değil mi?
    Bu sorunun ardında çocuğunun eğitiminden birinci derecede sorumlu ailesi var. Gerisi biraz zorlasa da bu kadar duyarsız, saygısız,aşırılık ve saplantı içinde olmazdılar, diye düşünüyorum Çınarcığım..

    Sevgilerimle...

    Tibet'in annesi ;
    Çok güzel düşünceler sıralamışsın Sibelciğim. Tibet'i büyütürken ne kadar bilinçli davrandığı,sevgiyle,özveriyle ve doğru sınırlar çizerek çaba harcadığını yakından biliyor ve seni kutluyorum yeri gelmişken.
    Evet dediğin gibi mesleğim nedeniyle gözlemlemiş olduğum yüzlerce örnek var. Keşke sadece okuldan eve gidilen/dönülen yolda olsaydı mesele.Okul çıkışı uğradıkları mekanlarda kazandıkları alışkanlıkları bir bilseydin.Narkotikten sivil bir polisin neler tespit ettiğini...
    Ve derslerde verilen nasihatlere başkaldıranları.
    Örnek mi? Bir kız öğrenciyle geçmiş tarihi bir diyaloğum:
    -Çocuklar okul çıkışı uğradığınız o mekanlara gitmeyin. Oralarda neler dönüyor.. Hem de formalarınızla..
    - Hocam, ne diyorsunuz siz yaa!!! Okul çıkış zili çaldığında okuldan kimse hiçbir şeyime karışamaz.
    -Emin misin kızım? Hiçbir şeyine mi?
    - Tabii ki eminim..
    - Pencereden görünen şu meydanda telekızlık yapsan da mı??
    - ????? !!!! ?????

    Çok sert olmuştu ama hak etmişti.Ve başka türlü anlaması mümkün değildi ...

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  28. Zeugmacım;

    Çok haklısın, ben yaşlanıyor muyum? diyordum. Zamane gençlik tabirini kullanmaya başladım. Geçen hafta sonu arkadaşla yürüyorduk çok ilginç giyimli iki kıza rastladık ve yorumumuz aynı oldu. Bu işin sonu ne olacak bilmiyorum. Özentiden ibaretiz çoğu zaman çok üzülüyorum. Diğer taraftan bakıyorum bir zamanlar böyle moda varmış asi gençlik takılmışlar =))

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  29. Gençlerin bazı davranış özelliklerinin ekonomik olmadığını söylüyorum evet. O yıllarda zenginlerin çocukları ile taşranın çocukları arasında uçurum vardı, ama edeptede uçurum vardı, şimdi onlar daha bir uç noktada, taşra başka dejenere noktasında.

    Ve evet 70-80li yıllar tam olarak kişiliğin oturmadığı (ki hala oturmuş değil Ülke olarak) yıllardı, bir bakmışsınız ispanyol paça moda oluyor, bir bakmışsınız 20cm lik paçalar moda olmuş. Saçlar deseniz aynı bugün gibi, yabancı bir filmde veya müzik videosunda ne görülüyorsa bir haftaya hepsi gençlerde. Hep demişimdir, onlar orjinal biz onları taklit eden yan sanayi gibi olmak bizlere yakışmıyor.

    Ve evet Özal zamanı şu ülkenin en büyük dejenerasyona uğradığı dönemdir. Şu Dallas da mihenk taşıdır. eskiden ayıp birşey karşısında kızların şöyle bir tepkisi vardı. "awwwww çok ayıpp" şimdi kizlar maşallah erkek gibi, herşey birbirine girdi.

    demirel ve rahmetli ecevit birbirlerini yeyip, bi biri, bi diğeri gelip giderken herkes mefaatini düşünürken, ülke deniz yemeyen domuz mantılığıyla götürken kimbilir hangi ülkelerin soytarı olduk. Ben gözlerimle gördüm demirel ve ecevit temel atma yarışına girdiler bir seçim öncesi, ve şehirden şehire geçip temel atıyorlardı ve temeller nasıldı biliyormusunu arkadaşlar..bir metre kadar bir çukur, ortasına 4lü bir kolon demiri, bir el arabası çimento, bu şekilde arazinin ortasına temel atılıyordu, gözlerimle gördüm, sonra o demiri çingeneler çıkarıp götürüyordu, ne fabrikası ne tesisi...

