2021/01/11

Blog Yazmanın Detayları -1

Epey zamandır blog yazma konusunda görüş ve önerilerimin merak edildiği, özellikle ''istikrar'' konusunda sorular bulunan iletiler alıyorum. 

İlk sıraya yerleşecek naçizane görüş ya da önerilerim neler olabilir, bloga bakılınca anlaşılıyor bence. Aslında tam üç hafta önce bloglardan birinde bu konuyla ilgili bir ara blogumda yazacağımı söylemiştim. 

Öyle uzun ve sıkıcı bir yazı olsun istemiyorum. O nedenle; kısa ve net, anlaşılır türden birkaç yazıdan oluşsun. Blog yazmakla ilgili bir mini seri başlatmış olayım böylece... 

Bloggerlar olarak bizler, blog yazarak paylaşan ve olağanüstü duygular yaşayan kişileriz. Çevrimiçi (İng. online) yazmaktayız ki ''Bilgisayar sisteminde sunucuya bağlı ve çalışır durumda olma hali'' bu. Yazdığımız kelimelerin, yayınladığımız bir görselin dünyanın herhangi bir yerinde anında görülebilirlik kazanması, görüşlerimizin o an okunup yorumlanabilir nitelikte oluşu paha biçilemez detaylar. Her biri son derece heyecan verici. Psikologların önerdiği müthiş rahatlatıcı bir uğraş özelliği de taşıyor. ''Blog Yazma'' adıyla bazı üniversitelerde ders olarak okutuluyor aynı zamanda. O konuya başka bir yazıda değineceğim. 

Öncelikle; hepimizin blog dünyasında birer nokta olduğunu söylemek istiyorum. Neden mi? Bundan sekiz yıl önce ''Türkiye’nin dört bir yanından kaliteli içerik üreten blog ve web sitesini bir araya getiren'' bir dijital yayıncılık ağına üye olan blog sayısı ne kadardı biliyor musunuz? Tam 22 bin blog üyeydi o ağa. Üye olmayanlar da eklenseydi toplamda kaç blog olurdu varın siz düşünün. Emin olacağımız bir şey varsa; bugün blog yazanların sayısı en az 50 bine ulaşmıştır. Öncelikli önerim; siz, siz olun, kimseyi bu çaptaki bir dünyanın başına kral, kraliçe olarak getirmeyin. Ha, kendi kral /kraliçeniz ilan edersiniz o ayrı...

Bildiğimiz, gördüğümüz, sürekli okuduğumuz blog sayısı taş çatlasın 1000'i geçmez. Hayır hayır, 100'ü geçmez. Bu noktada şöyle bir soru gelebilir: Peki ama bazı blogların takipçileri 3000 kişinin üzerinde. Bu nasıl oluyor? Evet bazı blogları gerçek anlamda binlerce kişi takip ediyor. Fakat şişme sayı oluşturan blogger sayısı daha fazla. Şöyle ki; kişi blog açtığında ilk iş olarak takip işine el atıyor. Önüne hangi blog gelmişse istisnasız takibe alıyor. Takip ettiği blog sayısını hiç abartısız 10 bine kadar çıkaran var (Sağlaması yapılabilir). Ee, tabii ki onca takibin geri dönüşü en az birkaç bin kişi oluyor. Olay bu. İşin ilginç yanı bazı şirketlerin takipçi sayısına aldanıp bu bloglara reklam teklifi vermesi:) Bazıları da bileğinin hakkı, klavyesinin gücü, alnının teriyle binlerce takipçi topluyor. Hem de kendisi kimseyi takip etmeden yapıyor bunu. Bu özellikteki bloggerlar ikiye ayrılıyor. Bir ara bu konunun detaylarına değineceğim:) 

Farkında mısınız bilmiyorum; makale özelliği taşıyan yazılarımızın linkleri zaman zaman gazete ve dergilerde, hatta tezlerde kaynak olarak gösteriliyor. 

