2009/09/11

Küre-Sel Uyarı


Tedbirsizlik, sorumsuzluk, altyapı ve imar sorunları gelen felaketi katlayıp benzeri görülmemiş sonuçlara yol açmaya devam ederken henüz bitmedi.

Meteoroloji bugün öğle saatlerinden itibaren başlayıp gece 24.00'te yoğunlaşacak ve İstanbul başta olmak üzere tüm Marmara Bölgesi'ni etkileyecek yeni bir yağış uyarısı yapıyor dün geceden beri. Sel ve su baskınlarına karşı İstanbul’da önceki gün yaşanan felaketin bir benzerinin yaşanmaması için çok dikkatli olunması gerektiğini, yağışların Cumartesi gecesine kadar aynı şiddette devam edeceğini ve Pazar günü Karadeniz Bölgesi'ne geçiş yapıp, oradan da Güneydoğu'ya ineceğini belirtiyor.

Dere haline gelmiş otoyollar, çöken köprüler, birbirine girmiş ev ve araçlar, kaybedilen yaşamlar... Şehit olan askerlerimizin acılarını bile tam yaşayamamışken üzerine yeni bir sel felaketi daha...

Aldıkları oylarla koltuklara kurulup önlem olarak yıllardır kılını bile kıpırdatmamış siyasiler; ''Ben hiç televizyon izlemiyorum, bakınca kötü oluyorum. Sen de öyle yap şekerim'' diye sağa sola akıl veren insanlık yoksunu vurdumduymazlar; felaket bölgesinde sönen ocaklardan arta kalanlara akbabalar gibi üşüşen, araç kiralayıp başka bölgelerden yağmalamaya koşan utanmazlar; umarım bu silsile size insanlığınızı biraz olsun takınmanız zamanı geldiğini hatırlatan bir uyarı niteliğindedir.


Foto: Hürriyet Haber

18 yorum:

  1. "Doğa bizden intikam alıyor" diye beyanat vermek kolay tabii... sanki düzensiz, altyapısız yapılaşmanın mimarları kendileri değilmiş gibi!
    Allah evsiz, barksız kalanlara, sevdiklerini yitirenlere yardım etsin...

    YanıtlaSil
  2. Uyarmayacak Sevgili Zeugma, inan hiç uyarmayacak! İki gün sonra her şey unutulacak, unutturulacak.

    İstanbul Belediyesinde palazlananlar şimdi bakan oldu, ülkeyi yönettiğini sanıyor!..

    Bizde başarısızlık pirim yapıyor. Çal çırp, kırıntılarını da dağıt, gelsin oylar...

    Offf!

    YanıtlaSil
  3. olayın siyasi boyutu umrumda değil herkes hesabını verecek zaten...

    Ama evet tv izliyorum insanın tüyleri diken diken oluyo ne kadar korkunç görüntüler..ilkbaharda yağmadığından şikayet ettiğimiz yağmur nasıl yağdı:S felaket demek istemiyorum Allahın Rahmeti sonuçta ama rahmeti felakete çeviren yine bizleriz...Ölenlere üzülüyoruz yakınlarına üzülüyoruz insalıktan çıkmış eşya peşindeki sefillere de üzülüyoruzz...Ey güzel Allahım sen ne sabırlısın...Millet can derdinde ''lağım fareleri''mal derdin de..Radyo da dinlemiştim Zatın biri diyor ki,biz o sel de etrafa dağılan eşyaları toplama derdi taşıyan insanlarla aynı toplumdayız..acı bi gerçek...Diyecek söz bulunamıyo onlar için Allah onlara merhamet ve akıl versin tekrardan...

    Ölenlere de Rahmet etsin inaşallah..yakınlarına da sabır..zor bi durum...Bu durumun hesabını verecek çok insan var orası kesin..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. unutulacak zeugmacım, hepimiz unutacağız..
    öylesine 'tüketici' olmuş ki içimiz dışımız; en fazla bir ay sonra başka haberler, başka dertler..
    bu yaşananların esamesi bile okunmayacak..
    ne yazık ki ders olamayacak kimseye; yaşayanlar, akılda anıları, yürekte acıları ve evlerinin duvarlarında su izleriyle kalacaklar yalnızca..:(


    umarım yanılıyorumdur..