    80li yıllarda ne sinemamı? Ciciv çıkacak kuşçıacak filmleri evet, ve buna benzer zavallı durumlar. Benzin kuyrukları, gaz yağ kuyrakları, ve sağ sol diye birbirini yiyen bir gençlik. Ben ortaokula gidiyordum 75lerde ve sabahları kaç defa önüm kesildi sağcımısın solcumusun diye. her sabah bir sokakta bir ceset bulunuyordu, ama baştakiler birbirini yiyordu. Şimdi hala değer anlam buluyor demirel denen zat. Ülkeler uzaya giderken o kalkmış elektiriksiz yer bırakmadık diyordu, daha geçen gün bir yeri gösterdiler hala elektriği yok.
    Bu konular çok açılımlı ve geniş konular fakat şu bir gerçekki bir yerden sonra o eski nesil bozuk yetişince şimdi onların çocukları daha da bozuk bir nesil oldu. Aile ve evde verilen terbiye diye birşey kalmadı çoğunlukla, ve göçlerle de herşey daha çok birbirine karıştı özellikle İstanbulda.
    Eskiden banliyö trenleri loca gibiydi, süngerli çok güzel koltuklar vardı, sonra bir dönem başladı trenlerde serserilik, o koltukların parçalanması..şimdi bakın ne haldeler o vagonlar.

    Göz görüyordu ama Ülkede herkes bir yere çekiliyordu. Eleştiri herkese sevgili Jivago..

    Evet psikolij bir gejenarasyon uygulandı, baştakiler ve ordu savaş ederken uyuşturcuya bakan olmadı, genel evler boşaldı çünkü artık ahlak ve namus anlayışı bambaşka boyuta gelmişti, ama kimse birşeyler yapmadı, hala yapmıyor şu gidişatla ilgili.

    Nazan adlı sevgili arkadaşa veya kardeşe şunu demek istiyorum. o deyimler sadece birşeyi ifade edebilmek için, yoksa ben birşeyin ayrımını yapmıyorum. Ve feminizm denen şey nereye yazılırsa yazılsın bizde uygulanırken çok fazla sapla saman karıştırıldı anlatabiliyormuyum? Şüphesi İnsan unsuru önemlidir ve insan olabilmek önemlidir, ancak bu akım ilk çıktığın o zamanın bu akımına gönül verenleri, erkekler içiyor biz neden içmeyelim dediler, erkekler önüne gelenle yatıyor çapkın oluyor biz yapınca neden o....u oluyoruz dediler, heryer cenin ve bebek doldu. Bakınız hanımefendi ben bir tarafı kötülemek istemiyorum sadece bir gerçeği ifade etmek istiyorum. Benim bir jinekolg arkadaşım var, kürtaj yapmaktan doktorluğunu yapamıyor anlatabiliyormuyum? Bende bu ülkede yaşıyorum bende kıyas yapabiliyorum. Keşke erkeklerde bayanlarda birbirleriyle bir yarışa veya ayrışmaya girişeceğine daha İNSAN ve doğru şeyleri yapan yaşayan insan olmak üzerine aşamalar kaydetse.

    YanıtlaSil
  30. Herkes aynı düşünmek durumunda değil.Tıpkı herkesin aldığı eğitim,takıldığı ortamlar ayrı olduğu gibi.Herşeyin başı "ekonomi" dir.O olmadan;eğitim,sağlık,barınma ve diğer temel sosyal hizmetler verilemez.Ekonomi,yıllarca liberal ve özel düşünceli ideolojilerin,hükümetlerin elinde maskaraya dönmüştür.Ülkemizi,bu hükümetler bulunduğumuz noktaya taşımıştır.Bütün dünya
    devletçi,korumacı ekonomilere dönerken,bizler daha çok "uçurumlara" gebeyiz.Devlet denetiminde olmayan ekonomiler,işte o beğenmediğimiz Özalların papatyalarını,
    prenseslerini,
    kokainmanlarını,fahişelerini,
    yalakalarını,arabesk kültürü ile hem zengin hem de gariban çocuklarının arasında ki uçurumu daha da açarak iflasın eşiğine gelir...

    1960'lı yıllarda Fransa'da başlayıp,bütün dünyayı saran değişim hareketlerinden herhalde bazılarımızın haberi yok.İşte o bol paçalı,uzun saçlı çocuklar bugün gelişmiş Avrupa Sosyalist Hükümetlerinin başındadır.Bunların taklitle,dejenerasyonla filan bir ilgisi yok kardeşim.Bize neyin yakışıp yakışmadığını yıllardır darbelerle palazlanan hacılar hocalar zaten öğretti,geçelim bunları arkadaş.Kim demiş 70-80'li yılların kişiliği oturmamış gençliği diye...O gençliktir ki taklitçilerin yolunu kesmiştir,o gençliktir ki 6.filo askerlerini Dolmabhçede denize dökmüştür,o gençliktirki milli petrole,milli değerlere sahip çıkmak için sehpalarda sallanmış,
    işkencelerden geçmiştir.Kimin için?Dallas dizilerinde ki conileri,monileri örnek alıp,vatanı satmak isteyen kimliksizlere karşı.Zengin ve fakir çocukları aynı cephede birleşşip mücadelesini vermiştir.Şimdi tutup da o günlerin vatansever gençlerine yanlış atıfta bulunmak çok büyük bir haksızlık ve yanlışlık.

