Başkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13/03/2016

Alçaklar Yine Ankara'daydı!

Olaydan yalnızca 10 dk kadar önce ABD Büyükelçiliği’nin kendi vatandaşlarını Ankara'da yapılması olası bir terör saldırısına karşı uyardığı haberini okumuştum.
Büyükelçilik uyarıyı kendi sitesinin İngilizce kısmında yayımladığı bir mesajla duyurmuş ve saldırının Anıtkabir’in de içinde yer aldığı Bahçelievler bölgesinde yapılabileceğini işaret etmişti. ''Olasılık nedir? Bizler için neden benzer bir uyarı yok?'' düşünceleriyle mücadele ediyordum tam da...

İşte yine bombalı, alçakça bir saldırı! Akşam saatlerinde evine dönen masum vatandaşları hedef alan korkunç bir katliam daha! Kimin yaptığına dair resmi bir açıklama yok. Her seferinde olduğu gibi Twitter donduruldu ve RTÜK'ten olayla ilgili yayın yasağı geldi hemen...

Neden yine Ankara?
Elbette ki bilinçli bir seçim. Başkentte terör demek uluslararası bir mesaj demek. Öncelikli amaç ülkenin merkezindeki güvenliğin ne kadar yeterli olduğuna dikkat çekmek. Korku, panik, güvensizlik ortamı ve moral çöküntüsü yaratmak, ülke geneline yaymak...
İşin içine farklı aktörlerin dahil olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Biliyoruz ki terör bir toplum için en etkili yıldırma yöntemi. Şehitlere alıştırılmaya çalışılıyorduk. Katliamlara, bombalara da alışalım isteniyor.
Bombalar üzerinden olaylara bakış açımız değiştirilmek isteniyor.
Alışmayalım, alıştıramasınlar! Tam tersine mücadele kararlılığımız artsın!
Unutmayalım, hiçbir terör örgütü devlet ve millet kadar güçlü değildir...

Ve yine unutmayalım ki eyleme geçmiş başka bir şey daha var: Cehalet
Takım tutar gibi parti tutmak, önünü, ardını, geleceğini göremeyecek kadar kör ve sağır olmak, sebebimiz...
Terör karşısında örgütlenmekten başka çaremiz yok. Birlik, beraberlik ve kararlılık içinde dik durmayı öğrenmek, yoktan var edilmiş bir ülkenin yitip gitmesine seyirci kalmamak zorundayız.

Bu alçak saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum...

18/02/2016

Ankara Bir Ortadoğu Başkenti Değildir!

Şehit vermediğimiz tek gün yoktu...
Terör dağdan şehre ineli epey olmuştu da, elini kolunu sallayarak Başkent'e girdi artık, cirit atıyor!

Belli ki malum Ortadoğu başkentlerine benzesin isteniyor.

Ankara'da yaşayan ve Genelkurmay'ın servisini kullanan bir yakınımız vardı. Dünkü menfur olay sonrası durumunu öğrenmek için elim titreyerek gitti telefona.
Mesaisi geç bittiği için kurtulmuş. Ölenlerden çoğu arkadaşı ve tanınmayacak haldeymiş. Aile şokta şu an...

''Ölenler o sabah sevdikleriyle helalleşebilmişler miydi?'' diye düşündüm keder içinde...
''Biz de her gün vedalaşsak mı? Vedalaşmalı mıyız?!''

Asker, polis, sivil, yerli-yabancı turist, çoluk-çocuk hiç farketmiyor artık. Dağlıca ya da Suruç'ta, Ankara Garı'nda, Sultanahmet'te, bir seyahatte, gece uyurken, akşam üzeri bineceğiniz bir servis aracında, her an, her yerde bedenleriniz paramparça olabilir. Hatta katledildiğiniz yer ile sayılar özdeşleşebilir.
Parçalanmış bedeniniz ''Dağlıca 27, Suruç 34, Ankara Garı 103, Sultanahmet 11, Ankara 28...'' şeklinde bütünleşmiş benzer rakamlardan birini de oluşturabilir...

Ardından, birileri terörü ve gerçekleşen saldırıyı lanetler durmadan.
''Bıçak kemiğe dayandı'' nutukları ve tweetleri temcit pilavı gibidir, gırla gezer ortalıkta...

Üç beş güne kalmadan hepsi unutulur. Su uyur, düşman uyumaz. Bu korkunç döngü dur durak bilmez.
Terörizm, kim bilir hangi noktada, hangi bedenleri paramparça edeceği kapkara bir güne doğru yol alır yeniden.
Emperyallerin fitillediği ayrışmalara itibar eden bölücü teröristlerin kanlı ellerinde...

Bırakın kınamak, lanetlemek bize kalsın. Siz engelleyin! TERÖRÜ ENGELLEYİN!!!

Terörü destekleyen, şahsi ve siyasi çıkarları için terörden medet uman, palazlanmasına göz yuman, hatta katliam sonrası zafer işareti yapacak kadar insanlıktan çıkan her kim varsa ''AMAsız FAKATsız'' kınıyor ve lanetliyor,
ölen canlara rahmet, yaralılara acil şifa, ailelere sabırlar diliyorum.
Tüm kalbimle...