31/07/2013

Web Sayfasını Resim Olarak Kaydetmek

İstek üzerine bazı arkadaşların zorlanmakta olduğu ve yine özellikle blog yazarken gerekli teknik konulardan biri daha.
Soru: Ekranımızda açık olan herhangi bir web sayfasının tamamını ya da bir kısmını resim olarak bilgisayarımıza nasıl kaydedebiliriz?
Bunun için birkaç yöntem var.
Bu işlem için en kolay yöntemin ''Paint'' yoluyla yapılan olduğunu düşündüğüm için, hemen aşamalara geçiyorum:

1- Resim almak istediğimiz sayfa açıkken klavyemizdeki print screen tuşuna basıyoruz

2- Paint sayfasını açıyoruz.
3- Sol üst köşedeki şekillerden en üst sıradaki kare'ye, yani ''Seç'' olana, 1 kez sol tıklıyoruz.
4- Şimdi de 1 kez sağ tıklayıp ''print screen yoluyla'' kopyaladığımız sayfayı buraya ''Yapıştır''ıyoruz.
5- Dilersek sol üst köşedeki ''Seç'' butonuna ve sonra ''Kırp'''a tıklayıp sayfayı dilediğimiz gibi kesip biçiyoruz.
6- Kestiğimiz kısma 1 kez sağ tıklayarak ''Kırp''tıktan sonra istediğimiz dosyaya ''resim'' olarak kaydediyoruz.
7- Sayfayı olduğu gibi kaydetmek istiyorsak Dosya menüsünden direkt ''Kaydet''e tıklıyoruz.

Not: Blogger arkadaşım Ebru, burada sıraladığım 7 maddeyi sekiz adet görselle destekleyerek

İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ adlı blogunda oldukça detaylı biçimde anlattı. Bilginize efendim.


27/07/2013

Geleneksel İki Lezzet: Tahinli Çörek ve Nokul

Ramazan ayının üçte ikisini geride bıraktığımız şu günlerde yemek blogu yazarı arkadaşlar iftar ve sahur için harıl harıl tarif verme yarışına girmişken, ben de karınca kararınca yapımı oldukça kolay ve son derece lezzetli iki tarifle katkıda bulunmak istedim. Umarım beğenirsiniz.

Blogumda yemek konusuna çok fazla değinmiyorum; ama ne de olsa ''Yaşama Dair Ne Varsa'' dediğim bir yer burası ve aylardan Ramazan...

Tahinli çörek İç Anadolu'ya özgü bir lezzet olup, en çok Ramazan ayı içerisinde yapılır ve sevilerek tüketilir. Özellikle sahurda, yanında güzel bir kaşar peyniri ve çay varsa sofradaki diğer çeşitleri gözünüz bile görmez. Bu çörek Konya yöresinde genellikle ''yağlıekmek'' şeklinde adlandırılıyor. 

Yazıda gördüğünüz ilk fotoğrafta yer alan ''nokul'' ise Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Sinop'ta çok yaygın yapılmakta olan kurabiyemsi bir çörek türü.

Başlarken yapımlarının kolay olduğundan bahsetmiştim. Çünkü her ikisinin de ana malzemesi mayalı hamur. Vakti kısıtlı olanlar herhangi bir fırından satın alacağı ekmek hamurunu kullanarak da yapabilir bu çörekleri. Hatta aynı gün aynı hamurdan ikisi birden bile yapılabilir. 


Ama çok daha güzel olmasını istiyorsanız; siz de benim gibi evde, su yerine sütle yoğurup mayalandırdığınız bir hamur hazırlayın. Nokul yapacaksanız, tuz miktarının çok az olmasına dikkat edin. 
Çöreklerin her ikisi için de mayalanmış hamurumuzdan portakal büyüklüğünde parçalar koparmak ve merdaneyle açarak yaklaşık 30 cm çapında daireler elde etmek gerekiyor. 
Tahinli çörek yapacaklar için: 
Daire şeklinde açtığımız hamurun üzerine biraz sıvı yağla inceltilmiş tahin sürdükten sonra rulo şeklinde katlayarak sarın. Bu rulonun iki ucunu, sağ elinizle öne, sol elinizle arkaya doğru ters yönde birkaç kez çevirerek hem burgu haline gelmesini hem de rulonun biraz uzamasını sağlayın. Daha sonra hemen sağda görülen resimdeki şekli verin (Yuvarlak da olabilir). Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam ya da çörekotu serpmeyi unutmayın.