    Demirel belki yaşlandıkça olgunlaştı,o günlerde pek bir şahindi:
    "bırakın beyler yürümekle yollar aşınmaz,it iti kırsın,"diyerek,kardeş kanının akmasının baş aktörlerinden biridir.Yine o günkü gençliğe en büyük işkenceleri Ecevit'in polisi yapmıştır..koalisyondayken.O eleştirdiğin temeli atılan fabrikalarla,birileri Hazine Teşvik Uygulama'dan trilyonları götürüp,teşvik primi almışlardır.Ne zaman?Ağzı sulu Erbakan,Demirel döneminde.

    O dediğin civciv filmlerine hayatında kadın görmemiş ergen çocukları giderdi.Üniversitelerin Fikir Federasyonlarında örgütlü gençler,devrimci AST gibi,
    İstanbul Şehir tiyatroları gibi yerlerde dünya yapıtlarını izlerdi ve okurdu.Ayrıca ne tern koltukları parçalanır,ne de küfürlü konuşulurdu.Çok zengin tek tüktü.İyi halli memur çocuğunun cebinde ki parayla,yoksul sayılabilecek çocuğun cebindeki para eşitti.Arada uçurumlar yoktu.
    Küçümseme,kınama yoktu.Türk,Kürt,Arnavut,Çerkez,Laz,kapıcı çocukları kardeşçe oynar,misketleri,sinema parasını paylaşmasını bilirdi.Serserilik vardı tabi,mahallenin namusunu
    koruyan kabadayılar vardı,racon bilen,racon kesen,adaletli kabadayılar.Bazıları bunlara serseri diyebilir,ben demem.

    Sonra ne oldu sevgili Onuncu Köyün Adamı?Kimler bizim kardeşçe oyunlarımıza burunlarını soktu ve niye oyunlarımızı bozdu,bizi kamplara bölüp düşman etti?

    İşte bütün düşünülemesi gerken bu!
    Sevgilerimle,

    YanıtlaSil
  31. Onuncu Köyün Adamı ;
    Söylediğiniz şekilde bu konunun çözümlenmesi için genel bir duyarlılık şart.
    Yalnız liselerdeki tuvaletler ve cenin olayını nereden duyduysanız uydurmuşlar, hatta iftira. Öyle bir şey kesinlikle yok.Bunu şiddetle kınıyorum.
    Avrupa ve Amerika özentisi gençlerimiz olduğu doğru. Bilmiyorlar ki bu ülkeler bugünkü konumuna gelmek için belirli aşamalardan geçtiler.Türk örf ve ananeleri geçerli müslüman bir ülkenin çocukları bu aşamaları göz ardı edip onları direkt rol model yapmaya kalkarsa sonuçları korkunç olur.
    Katkınız için teşekkür ediyorum..

    Dalgaları Aşmak ;
    Hepimizin gördüğü bildiği ve elinin kolunun bağlandığı durumlar gerçekten canım. Gençler sevilmez mi hiç? Yarınlarımızın umudu onlar.
    Her biri birer bahar dalı. Güzel çiçekler verip meyveye dönüşmeleri lazımken solduruyorlar kendilerini.
    Sadece gençleri suçlamak tabii ki haksızlık. Nedenler saptanıp onlar yok edilmeli öncelikle..
    Çok konuşmadın, harika konuştun.
    Ayrıca daha sonra tekrar gelip Apocalyptica dinleyip görüş beyan etmene de bayıldım :))
    Gençlere sahip çıkmak?? Ah izin verseler öncelikle sahip çıkmamıza.Bu kadar asi olmasalar. Bir yolu olmalı.Hepsi öyle değiller ama kesinlikle..
    Çok teşekkür ederim nazik ziyaretlerin için, paylaştığın için canım..
    Sevgiler...

    Arzu Breda ;
    Arzucuğum,''kuşak'' derken 80 kuşağı, 90 kuşağı demek istiyorsun sanırım.Yoksa araya 3 kuşak fark nasıl girecek? :))
    Evet, bu defa mesafe çok açıldı.Kaliteli üniversitelerin ve diğer üniversitelerin kendini bilen öğrencileri kendilerini her yönden yetiştirmek, donatmak ve vatana millete hayırlı bir evlat, bir birey olmak için çabalarken bizim bahsettiklerimiz sadece ana-babadan, memleketten uzakta yaşamanın sınırsız özgürlüklerini uçlarda yaşayarak keşfetmekle haşır neşir. Nasılsa cep telefonuyla ebeveynleriyle konuşma esnasında her türlü taşkınlığın içindeyken ve hatta alkolün de dibine vurmuşken yurtta ders çalışmakta olduğunu söyleyebiliyor.
    Her şey ailenin yetiştirme tarzıyla ilgili gerçekten..
    Sigarayı bırakman dileğiyle çok teşekkür ediyor, yazan ellerine, zahmetine, emeğine sağlık diyorum sevgili Arzucuğum..

    Sevgilerimle..

    JİVAGO ;
    Konuyla ilgili değerli fikirlerinizi devam ettirdiğiniz için teşekkür ederim..
    Sevgiyle...