    YanıtlaSil
  5. Canım Zeugmacım;

    İnan ki, bu yaşananlardan artık siyasilerin hiç birinin suçlu, sorumlu ve kusurlu olmadığını düşünmeye başladım..
    başkan kadir topbaş'ın (Böyle küçük insanların isimlerini büyük harfle başlamaya değmez) da dediği gibi, bu yaşananlardan İstanbul halkı sorumludur.
    Hatta bana göre, tüm Türkiye halkı sorumlu ve suçludur.
    Suçlu ayağa kalk..! diyen doğaya;
    Evet, suçlu benim..! diyorum.

    Evet, suçlu benim.. Şu kentlerimizi, ülkemizi yönettiğini sanan ve sandığımız küçük insanlar mı suçlu olacaklar..?
    Küçük insanlar suçlu olabilir mi..?
    O küçük insaları, bizleri yönetmesi için oraya oturtan, onlardan daha da küçük ve sefil olan, bizler değil miyiz..?
    Bizler bu felaketi haketmiyor muyuz.?
    Fazlasıyla hakediyoruz ve hakettiklerimiz sırasıyla gelmeye devam ediyor. Eminim, daha büyükleri de gelecektir..

    O yağmacı sefilleri her zaman görmüyor muyuz.?
    Ben onları ilk 17 Ağustos 1999'da gördüm..
    Kuyumcu dükkanlarını yağmayanları..
    Ölünün bileziğini almak için, bileğini kesen..
    Yardım için gelen malların, dağıtılmasına fırsat tanımadan, akbabalar gibi üşüşüp, yağma edenleri..
    Daha bunlar gibi yüzlerce ve binlercesine şahit oldum, yaşadım..
    Ve insanlığımdan utandım..
    Onlarla aynı cins olup olmadığımı sorguladım kafamda..

    Kentlerdeki bu rant talanı, onlarca yıllardan beri ve bütün gelmiş geçmiş siyasiler tarafından, oy kaygısı ile "bizlere" peşkeş çekilmiş ve bizler de insanlığımızı ve de geleceğimizi hiçe sayarak bu fırsatlardan istifade etme yoluna gitmişiz.
    Bu kendine dindar, milliyetçi veya solcu, hatta Atatürkçü diyen siyasileri kullanarak, kendi küçük çıkarlarımız için, büyük geleceğimizden vazgeçtik.
    Onlar bizi oy için, bunun sonucunda da elde edecekleri büyük rant gelirleri için kullandılar.
    Bizler de, kendi küçük çıkarlarımız için bu sefilliğe razı olduk.

    Şimdi söyleyin bana; Onlar mı, yoksa ben mi suçluyum..?

    YanıtlaSil
  6. Evet Sevgili Zeugma'cığım,

    Televizyondan gözleri kaçırmakla kurtulunmuyor bu görüntülerden.
    Artık bakmak gerekiyor tüm olan bitene bakmak da yetmiyor görmek gerekiyor. Silkinmek, insan olmak gerekiyor. Felaket mahallinde anında pazar kuran, felaketzedenin cüzdanına uzanan elleri, İlk şiddetli yağmurla biten megakentteki acınası halleri bilmek gerekiyor. İnsan olduğumuzu yeniden idrak etmek için. Bitki gibi yaşamaktayız çünkü. Hormonlarla zehirlenen bitkiler gibi, enine boyuna habire semirirken içimiz çürüyüp gidiyor.