Mayalı hamurdan yine aynı yöntemle, portakal büyüklüğünde parçalar koparıyor ve merdaneyle 30 cm çapında, daire şeklinde açarak inceltiyoruz. Bu dairenin tüm yüzeyine biraz toz şeker ve tarçın serpiyor, yine her tarafına eşit miktarda ceviz ve kuru üzüm de ekleyerek rulo şeklinde sarıyoruz. Bu ruloya, tahinli çörekte yaptığımız ''burgu haline getirme'' işlemini uygulamıyoruz. Ruloya son şeklini verip üzerine yumurta sarısı sürüyor ve fırına atıyoruz. 
(Yuvarlak ya da kol böreği modeli sarabiliriz.)
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40 dk pişirmek yeterli. 


Size afiyet olsun efendim. İyi Ramazanlar...



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
3 Eylül 2013 Salı (EK)

Karadeniz gezimizde Sinop'ta rastladığımız nokullar...
Hemen hemen bütün ekmek fırınları günlük taze nokul çıkarıyor ve camekânlarına bu şekilde diziyorlar.
Ee, tabii ki görünce fotoğraflarını almadan duramadım :)

Sinop pastanelerinde satılan nokullar ise biraz daha farklı. Hamur kısmı epeyce yağlı ve üzerleri susamlı.
Ama sonuçta nokul işte. Üzümlü, cevizli (bu yediğimde fındık da vardı), tarçınlı ve çok güzel...

25/07/2013

Cambridge Prensi George

Konumuz; İngiltere Kraliyet ailesine yeni katılan veliaht prensin doğumu...
İngiltere'nin ve tüm dünya basınının olağanüstü ilgi gösterdiği bu görkemli doğum, çok sayıda TV kanalı tarafından hastane önünden canlı yayınla duyuruldu ya hani. Bebeğin cinsiyetinin erkek olması sadece biz Türklere özgü bir sevinç kaynağı değilmiş, öncelikle bunu anladım ve çok şaşırdım biliyor musunuz? 
Nereye baksan BOY... BOY... BOY...
Özellikle İngiltere Kraliyet Donanması'nın bebeğin cinsiyetini törenle duyurması beni benden aldı gerçekten. Çok şaşırdım açıkçası...
Ee, kolay değilmiş demek ki Kraliyet bebeği (royal baby) olmak, Cambridge prensi olarak dünyaya gelmek.
Yok böyle bir tören, bakar mısınız? 👇

Tamam, bebek erkekmiş, bunu anladık; ama ya kız olsaydı? Evet, bebek kız olsaydı, bu çok da mutlu olunmayacak, yani ''istenmeyen'' bir durum muydu acaba? 

O zaman da böyle görkemli törenlerle her yere GIRL GIRL yazarak duyuracaklar mıydı? Çözemedim...

İşte tam bu noktada, bebeğin (büyük) babaannesinin ünvanı düşüyor akla. İngiltere Kraliçesi o değil mi şu an? Bir kadın? 

Neyse. Bizler de bu sebeple kral olmanın kraliçeden bir adım daha önde ve tercih sebebi olduğunu anlamış olduk galiba.

Doğumdan 1 gün sonra, yani bugün adı konulan bebek!
George Alexandre Louis...
Erkek olarak dünyaya gelişiyle tahta çıkma sırasında dedesi Prens Charles ve babası Prens William'dan sonra üçüncü sıraya yerleşip amcası Prens Harry'nin önüne atlayıveren bebek!

''Cambridge Prensi George''...

Sen çok şanslı bir bebeksin, biliyorsun değil mi? 
Dünya denen şu acayip gezegende adaletin hangi oranda var olduğuna da kanlı canlı bir örneksin aynı zamanda. 
Seninle birlikte dünyanın kaç yerinde, kaç yoksul çocuk daha aynı anda doğdu kim bilir?
Ve onların gelecekleri de şimdiden en az seninki kadar belirgin... 

Sana ait gelecek daha doğduğun günden ne büyük bir ihtişamla parlıyorsa, onların geleceği bir o kadar sönük! 

Afrika'da açlıktan ölen, Orta Doğu'da öldürülen bebekler var ve sen onlardan biri olabilirdin, biliyorsun değil mi? 

Ama yine de mutlu olmalısın. Onlarla birleştiğin küçük bir ortak noktan var her şeye rağmen: 
''İnsan'' olmak... 
Daha adil bir dünya için, insanlık ve gelecek için katkılarının büyük olması dileğiyle...
Hoşgeldin geleceğin kralı... 🙋




Fotolar buradan ve buradan

17/07/2013

Bir İftar Geleneği: ''Diş Kirası ''

Osmanlı döneminde üzerinde önemle durulmuş, ancak günümüzde tamamen unutulmuş bir gelenek var. Duymuşsunuzdur mutlaka:
''Diş Kirası''
O dönemde zengin köşk ve konaklarda iftar davetleri verilir, fakir halkın orucunu açması için de sofralar hazırlanır, bu davetleri duyup gelen ve ''Allah misafiri'' sıfatıyla iftar açmak isteyen herkes içeriye alınırmış.