    Velvet Vamp ;
    Genç bir kardeşimiz olarak buraya gelip görüşlerini beyan ettiğin, bizlerle aynı fikirde olduğun ve endişe duyduğun için çok teşekkür ederim sevgili Velvetcim..
    Sevgilerimle...

    Esmir ;
    Sevgili Esinciğim, dediğin gibi vahim bir konu gerçekten ve hiç şakası yok..Gitgide günde 45 cinayetin işlendiği ABD'ye benzer miyiz diye korkuyorum.
    Sadece dizilerin izlendiği evlerde gençler aile ilgisinden yoksun odasına çekiliyor.Genelde bilgisayar başındalar. Gelinen bu noktada teknolojik imkanların etkisi çok büyük.
    Daha pek çok neden var dediğin gibi.
    İnsan işin içinden çıkamıyor.
    Umarım o güzel dileklerin hepimiz adına gerçek olur..

    Canım..Asıl ben çok teşekkür ediyorum ..

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  32. Farkındayız ama fark etmemek istiyor gibi bir hallerimiz var...
    Yazık...
    Bu yeni gençlik,bizim küçük çoçuklarımıza örnek olacak gençlik..Değil mi?
    Bence aillerin büyük bir rolü var böyle olmalarında...
    Geçim dertlerinden çocuklarını unutmuşlar...
    Yazık böyle olmayı onlarda istemiyorlardır .Belki...

    YanıtlaSil
  33. Nazan Hanım (Adsız) ;
    Ziyaretiniz ve bıraktığınız görüşleriniz için teşekkür ederim..

    Feminizmle ilgili genel kanı; kadın egemen bir toplum istendiği sanılmasıdır. Kadının üstünlüğü savunulduğu zannedilir büyük bir çoğunluk tarafından.

    Müsadenizle ben de buraya TDK'daki anlamını aktarmak isterim:
    feminizm : Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

    Benden de içten sevgiler..

    Hayalbemol ;
    Aynen öyle Emre..
    ''Saygısızlık özgürlük, uyarılar esaret olarak algılanıyor''.. Tebrik ederim..
    Daha da ötesi, aklına gelen her türlü taşkınlığı yaparak adını özgürlük koyanlar var.Ve bunu benimseyip akım haline getirenler de..
    Toplumdaki en büyük yara bu bence Emrecim..
    Sen de hep mutlu kal..
    Sevgiler..


    Kediye Kafa Atan Psikopat Fare ;
    Canım, mesele bana göre teknik bir sorundan kaynaklı bir yanlış anlamaymış. Buraya kadar gelip beni nezaketle okumaya davet ettiğin için tekrar teşekkür ediyorum..

    Sevgilerimle...

    ASLI ;
    Aslıcım;
    Onları gördükçe ''Gençlik demek böyle bir şey demek galiba?'' hissiyle yaşlandığını zannetmiş olabilirsin.Sen daha çok gençsin :)
    Ankara'da saçlarını maviye boyamış bir kız da ben gördüm. Çok ilginç oluyor.Amaç aykırı davranmak tabii ki..Ve dikkat çekmek en önemli neden..
    Teşekkürler, benden de sevgiler Aslıcım...

    Onuncu Köyün Adamı ;
    Buraya gelip yazmış olduğunuz detaylı paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim size..

    Eklemek istediğim sadece şudur: İstanbul gibi bir metropolde yaşamanız ve jinekolog arkadaşınız olması nedeniyle o konuların sadece orada yaygın olduğunu,Türkiye genelinde böyle bir şeye binde bir rastlandığını bilmeniz..

    Değerli görüşleriniz, harcadığınız zaman ve emek için tekrar teşekkür ederim..

    Sevgiyle kalın...

    JİVAGO ;
    Bunları blogunuzda post yapmak varken buraya kısmetmiş..
    Başlıbaşına bir tarih, ders alınması gereken yaşanmış bir özet..
    size de şunu eklemek isterim:
    Özal'ın eşi Semra Özal'ın İstanbul'daki gece kulüplerini sabaha kadar gezerken etrafındaki korumaların maaşının ve altındaki arabanın benzin masrafının halen devletten çıktığını biliyor muydunuz?
    İşte böyle bir ülkede yaşıyoruz biz..