    YanıtlaSil
  7. tabiiki hesabı verecekler, belki bugün değil ama yarın mutlaka.
    1-Bu bölgeyi geçmişte teşviklerle ranta açan Tayyip Erdoğandır, derenin intikamı diyen de Tayyiptir.
    2-15 yıldır yöneten de onlardır,
    3-Meteoroloji bas bas bağırıyor, Belediye başkanı nerede belli değil.
    4-Utanmaz bıdık Vali, sabah saat 3'ten 8'e neden bir tane trafik polisi gönermiyor yolları kapatmıyor, boşbakanını karşılamak için havaalanında 100 mtyi 9 saniye altında koşmayı çok iyi biliyor.
    5-Milyonlarca liraya işimize hiç yaramayacak metrobüsleri alan belediye başkanı 2 tane sivil helikopter alamıyor, devamlı bok attıkları asker yüzlerce sorti yaparak insan kurtarıyor. Saat 3 ten sabaha helikopterle 2 anons yapsan ne tırlarında uyuyanlar ne de o tekstik işçileri ölmezdi.
    6-Cahilleştirilen, mandalaştırılan, 2 kuruşa muhtaç bırakılan halk hırsızlık yapıyor bıdık Vali gazetecileri haşlıyor-yağma yokmuş.
    7-Derenin intikamı diyen boşbakan daha geçen sene derenin dibine yapılan oteli açıyor.
    8-Toki, kanunları hiçe sayarak yer gaspediyor, yandaşlarına ucuz ev yapıp satıyorlar. Buyrun başakkentin hali. Sitemizde yeşil alan olarak ayrılan bölüme tayyibin emriyle el koymak istiyorlar, dava açıp hakkımızı alıyoruz, yer halkalı toplu konutlar etap3.
    9-Belediye başkanı Rumeli hisarında gaspettiği alanla tatlıcısını genişletiyor olay boy boy gazetelerde, adam oralı bile değil.
    10-Ankara b.başkanı , metro yapımını yandaş şirketlerine veriyor, ilerleme belli, zarar had safhada, Ankara belediyesi borç içinde. Bir gecede kanun çıkartarak metrodan sorumlu Ulaştırma bakanlığı oluyor, tüm borç Türk halkına yıkılıyor böylece.
    Liste yazmakla bitmez. Tarihin hiçbir döneminde devlet adamlığından bu kadar anlamayan, cahil , kültürsüz, üstelik kabadayı bir yönetim görmemiştir bu millet.Baskı, sansür, yıldırma , kadrolaşma ne ararsan vardır.
    Sadece hükümet midir hayır, hükümetin çanak tutması ile, CIA ajanları cirit atmakta, aydıngeçinen ali kemaller her gece cnn-kürtte program yapmaktadır.
    Tüm bunlar olup biterken, güneydoğuda şehit olanların cenazesi sessiz sedasız kalkmakta, arada kaynamaktadır.
    Alman mahkemeleri , denifeneri konusunda hükümetten yardım alamadıklarını açıkça ifade etmektedirler.
    Serdar Kepeneğin yaptığı asfaltları gördünüz değil mi? Hala cevap veremediler Serdar Kepenek kim.
    Daha fazla yazmıcam, sorum şudur;
    ota boka ağlayan başbakan yardımcısı ve havarileri, bütün bu manzara karşısında tek gözyaşı dökmüşlermidir?

    YanıtlaSil
  8. Korkarım bu uyarıyı dikkate almaz bu saydıkların ve yine korkarım ki, bir hafta sonra yeni bir olayla bunlar unutulur,yeniler üzerinde yorumlar yapıyor oluruz. Umarım abartıyorumdur.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. bu ara her şey üst üste geldi ne yazık ki .allah daha beterinden saklasın

    YanıtlaSil
  10. Rant olayı süper yaptık dediler
    ne oldu makyaj yapıyorlar oo süper görkemli harika eee diğer taraf alt yapı BERBAT şimdiki görüntü FELAKET üzüntü ACI :(

    YanıtlaSil
  11. Ne kadar sel için uyarılsada insanlar doga ondan aldıklarımızı bizden geri alıor..ama bu yağmurun bu kadar kötü şeylere yol açacagını ummuyordum..ölümler,kayıplar,zararlar..gerçektenn canım acıdı..hele annesının elınden kayıp giden minik kıza..

    Allah herkkese sabır versin..

    YanıtlaSil
  12. lucarelli-breitner.blogspot.com

    12 Eylül bayramınızı kutlarım.

    Gülşen

    YanıtlaSil
  13. Her felakette aynı vurdumduymazlık ve kayıtsız kalmalar devam ederken ne kadar ilerleyebilirki bu ülke

    YanıtlaSil
  14. Doğa hep bizden intikam alıyor,bi kere bunların canı yansa (ki Allah korusun yine beddua gibi oldu) böyle bir olayda nasıl bir tepki verirler nasıl önlemler alırlar çok merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  15. http://haspam-iste.blogspot.com/2009/09/olmak-ya-da-olmamak-iste.html

    Mim yazmıyorsun biliyorum ; ama belki bu ilgini çeker kendim uydurdum da. :)

    YanıtlaSil
  16. Bu dünyanın birde öbür tarafı var. Unutmasınlar bunu. Sel uyarısı veriyor geç kalınmadı mı? 1.5 yaşındaki Dila'yı aldı sel içine ve onlar gibi bir çok vatandaşımızı.

    YanıtlaSil
  17. Canım kandilin Mubarek olsun.
    Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  18. Biraz önce fark ettim. Bir dolu bloğa "lucarelli-breitner.blogspot.com

    12 Eylül bayramınızı kutlarım. -Gülşen" şekilned mesaj atılmış. Hiçbiri bana ait değildir. Bu sığırlığı yapanı, kendi küçük beyniyle başaşa bırakıyorum.

    YanıtlaSil