16/09/2009

Randy Pausch ve Son Ders

Küçücük detaylarla kendinizi yıpratmamanız, hayatın ne kadar kısa ve boş olduğunu anımsamanız için çok çarpıcı bir örnek.



Pankreas kanserine yakalandığını ve henüz 47 yaşındayken 3 ay sonra öleceğini öğrenen Carnegie Mellon Üniversitesi Profesörlerinden Randy Pausch, üniversite kürsüsünden son konuşmasını yapıyor.

Bu konuşmadan kısa bir süre sonra 25 Temmuz 2008' de hayatını kaybeden Randy Pausch'ın konuşması o henüz ölmeden The Last Lecture ''Son Ders'' adıyla kitaplaştırıldı ve kitap Türkçe'ye de çevrildi.



19 yorum:

  1. Muhteşem bir dersti. Randy Pausch'eye de sana da paylaşımın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Tek sözcükle "Büyülendim"...

    YanıtlaSil
  3. izlemiştim, gerçekten harika. Kitabını bilmiyordum.

    YanıtlaSil
  4. ZEUGM ben en yakınımı bu rahatsızlıktan kaybettim. Tanı kondu bir ay içinde yok oldu. Hayat kısa hayatın güzelliklerini görmek gerekir, gerisini AT ÇÖPE gitsin...
    Güzelliklerde buluşmak dileğiyle, sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  5. zeugma,
    karnımdaki ikizlerle henüz onlar 5 aylıkken bağıra çağıra vedalaştım. Daha bugün ilk kez gidebildim mezarlarına.
    Bazı insanlar ölmeden günler öncesinde anlıyorlar ufak tefek şeylere takılmanın anlamsızlığını bazıları da benim gibi canlarından bir parça koptuğunda...
    Şimdi öyle boş geliyor ki günlük koşturmaca içinde ona buna kafayı takanlar,
    onlara da bi kafa atmak geliyor içimden bazen..

    YanıtlaSil
  6. Sağol Zeugma. Bunu seyretmeye ihtiyacım vardı.Öfkeli ve ümitsiz bir vaziyette oturduğum (aslında açmayı bile düşümmemiştim) bilgisayarın başında şaşkın ama tuhaf bir rahatlama hissiyle, yaşamımı yeniden gözden geçirme arzusuyla ve buna vesile olan sana minnet duygularıyla
    öylece kalakaldım.

    YanıtlaSil
  7. Zeugmam, bu ders simdiki ruh halimi atlatabilmem icin tam zamaninda geldi, ögrenmem gerekenker bunlardi demek ki.. Cok cok güzeldi, tesekkürler:)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  8. gerçekten üzücü:((aslında benım gıbı her seye karamsar tarafından bakan biri için bire bir bu video tesekurler:)

    YanıtlaSil
  9. Gittiğim seminerde izletmişti hocamız.Hepimizin kafasını duvara çarpsa bu kadar etkileyici olmazdı sanırım.

    Allah hepimize böyle bir metanet ve böyle içten samimi dostlar nasip etsin :(

    YanıtlaSil
  10. Ben ölümle haşır neşirim. İşim bu. Canlılarla işim yok hatta. Alıştım. Her çeşit cenazeye tanıklık ettim. Kesileninden, boğulanına kadar. Günde 15-20 cenaze ile muhattabım. Hatta, ölü psikolojisinden bile anlarım. Ölüm benim için çok normalleşti. Bunları anlatan kişi, ben, ölümden de korkmuyorum. Ama kanserden ölmekten korkuyorum. İstemiyorum. Kesileyim, biçileyim, patlayayım, boğulayım, balıklara yem olayım ama kanserden ölmeyeyim istiyorum. Beni o kadar etkiledi kanser cenazeleri işte. En acı hikayeler onlarda. En çaresiz olanlar onlardı. En kokulu bedenler de onlardan çıktı o yaramaz ilaçlar sebebiyle. En sarı benizliler de onlardı, En mutsuz ölende. Kanserin bir çaresi bulunursa gerçekten, sanıyorum en mutlu kişi ben olacağım. Hiç bir hastalık sevilmez elbet ama bunları yazan kişiye sorsan hayatta en sevmediğin şey nedir diye, biri bu illettir işte. O derece nefret ediyorum kanserden. Bu düşüncemi, hatta buraya yazdıklarımı post olarak düşünüyordum, ama senin konuna yorum olmuş oldu :)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  11. Canım, iki gece bloğuna girdim video yu izleyeyim diye ama cesaret edemedim.Annemden sonra henüz normale dönemedim bu hastalıkla ilgili çünkü.Şimdi izledim sonra bir kez daha.