    Size de defalarca buraya gelip harcadığınız emek ve zahmet için, değerli görüşleriniz için çok teşekkür ediyorum..
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  34. kızların bu tutumunu belli yaşlar arasında kendini güçlü göstermek için büründükleri bir kabuk olarak yorumluyorum.toplumda tutunabilmek için kadın gibi kadın olmak gerektiğini birgün anlıyacaklar ve kabuklarını er geç kıracaklar.
    Erkek çocuklarının kızlardan daha fazla değer gördüğü ailelerde bu kabuk daha kalın oluyor ayrıca.ama bir karşı cinse ilgi duyduklarında erkeklerin erkek gibi kızlardan hoşlanmadğını farkedip bir dumur yaşıyacaklar ve kendilerine ayna tuttuklarında kadın olmanın nekadar güzel bir şey olduğunu anlayıp kabuklarından utanacaklar

    YanıtlaSil
  35. Bu konuda söylencek çok şey var aslında ve herşeyi okuldan beklemek hazıra konmak bence.Neden mi? Araştırmalar okuldan önce çocukların daha geniş ve yaratıcı fikirlere sahip olduğunu öne sürüyor ve okulda verilen uygulaması olmayan,dar çerçeveli ve körelten bilgi faydalı bilgi degildir.Okul çocuklara kullanışlı bilgi vermesi lazımdır..
    Ama okulda öğrenilen bilginin uygulama alanı da sosyal çevre olduğuna göre,okulun haricinde çocuklarımızın sosyal çevreleri de önemlidir..Paparazzi kültürüyle büyüyen,meclisinde diğer fikirleri dinlemeye bile tahammül gösteremeyen milletvekillerinin olduğu,çocukların annelerinin izdivaç bilmem ne diye bazı aptal şeylerin dayatıldığı bir sosyal çevre faydadan çok zarar verir..

    Bu konuda diyecek şey çok :) ben kendimi durdurayım ama mesajımı özetlemeye çalıştım..

    Ayrıca bu alanda olmasada insanın düşünce ufkuna fayda sağlayan bir kitap önerebilirim bu yukarda bahsettiğim araştırmalar bu kitapta bahsi geçiyordu.."Karl Albrecht'in Beyin Gücü" kitabı..

    Ayrıca Sevgili Zeugma, Sayfa altındaki müziği çok beğendiğimi de belirtmeden geçemiycem..

    Sevgiler,
    Leon

    YanıtlaSil
  36. ELİF..den ;
    Kimse onlara karşı ne yapacağını nereden başlayacağını bilemiyor galiba, o yüzden..
    İşte arkalarından gelecek neslin de böyle olmaması için öncelikle ailelere çok iş düşüyor sevgili Elif..

    Keyifperisi ;
    Bana göre de öyle sanki.Güçlü görünmek..Zaten erkekler de çoğunlukla bu nedenle başlar sigaraya.Ama yine de kızların erkek gibi görünmek istediklerinden değil, özgürlük göstergesi adına içtiklerine inanıyorum.Çünkü birkaç yıl öncesine kadar yoktu böyle bir şey.Bunu delmeye çalışıyorlar :)

    Leon ;
    Sevgili Leon, uzun bir zaman sonra hoşgeldin. Eğitimci olduğun için yorum yazmadan duramadın değil mi? :)
    Belirttiğin değerli görüşlerin tamamına katılıyorum. Öncelikle ev ortamı ve sosyal çevre diyorum ben de... Önerdiğin kitabı en kısa zamanda alıp okuyacağım..

    Nazik ziyaretin için çok teşekkür ederim..

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  37. Sevgili zeugma......
    son dönemlerde toplum olarak en hassas olduğumuz konuya değinmişsin.....
    Gençlerimizde topluma karşıbir ruhszulaşma hakim bu durumdan dolayı sadece gençleride suçlamamalıyız... jivagonunda dedigi gibi bizimde hatalarımız var.Kimi anne ve babalar çocuğa ve erğene ilgiyi sadece barınma,sosyal,yemek içmek ihtiyacını karşılayarak yeterli olduklarını düşünüyorlar.Esas olan onların kimliklerini ortaya çıkarmadan,tanımadan en ufak bir emek harcamayan anne ve babalar var.kimi veliler çocuklarına karşı o kadar ilgisizki elindeki hazine olan çocuğunu anlamaktan yoksunlar.Çocuklar ve gençler sosyal ortamdan çok dersane,internet.okul üçgeninde gidip geliyorlar.Erken dönemde gençler birçok şeyi görüp yaşıyorlar. Önizleme yapmadan özellikle kız çocuklarında kendini herşekilde abartarak yada tavırlarını süsleyerek ifade etme hakim kişilik dejenerisi adı altında topluma ve kurallara karşı zıt durma,kendinde var olduğuna innadığı potansiyel gücün herkesin farkında olmasını sağlama ve eziklik yaşadıgı durumları bu şekilde törpüleme düşüncesi var. bu iki cins için geçerli durum esasında ,ama günümzüdeki ortalama kız (erğen ve genç)potansiyelinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.
    Sevgili Leon'un düşüncelerinide katılıyorum.okul,aile ,ve sosyal çevre arasındaki bag'da çok zayıf toplumda bir gösterilen olgular çocukların kendi karekterlerindeki inişli,çıkışlıve o anki iç dünyalarına baglı bir olay haline gelmiş birliktelik yol okul,aile.sosyal çevre arasında herkes ayrı telden çalar hale geldi...
    buda toplum olarak birey,genç,yaşlı ,erğen olarak insan sevğisi,toplum kuralları ve birlikte yaşama kurallarınezaket kuralları derken hepsinin kemikleşmiş olan taşlarını sallamaya başladı malesef....
    Bu durumdan şimdilik kurtulmak çok zor çok gayret gösterirsek bizden sonraki nesiller için belki çözüm yolu gözükebilir.Diyorum....
    sevgilerimle....

