Kadın da erkek de insandır, ''insan'' türünün üyesidir, eşittirler. Tek farkları cinsiyetleridir. Nitekim hem kadın hem erkek yasalar karşısında eşit, toplumsal hayatta aynı haklara sahip değil midir? Oysa neredeyse kanıksanmış durumdaki cinsiyet rolleri (cinsiyetçiliğin tezahürü) arşa çıkmış durumda (Bkz. kadın cinayetlerindeki korkunç artış). Özetle; cinsiyetçilik, kadın olarak hayatımızın her alanında. Başta kadınlar olmak üzere (ötekileştirilmiş gruplar ve doğa dahil) sistematik ayrımcılık ya da şiddet mağduru.
''Her eser, bir kadının kendi iç yolculugundan bir kesit, bir iz, bir deneyim taşır. Bu izler kimi zaman geçmişten taşınan hatıraları, kimi zaman da geleceği dönüştürme gücünü temsil eder.


Bu sergideki çalışmalar, yalnızca bedenlerde oluşan izlere değil; aynı zamanda toplumun ortak hafızasında yer eden kolektif bir belleğe işaret etmektedir. Her bir parça kadınların mücadelelerini, kırılganlıklarını, direnişlerini ve yeniden doğuşlarını içinde barındırır.


Sizi, bu yolculuğun bir parçası olmaya; izlerin nereden geldiğini, nereye evrildiğini düşünmeye davet ediyoruz.


Kadınların hikâyelerinden ilham alarak kendi yaşamınızdaki izlerle bağlantı kurmanızı ve bu deneyi paylaşmanızı umuyoruz..


Bu sergi, her kadının bir hikâyesi olduğunu, her hikâyenin bir iz bıraktığını ve hepimizin bu izlerde kendimizi bulabileceğimizi hatırlatmayı amaçlıyor.''
Toprak, büyümeyi, üremeyi, yenilenmeyi yöneten doğurgan bir element. Fiziksel güç ve dayanıklılık için hayati öneme sahip. Ağır, yoğun, istikrarlı ve kalıcı böylesi güçlü bir elementin, kadının yüzyıllar boyunca dışarıda, evde, doğada yaşadığı tüm zorlukları, dönüştürücü ve iyileştirici gücünü anlatmak üzere muhteşem bir tercih olduğunu söylemek isterim. Mine Hanım'a sevgi ve saygılarımla. 🌹
"Kadınlar insandır, biz insanoğlu"
Neşet Ertaş






/../ Ve kadınlar
YanıtlaSilbizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız/../ "* Nazım Hikmet
Kadınların hikayeleri ne çok. Ve her şeye rağmen mücadeleci ruhları ile, küllerinden yeniden doğmasını bilen kadınlarımız!.. İyi ki var!.
Çok anlamlı ve ne harika bir sergi imiş! Mine Poyraz Hanım'ın emeklerine sağlık. Sayende muhteşem bir kadın seramik sanatçımızı daha öğrenmiş oldum, teşekkür ederim Zeugmacığım. İyi haftalar dilerim. Sevgilerimle...
Mine Hanım'ın harika eserlerinden sonra Nazım'ın bu şiiri çok yakıştı. Ellerine sağlık. Hatta bana da ilham verdi birazcık.
SilKadınlar vardı savaşlarda kağnı başında destanlara kahraman. Kadınlar ve kızlar ki kınalı elleri toprakla, hasatla haşır neşir, evlerinde sacları süpürge, ak saçlı anaları kirmanda yün eğiren. Ve dahi ak elleri kalem tutan kadınlar kızlar. Yüreğinden öpülesi, cennet kokulu anlarımız, kadınlarımız, kızlarımız onlar...
Değerli ziyaretin için ben teşekkür ederim Esinciğim. İyi haftalar diliyorum, sevgilerle...🌼
*cennet kokulu analarımız
Sil