O nedenle; blog yazarken şu iki madde öncelik taşımalı: 
1- Yazım kurallarına uygun, anlaşılır bir Türkçe kullanmak, 
2- Yorumların konuya katkı sağlayan türde ve düzgün bir dille yazılmış olmasına dikkat etmek.

Bir sonraki bölümde buluşmak üzere...

22 yorum:

  1. Tam bir giriş yazısı olmuş.
    Ama çoğu blog da yazmıyor meselâ. Yani sayı 10 desek bunun nerdeyse yarısı bir yazı yazmış diyebiliriz.
    Böyle de bakınca sayı düşüyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Devamı gelecek sorular doğrultusunda uzayabilir.
      Sayı düşmesi yok. Benim bahsettiğim dijital ağ ''Bumerang'' idi. Her blogun üye olamadığı, aktif olmayanların hiç alınmadığı bir platform. 2012'de ''En Başarılı Blogger Ödülü'' için başvurular alınmıştı. İşte o zaman öğrendim ben ''aktif'' blogger sayısını. Ben üyeydim; ama başvurmadım. Oysa Japonya'da yaşayan bir Türk blogger bile katıldı:)

      Sil
  2. Benim tam sevdiğim konular :) Senin gibi kaliteli bir blogdan önerileri okumak çok güzel olacak :) Serinin diğer yazılarını heyecanla bekliyorum. Bu arada hep merak etmişimdir aslında. Şu anda faal yazan kaç blog var diye? En az 50 bin diyorum o zaman :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İçinde bulunduğumuz şartlar aynı olunca konu ilginç hale geliyor tabii:)
      Teveccühünüz efendim. ''Tecrübeli'' diyelim ona. Ne de olsa 2 ay sonra 14. yıla gireceğim:) çok teşekkür ederim. Diğer yazılar için aklımda epey detay var. Mevcut sorunları birlikte çözebilmek umuduyla...
      Bingoo! 50 bin olarak ben de yukarıda tahmin etmiştim:)

      Sil
    2. Bu arada Aziz Nesin’in komşuya mektubu yazına yorum bırakılamıyor. Belki bilgin yoktur :)

      Sil
    3. Sağ ol Cem. O yazı alıntı olduğu için sadece okunsun diye bilerek kapattım:)
      Bir yazı öncesinde de sormuşlardı. Orada da açıklama yaptım.

      Sil
  3. Kutlarım, son derece güzel ve faydalı bir yazı. Özellikle blog yazarken öncelikler konusunda belirttiğiniz hususlara sonuna kadar katılıyorum. Teşekkürler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Girişte belirttiğim gibi; ne zamandır yazmam gerekenlerdi aslında. Sizin ''Güzel Yazma Sanatı'' seriniz tetikledi, diyebilirim. Siz de son derece faydalı bilgiler veriyorsunuz. Hiçbirimiz dört dörtlük değiliz özünde. ''Hep birlikte, en iyiye'' diyelim:) Ben teşekkür ediyorum bay Kaplan...

      Sil
  4. Yazmak gerçekten rahatlatıyor insanı. Keşke daha fazla vakit bulabilsem ama bizim veletlerden çok fırsat kalmıyor:) Anca böyle geceleri zaman ayırabiliyorum. Güzel tespitler, elinize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu öylesine bir söylem değil, ancak yazarak rahatlayanlar anlar değil mi? Konuyla ilgili bilimsel yazılar da yaygınlaştı. ''Yazma terapisi'' diye aratırsak sayısız makale bulabiliriz. Çocuklarla vakit geçirmek de iyidir, ne güzel:) Gecenin dinginliğinde daha rahat yazılıyor aslında. Çok teşekkürler, kolaylıklar.