    YanıtlaSil
  38. Sevgili Duygu, hoşgeldin..

    Yazıyı ve tüm yorumları okuduktan sonra bir psikolog gözüyle yaptığın bu detaylı değerlendirme, değerli mesleki görüşlerin , tespit ve önerilerin için sana çok çok teşekkür ediyorum..

    Üzerine ekleyecek hiçbir şey bulamıyorum..

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  39. Sevgili Zeugmam;
    Önemli bir konuya değinmiş olman, gençlere karşı herkesin içinde yükselen eleştiri dalgasının ibresini yerinden oynatmış anladığım kadarıyla.Ben de bu eleştirilere ve gerçek tespitlere katılmakla beraber bu gençleri "bizim yetiştirdiğimiz"gerçeğini belirtmek istiyorum.Psikologların ve çocuğumu büyütüyorum derken onları ben merkezci yapmamızı öğütleyenlerin bir eseridir bu yeni gençlik gibi düşünüyorum.Oysa kocakarı nasihatleri çocuklarımızın daha bir nezaketli daha bir paylaşımcı saygılı duyarlı yapıcı olmalarını sağlıyordu bana göre.Çocuklarımız tabiiki önemli ama bizlik bilincinde yaşatmadıysak onları "benlikleri" toplumu hiçe sayıp her taşkınlığı böylece kendine hak bilir.Bilmem yanılıyormuyum?sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  40. Sevgili Zeugma;
    Dejenere olmuş yeni bir kültürün oturması tehlikesiyle ilgili burada değinilmemiş bir ek yapmak istiyorum.
    16 - 17 yaşlardan 11 - 12'ye gerileyen, Amerika'da 10 yaşa kadar düşmüş ergenlik yaşı..
    Bunun bozulan iklimlerden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabileceği söylenirken en önemli etken olarak "psiko - seksüel uyarımın artması" gösteriliyor... Gelişen teknoloji ile birlikte baştan çıkarıcı ve uyarıcı diziler, filmler,cinsellik yüklü klipler, erotik reklamların beyinde ergenliği erken uyandırması, cinselliklerinin keşfini hızlandırması.
    Bence yaşanan bu anomaliye temel atan gerçek suçluları yargılamaktan ve çözüm aramaktan geçiyor bunun yolu...

    Sözün özü tartışılması gereken çok derin ve vahim bir konu...

    Ellerine sağlık.
    Teşekkürler...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  41. evet herkes aynı düşümek zorunda değil çok haklısınız jivago, eğitimim sizden oldukça aşağıda sanırım, takıldığım ortamlarda öyle olmalı...

    Ekonomi hayat standardının artılması için çok önemli şüphesiz, fakat şu dünya ülkelerine bir bakalım o zaman ekonomisi süper olup ahlak ve aile yaşantıları nasıl acaba???


    Bu günkü duruma özümüzü yitirdiğimiz için geldiğimizi düşünüyorum. Özümüzü, örfümüzü. O tabu dediler yıktılar, bu tabu dediler yıktılar, geçmiş yıllardaki bu gerçeği inkar edemeyiz.
    HAcılar hocalar tüm kötü şeyleri öğrettide o yüzdenmi gençlik bu durumda yani? Aydın geçinen tüm kesimler, devletin başı, tv.ler, gazeteler hep birlikte empoze ettiler bugünkü dejenerasyon noktasını. Yıllar içinde beyinler yıkandı, dimağlar bozuldu.
    Bugünkü duruma baktığımızda ne 70liler ne de başkalarının çabalarının pek bir işe yaramadığını görmek üzücü.

    Özal zamanı, demirel ecevit zamanı, gibi konularda hemfikir olmamızda iyi, başta dediğiniz gibi eğitimsiz ve takıldığım yerlerin kalitesi olması vede aramızdaki 7yaşlık farklılık yüzünden bazı şeylere aynı bakmamamız doğal sevgili Jivago.
    civciv çıkacak gibi filmler silsilesi, herkesin neyin ne olduğunu bilemediği o dönemde babam yıllarca sinema çalıştırmasına rağmen asla o filmleri sokmadı sinemasına, hiçbirimiz seyretmedik seyrettirmedik.
    evet eskiden asla böyle ayırımlar yoktu, herkes kardeş gibiydi, öğrencilik yıllarımda gençlerin kızlara arkadaş gözünden başka birşekilde asla bakmadığını çok iyi biliyorum. Oysa şimdi o.okula giden çocuklar bile el ele aşık pozlarında, aşk ilişkilerinde, herşeyde bir içe içe girme var.
    Neyse bunlar çok uzun konular.

    son olarak şunuda eklemek isterim, sanırım okumuşsunuzdur uyuşturucu kullanma yaşı Ülkemizde 11yaşa düşmüş, o yaşta çocuk PARAyla bunu alıyordur sanırım!