    Ve ne diyeceğimi bilemiyorum:(

    Sevgiler canım

    YanıtlaSil
  12. Sevgili
    Sufi;
    Aysema;
    Hayalbemol;

    Ben de ilk izlediğim saniyeden itibaren şaşırarak ve büyülenmiş bir halde,izledim.Gerçekten muhteşemdi. Kitabının Türkçe adı ''Son Konuşma''
    Hayat böyle bir şey..İnsan ne diyeceğini bilemiyor..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  13. Sevgili
    Zeynep Aşkın;
    Asuman Yelen;
    Belgin;
    Mixx;

    İnsan kendini yıprattığı, üzdüğü şeylerin ne kadar boş olduğunu anlıyor değil mi?
    Seyrettiğim andan itibaren aklımdan hiç çıkmıyor ve ben de hayatımı bu ders doğrultusunda yönlendirmeye çalışacağım gerçekten..

    Bu videoyla sizlerin de bu tür duygular içine girmenize sebep olduğum için mutluyum..
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  14. Sevgili İzDüŞümLeR
    Ben de bu yazıyı yayınlamadan bir gün önce ilk kez izledim ve tıpkı dediğin gibiydim.
    Duana amin diyorum.
    Sevgiler..

    Sevgili The Turk
    Yazdıklarından o kadar etkilendim ki anlatamam. En az bu video kadar etkiledi beni inan.
    Bu kadar detaylı bilgiyi bana yorum olarak girmişsin, çok teşekkür ederim.
    Ama yine de yazabilirsin post yapıp. Değişik hikayelere tanık olmuşsundur en azından. Ve kanser illetinden ben de çok korkuyorum.
    Doktora gitmek ve ufacık bir kitleye rastlanması an meselesi gibi..
    Sevgiler..

    Sevgili Çınarcığım,
    Keşke izlemeseydin mi desem, yoksa iyi ki izlemişsin mi desem bilemiyorum şu an.
    İçinden nasıl geçiyorsa öyle yapsaydın.
    Nitekim buradaki profesör çok genç bir yaşta ve en verimli çağında yakalanmış bu hastalığa. Küçücük çocuklar lösemiyle mücadele ediyorlar canları yanarak.
    Ben de ne diyeceğimi bilemiyorum :(
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  15. Adsız19/9/09

    Sevgili Zeugma!
    Bu adamcağızın daha tv de ilk kez programı yayınlandığında seyretmiştim. Ölümü ölmek olarak almıyor. Sadece boyut değişikliği olarak kavramış. Bir bitiş bir son değil.
    Bundaki en önemli etken yada bunun mimarı Annesi. Mükemmel bir anneye sahipmiş. Ve ona herşeyi tüm yaşamına ışık tutacak şekilde anlatmış. Ve mükemmelen anlatarak verdiği şeyde SEVGİ. Gerçek sevgiyle büyütülen bir çocuk izlettin bize tekrar. Evet tek şey o berbat hastalık. Ötenazi hakkı olmalı. Hep derim; Çakın Bana İğneyi Geçin Gidin. Syretmişsindir İÇİMDEKİ DENİZİ.
    Bayram sen ve sevdiklerinle güzel geçsin.
    Sevgiyle.
    Tornetçi Çocuk Ali.

    YanıtlaSil
  16. Sevgili Ali Bey;
    Söylediklerinizin tümüne katılıyorum. Ölüme bakış açısı konuşmalarıyla ve duruşuyla çok belli. Artı bilim adamı olmasının da etkisi var.Ve en büyük etken ailesi, özellikle de annesi dediğiniz gibi.
    ''İçimdeki Deniz'' adlı filmi de izlemedim henüz ne yazık ki. Ama konusunun gerçek hayattan alınma ve ötenazi isteme hakkıyla ilgili olduğunu biliyorum.
    Dilerim en kısa zamanda blogunuzu yeniden açar ve o güzel yazılarınızı yazmaya başlarsınız yeniden..
    Bayram sizinle ve ailenizle de güzel geçsin, huzur içinde..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  17. Benim de blogumda yer verdiğim,herkesin izlemesi ve üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir video.

    Konuyla ilgisi yok ama birşey kafama takıldı sizin mail adresinizi de göremediğim için buradan soracağım.

    Benim blogumda yazdığınız yorumda zeugmanın üzerine gelince blog adresiniz gözükürken buradaki yorum penceresinde blogger profiliniz görünüyor.Bunun özel bir ayarı mı var?

    YanıtlaSil
  18. Şimdi durum aydınlandı :)Ben de benim bilmediğim bir ayardan kaynaklandığını düşünmüştüm.

    YanıtlaSil
  19. Açıkladığım üzere durumun özel ayarla ilgisi yok Tamer :)

    YanıtlaSil