      Sil
  5. Valla her gün paylaşım yapmaya çalışıyorum ve insanlar keşfedip onlara yorumlar yapıyorum. Yani bir network oluşturmaya çalışıyorum kendimce. Başladığımdan beri bayağı bir yol katettim diyebilirim.. Bir de şu adsense onaylansa en azından cep harçlığı olur. :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel yapıyorsunuz. Bu sayede sinema eğitimi almış genç bir bloggera ait kaliteli bir kaynak keşfetmiş olduk. Adsense onaylandığında destekleriz:)

      Sil
  6. Kutluyorum ,önemli bir hatırlatma ve uyarı; blog dünyası,ruhsal,edebi,felsefi zenginliğimizin bir aynası gibidir.Blog yazarlığı başlı başına kültürdür; nicelikten çok niteliğe,özgün olup kendine dair üretimlere sahip insanlar için bulunmaz bir çalışma,üretme,soluklanma alanı...Teşekkürlerimle Zeugma...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizi harika ötesi blog yazarlığı tanımlamanız için kutluyorum Güven Bey. Benzersiz bir alan gerçekten. Yazarken hem tarihe not düşüyor, birbirimizin paylaşımlarından da faydalanıp bilgiyi çoğaltma imkânı buluyoruz. Ben teşekkür ediyorum...

      Sil
  7. Blog yazmak da, okumak da beni çok çok mutlu ediyor. Faydalanacağımız bir yazı serisi olacak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Önemseyerek yazdığınız ve okuduğunuz için en çok. Zaten bir blogger uzun süreli aralar veremiyorsa sırf bu yüzden. Umarım karşılıklı biçimde faydalanma olur. Teşekkürler Mehtap hanım.

      Sil
  8. "olaganustu duygular paylasan kisileriz" bayildim buna...Kesinlikle katiliyorum,bizi cok ozel buluyorum ve iyi ki blogum var diyorum,17.seneye girdik blogcumla az ve oz insanla,bakalim nereye kadar.

    Kocaman sevgiler!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Blogum ve ben, yani ikimiz, yani biz. Okurken böyle algıladım ilk. Buna da ben bayıldım:) Bizi, yani bloggerları çok özel bulduğunu söylemiş de olabilirsin. Bu da doğru aslında. Yalnız 17 sene olduğunu şu an öğrendim. Maşallah size. Severek takip ediyoruz efendim. Nice yıllara, kocaman sevgilerle. 💕🌸

      Sil
  9. bu tarz yazılar hep ilgimi çekiyor hele sevdiğim bir blog yazarından gelince. ama hiç gözetmiyorum iyi bir blogger olabilmek için gerekenleri sanırım bu yüzden iyi bir blogger değilim :) sadece kendimi iyi hissedebildiğim sürece blog yazacağım, bloguma baktığımda hoşuma gidecek şekilde olacak hep. yıllardır bloggerdayım, önceki blogumun iyi bir izlenmesi ve ziyaretçisi vardı, kendimi orada artık iyi hissetmediğimi fark edince kapatıp çıktım. bir okuyucu olarak ise gerçekten o dilin kullanımı benim için gerçekten önemli. yazım yanlışlarına tahammül edemiyorum, bir de her yerden reklam çıkıyorsa kaçıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir şeyler gözetmen gerekmiyor ki. Kendine haksızlık ediyorsun bence. İçinden geldiği gibi yazman yeterli. O yazıların arkasında son derece entelektüel biri olduğu öyle belli ki. Aynı zamanda dürüst, içten, sevecen. Çok severek takip ediyorum bilesin.
      Yazım yanlışlarını ''abartanlar'' deli ediyor beni. Bunu dikkat çekmek için yapan sığ kimlikler. Bu konuya ve iyi bir izlenme/takip, ziyaret konusuna bir sonraki yazıda değineceğim. Özellikle de takipçi konusunun o kadar önemli olmadığına. Sevgilerimle:)

      Sil
    2. canım zeugma, ne incesin, teşekkür ederim :) bekliyorum bu serinin devamını

      Sil
    3. Bilmukabele, asıl sen incesin. Yarına kalmasın dedim, ikinci yazıyı az önce yayına verdim:)Teşekkürler canım Elisabeth...

      Sil