    Sevgili Zeugma kardeşim sayfanı meşgul ettiğim için özür dilerim, sadece bende kendi düşüncelerimi paylaşmak istedim, rahatsızlık verdiysem özür dilerim.
    Ve şu kınadığınız lise kızlar tuvaletinde cenin bulunması olayı gerçektir, buna inanın. Tıpkı apartman boşluklarında ölü bebeklerin bulunması, geçenlerde gayrı meşru ilişkiden doğan iki bebeğn sokağa bırakılıp birinin soğuktan donarak ölmesi gibi.
    O dr arkadaşımın yaşadığı ve dğer dr arkadaşlarınında onun gibi kürtajlarla ve zar dikmelerle uğraşması sanırım Ülkemizdeki diğer kesimlere ne kadarının yansıdığını düşündürmesi gerekir.
    Ben çok olumsuz bir pencereden bakmak istemiyorum fakat oldukça geniş bir çevrem olduğunu söyleyebilirim, ve şurda yazmadığım şeyleri yazsam mideniz bulanır inanın. Birşeyler yapmalı birşeyler..
    Sevgiler saygılar..

    YanıtlaSil
  42. Sevgili Onuncu Köyün Adamı,

    Zeugma'nın bloğunda tartıştığımız,
    eğitim ve takılınılan ortamlar açısından kendimi yüceltemek gibi bir amacım yoktur.Kimse kimseye üstünlük sağlamak durumunda değil.

    Tartıştığımız konular sayfalar dolusu tutabileceğinden,hepsinin
    çok kapsamlı olmasından,konuyu fazla uzatmamızın gereği olmadığını düşünüyorum.

    Tacettin Dergahına bağlı Mehmet
    Akif'i sayfalarınızda görünce ayrı
    düşüncelerde olduğumuz iyice
    ortaya çıktı.Ben Tevfik Fikret'i
    koymayı yeğlerdim.

    Ayrı düşünmemiz dost olamayacağımız anlamına gelmez.

    Yazı ve ifadelerizin gücü çok
    kültürlü,bilgili bir kardeşimiz olduğunuzun ispatıdır.Önemli olan, ideolojik olarak ayrı düşünsek bile
    burada olduğu gibi saygı sınırları
    içinde yazışabilmemiz.

    Sevgi ve saygılarımla,

    (Zeugma,sayfanı çok uzun kullandığım için özür dilerim.Size
    de iyi hafta sonları dilerim.)

    YanıtlaSil
  43. Sevgili suficim ;
    Sana hak vermemek mümkün değil.Bu çağda onca teknolojik nimetin arasında kocakarı nasihatlerini ne kadar dinleyebilecekleri şüpheli ama.
    Hepsinden yerine göre uygulanabilse keşke..İtaat etseler, kabul görse..
    Her taşkınlığı kendilerinde hak bildiklerinde yerden göğe kadar haklısın tabii.
    Sevgilerimle..

    Justice ;
    Ergenlik yaşı, evet..
    Bu onların bütün metabolizmalarının yerinden oynadığına da işaret ediyor değil mi ?
    Çağ ilerliyor ama getirileri değil götürüleri daha fazla ne yazık ki..
    Katkın için ben teşekkür ederim Justice..

    Sevgiler..

    Onuncu Köyün Adamı ;
    Hepimizin dolu olduğu bu konuda fikir birliğinde olduğumuz noktalar da çıkacak ayrı düştüğümüz konular da tabii.
    Sayfamı meşgul etmek, özür dilemek ne demek? Ben memnun oluyorum sevgili 10.Köyün Adamı..Aklınıza getirmeyin bir daha lütfen..

    Kimse kimseye hakaret etmediğine göre sorun yok..
    Bu tartışmalar yapılmadan da bir yere gelinemeyecek zaten. Katkılarınız ve harcadığınız emek için çok teşekkür ederim..

    Benden de sevgi ve saygılar..

    JİVAGO ;
    ''Ayrı düşünmemiz dost olamayacağımız anlamına gelmez..'' cümlenizi ayakta alkışlıyorum..

    Hem sizin hem de 10.Köyün Adamı arkadaşımızın sağlam bir altyapıya, duygu ve düşünce aktarımına sahip olduğunuz buradaki yorumlarınızdan gayet açık ve net görünüyor.
    İdeolojik ayrılıklar olsa da dediğiniz gibi sorun değil.

    Sayfamı kullandığınız için siz de özür dilemeyin lütfen..

    Umarım okuyan ziyaretçilerimize ve gençlerimize ışık tutabilsin tüm bu emek verlip yazılmış detaylar..
    Ben de size de iyi hafta sonları diliyorum.

    Sevgi ve saygıyla..

