2024'te AB Akıllı Turizm Başkenti olarak onurlandırılan, yenilikçiliğin ve çekiciliğin sembolü olarak öne çıkan Dublin, Arnavut kaldırımlı sokakların son teknoloji fikirlere ve rahat barlara ulaştığı, enerji ve fırsatlarla dolu bir şehir. Teknolojinin merkezi olarak profesyonelleri ve girişimcileri adeta kendine çekiyor.
Avrupa'nın kapısı olarak konumlanan Dublin, canlı kültürü ve gelişen ekonomisiyle gezginleri karşılarken kıtanın harikalarına sıcak bir giriş sunuyor. Bakınız, Mayıs 2024'te tanıtılmış olan ünlü Dublin Portal, başkentin ana caddesi O'Connell Caddesi'ne bakacak şekilde konumlandırılmış. Aynı Portal heykellerinden oluşan küresel bir ağdaki dördüncü Portal.
Her biri kamusal alanlarda konumlandırılan portallar farklı kültürlerden insanları sınırların ve farklılıkların ötesinde buluşmaya davet ederek 7/24 gerçek zamanlı, filtresiz bir canlı yayın sunuyor.
Bakınız, Dublin'in North Earl Caddesi'ndeki yayalar, Portals sanat projesinin bir parçası olarak canlı yayınla Polonya'nın Ukrayna'ya komşu küçük bir öğrenci şehri olan Lublin'i izliyor. İki şehir, Portals sanat projesinin bir parçası olarak 24 saatlik canlı yayınla birbirine bağlanmış durumda.
Caddenin ortasındaki bu büyük dairesel ekran her iki kente karşılıklı ve birbirinin tersi bir pencere sağlıyor ve sonbahara kadar yerinde kalacağı söyleniyor.
Yerli halk ve turistler, şehir ile Lublin arasında gerçek zamanlı görsel bağlantının varlığından büyüleniyor. New York'ta da benzer bir ekran bulunuyor ve oradaki insanlar Dublin'de olup biteni günün her saati izleyebiliyor. Misal, New York bağlantısında ekranın önünden geçen insanlar Atlantik üzerinden el salladığında Dublin sokaklarından sevinç çığlıkları yükselebiliyor. New Yorklular Dublinlilerden bol bol el sallama ve gülümseme alıyor.
Portal, Litvanyalı sanatçı Benediktas Gylys'e aitmiş bu arada. Dublin Belediye Meclisi ve AB Akıllı Turizm Başkenti dahil çeşitli kurumların işbirliği sonucu oluşturulmuş. Proje, her şehrin Portal'ında kültürel performanslar da dahil olmak üzere planlı programlamalar içerecekmiş. Misal, New York Tasarım Haftası Festivali'ni kutlamak üzere Mayıs ortasında başlayacak bir görsel program gibi.
Bir nevi ''Dünyalı olmak'' diyebiliriz. Keşke bizim ülkemiz için de böyle bağlantılar oluşsaydı. Her şey bambaşka olabilirdi. Bizi boğan, nefesimizi tüketen her şey...
* * *
(Not: İrlanda'ya ait diğer başlıklar bu sayfanın altında devam edecek...)
İsrail'i protesto amacıyla Dublin'de sıkça gerçekleştirilen yürüyüşlerden biri daha.
Dublin'deki Bar & Restoran'lardan biri
Küre İçinde Küre (Sfera con sfera)
Trinity College, Dublin
İtalyan heykeltıraş Arnaldo Pomodoro'ya ait bir dizi küresel bronz heykeli tanımlıyor. Pomodoro, 1966'da Kanada Montreal'deki Expo 67 için 3,5 metrelik bir küre yaratmak üzere görevlendirilmiş ve bu küre heykelin başarısı, Pomodoro'nun eserlerini ana akıma taşıyarak Birleşmiş Milletler Genel Merkezi ve Vatikan Müzeleri'nde sergilenmesini sağlayacak komisyonlara olanak tanımış.
Dublin Kalesi
700 yıl boyunca İrlanda'daki İngiliz gücünün merkezi olan kale 13. yüzyıla ait kalıntıları ile rehberli bir turun parçası. Mevcut Dublin Kalesi 1700'lerin ortalarından kalma ve günümüzde İrlanda Hükümeti tarafından İrlanda Başkanı'nın göreve başlama töreni ve ileri gelenlerin ziyaretine yönelik eyalet ziyafetleri gibi devlet etkinlikleri için kullanılmakta olup öne çıkanları arasında Bayanlar Çizim Odası, Taht Odası ve St. Patrick Salonu bulunmakta.
Howth Balıkçı Limanı
Howth St Mary's Abbey (St Mary Manastırı)
Dublin'in Viking Kralı Sitric 1042'de buradaki en eski kiliseyi kurduğunda, Howth Körfezi'nin muhteşem manzaralarını bu konumdan fark ettiği şüphesiz. Kilise 1235 civarı bir manastırla değiştirilip Ireland's Eye'daki manastırla birleştirilmiş ve 14. yüzyılın sonlarında yeniden inşa edilerek bu konumdan manzaranın muhteşemliği korunmuş. Bu arada, Howth ismi eski İskandinavca'da ''burun'' anlamına gelen Hofuth'tan türetilmiş.
Bir de bu ülkeler bizi kıskanıyor, demiyorlar mı?
YanıtlaSilAkıllı Turizm demek vay vay, ülkeler nelerle uğraşıyor, biz nelerle. Çok ilginç , şahane geldi bu portal olayı.
Keşke detay verseler de neyimizi kıskanıyorlar biz de öğrensek, değil mi ama?
SilEvet ya, sınırları kaldırmak, insanlık adına bir olmak, birlik olmak süper bir şey. Tersiyle uğraşanlar utansın, ne diyeyim. 😔
İlk yazı dizisini de okumuştum ve hem tarihi sokaklara, hem de özellikle doğasına hayran kalmıştım:) İnanılmaz fotojenik yerlerdi:) Dublinle ilgili olarak, dünyanın teknoloji devlerinin merkezilerinin bu şehirde olduğunu, çok fazla göçmen olduğunu okumuştum. Bunun üzerine de İrlanda'dan nasıl vatandaşlık alınır diye epey araştırma yapmıştım:) Hatta Cork Island denilen şehirden arkadaşlar bile edinmiştim, olurda gidersem çalacak kapım olsun diye:)) Mutlu pazarlar.
YanıtlaSilBir de nüfus olarak çok genç bir ülke. Barlarıyla ünlü sanırım en çok. Göçmenler de çok, aynen. Müzisyenler dilediği barda dilediği masaya oturup müzik yapıyor. Ücret ödenmiyor, onun yerine servisleri bedava oluyormuş genelde. Yaşanacak ülkelerden biri gerçekten. Kim bilir belki de gerçek olur vatandaşlığınız. Size de mutlu bir hafta olsun:)
YanıtlaSil