Yedirilip içirilen söz konusu fakir fukaraya bir miktar para da verilmek istenir, fakat harçlık ya da sadaka veriliyormuş gibi olmasın, verilen kişi rencide olmasın diye ''Soframıza geldiniz, şeref verdiniz. Bizim için dişlerinizi eskittiniz'' şeklinde bir cümleyle birlikte, kadife bir kese içerisinde gümüş akçe veya altın paralar verilip gönlü hoş edilerek hiç tereddüt etmeden alması sağlanırmış.

İşte bu hediye verme geleneği ''Diş Kirası'' olarak adlandırılıyormuş.
Zamanla sadece köşk ve konak sahiplerinin değil, orta halli halkın da uyduğu, hatta padişaha kadar uzanan bir gelenek haline gelen diş kirası, zengin fakir ayrımı yapılmayan misafire iftardan ayrılıp teravihe gitmeye hazırlandığı sırada, ya para ya da kıymetli bir eşya olarak veriliyor, misafirin davet sahibi için kiraya verdiği dişlerinin bedeli sanki hemen oracıkta ödenmiş oluyormuş :)

Tüm Osmanlı bu geleneği benimsemiş, hatta tarihin en pahalı diş kirası Padişah Sultan Abdülaziz'e ödenmiş.
Bir Cuma akşamı Yusuf Kamil Paşa'nın Zeynep Hanım Konağı'nda verilen mükellef iftar yemeğinden maiyetiyle birlikte ayrılmak üzere kalkan Sultan Abdülaziz'e Zeynep Kamil Hanımefendi altın bir tepsi içinde sahip olduğu tüm mücevheratı, altınlarını, incilerini, mal ve mülk varlıklarının tapularını koyarak diş kirası olarak kabul buyurmasını istediğinde padişah Abdülaziz'in ziyadesiyle memnun olduğu;
''Aldım kabul ettim. Şimdi hepsini size hibe ve iade ediyorum hanımefendi'' dediği ve hemen ardından da göğsündeki Şefkat Madalyası'nı çıkarıp Zeynep Kamil Hanımefendi' ye taktığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır.

(Görsel: bereketshop.com)

09/07/2013

Google Görsel Arama (Google Images)

Arkadaşlar, malum bu aralar bloglarda durgunluk var.
O yüzden bugün, özellikle blog yazarları için birçok yönden faydası olacak küçük bir teknik bilgi vermek;
Google'ın ''Görsel Arama'' hizmetinden bahsetmek istiyorum.

Bu hizmeti bilen pek çok kişi vardır belki de; ama bizim hedef kitlemiz ''bilmeyenler'' olsun. Evet, Google Images oldukça işimize yarayacak bir özelliğe sahip.
Elimizde bir fotoğraf mı var?
Bu fotoğrafın başka nerelerde kullanıldığını saniyeler içinde görebiliyoruz.
Bize ait bir fotoğrafı izinsiz kullanan ya da sahiplenenler varsa hemen ortaya çıkıyor örneğin...
Ya da gördüğünüz bir fotoğraftaki kişinin adı neymiş, beğendiğiniz araba hangi markaymış, bayıldığınız bir manzara resmi dünyanın neresindeymiş, öğrenebiliyorsunuz
Şimdi... Bu postta kullandığım yukarıdaki görselden örnekleme yapalım:
Görseli oluşturan resmi kimin yaptığını mı merak ettiniz veya bu görsel başka nerelerde kullanılmış görmek mi istiyorsunuz? Öncelikle, resmi bilgisayarınıza kaydediyorsunuz.


Daha sonra resmi şekilde görüldüğü gibi Google Görseller (Image) çubuğuna sürüklüyor ve bırakıyorsunuz. İkinci bir yöntem olarak; Google Görseller sayfasındaki arama çubuğundaki ''Görseller'' butonuna basarak Resim Yükle ve ardından Dosya Seç ile devam edip dosyanızda kayıtlı olan söz konusu resmi aratıyorsunuz.


Resmin kim tarafından yapıldığı, başka nerelerde kullanıldığı ya da nereden alındığı gibi detaylar sadece birkaç saniye içinde, aşağıdaki sayfa gibi devam ederek ve sayısız örnekle eşleşerek ortaya seriliyor... 👇👇







Örnek Görsel: Susan Hazard