    YanıtlaSil
  44. Günümüzün en önemli sorunu hakkında yazınız ve forum niteliğine dönüşen yorumlar için öncelikle sizi kutlarım.
    Artık sokağa çıkmak, topluluk içinde yaşamak oldukça zor ve ben mümkün olduğu kadar kaçıyorum.
    En değerli şeyin sevgi olmasının üzerinde saygını varlığını kaybetmiş bir toplum olduk ve ne yazık ki devamlı hızla artıyor.
    Eskiden uyarılar dikkate alınırken bugün maalesef ki "yavuz hırsız evsahibini bastırır" durumuna dönüştü.
    Nazikçe bir uyarım sonucu "menopozlu bunlar" cevabını bile aldım.
    Topluluktan kaçıyorum çünkü dayanamıyorum, ya kendimi sıkıyor stres yaratıyorum ya da elimde olmadan uyarıyorum.
    Bugün buraya yolumun düşmesi bir bloga yaptığınız yorum için teşekkür etmek içindi ve bu yazıyla karşılaştım.
    "Birbirini tamamlayan"
    Sanırım anladınız,
    saatlerdir nasıl olabilir diye düşünüyorum ve burada kendimi bulduğumu sandığım bilgisayarı nefretle kapattım. Çok rahatsız oldum çünkü. Gençler, bana artık geleceğimizi emanet edeceğimiz, güveneceğimiz gibi gelmiyor ve ben gerçekten çok üzgünüm.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  45. Sizin ve nezdinizde çilekeş bütün
    kadınlarımızın,anlarımızın
    "Kadınlar Günü"nü kutlarım.

    Sevgi ve saygılarımla

    YanıtlaSil
  46. YAŞAMIN KIYISINDA ;
    Hoşgeldiniz..
    Söylediğiniz şekilde günümüzün en önemli sorunu olması ve bunu hepimizin derinden hissetmesi nedeniyle Forum'a dönüştü yorumlar.
    Ben de sizin gibi elimden geldiğince uyarmama rağmen tepkisizlikle karşılaşıyorum maalesef.
    ''Birbirini tamamlayan'' şeklinde bahsettiğiniz o konuyla ilgili anladığınız şekilde ben de büyük bir şaşkınlığa düştüm.
    Ve farkettiyseniz şu an durum tamamen tersi bir şekle dönüşmüş. Bu durumun şaka olmasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden inanın. Ben de çok üzgünüm..
    Ziyaretiniz ve değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederim.

    Sevgilerimle...

    JİVAGO ;
    Duyarlılığınız ve bu zarif kutlamanız için teşekkür ediyorum.

    Sevgi ve saygılarımla...

    YanıtlaSil
  47. zaten olayın ana temasını yazının il başında vermişsin. aynı muhitte yaşadığın bir grup üniversite öğrencisi.
    bu elemanların alayı ailesinin yanındayken süt dökmüş kedi misali takılırlar. mesela sokakda sigara içen kızlardan düşün, onlar ailerinin yanında yada kendi memleketlerinde bu şekilde daranabilirlermiydi? tabi ki hayır. büyük ihtimalle küçük nüfuslu bir şehirden gelmiştirler ve kalabalık içinde rahatlıkla sigara içmenin verdiği özgürlüğü yaşamak istiyordur. kendi memleketinde sokakda sigara iç.mek istese kesin dayısı amcası yada kuzeni görür diye tırsıyordur.
    aynı şekilde erkek öğrencileri ele alalım. onlarda kendi memleketlerinde bu kadar rahat bir şekilde davranışlarda bulunamaz. bu tarz erkekler ilköğretim yıllarında okulundaki diğer erkekler tarafından genelde ezilmiş sesi soluğu çıkmayan tiplerdir. kendi memleketinde çevresindeki kişiler tarafından tanındığından ve geçmişi iyi bilindiğinden rahat rahat takılıp taşkınlık yapamaz. çünkü çevresindeki kişilerden ister istemez korkar. geçmişten gelen bir korkusu vardır.

    aslında bu konu üzerine saatler konuşulabilir ve örnekler arttırılabilir.

    YanıtlaSil
  48. sürüden ayrılan koyun ;
    Hoşgeldin..
    Buraya yazdığın düşüncelerinin ve tespitlerinin tamamına katılıyorum.Aynen öyledir..
    Tabii bunu her küçük şehirden gelen öğrenci yapıyor diye bir şey yok..
    Ama çoğunluk tıpkı anlattığın gibi bence de..
    Ve dediğin gibi daha pek çok yönleriyle daha tartışılabilir bu konu...
    Ziyaretin ve paylaştığın görüşlerin için teşekkür ederim

    Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  49. Her kimseniz, teşekkürler. Bütün bu olanların farkında olan ve bundan rahatsızlık duyan birilerini görmek ya da varlığından haberdar olmak güzel.

    YanıtlaSil
  50. Asıl ben teşekkür ederim.
    Tüm bunlardan rahatsızlık duyan biri olarak sizi burada görmek çok daha güzeldi...

    YanıtlaSil