Yüzünden keder okunan bu masum çocuğun, üzerinde Osmanlıca بومبەجی yani “Gönüllü Bombacı” yazan fotoğrafını iki hafta kadar önce heykeltıraş Selçuk Yazıcı’nın ''Atatürk Heykelleri Sergisi''nde çekmiştim. Çanakkale Savaşına ait en ikonik fotoğraflardan biri bu. Size de mutlaka tanıdık gelecektir.
İç burkan hikâyesini yeni öğrendiğim “Gönüllü Bombacı” adlı bu fotoğraf, Türk'ün vatanı için her yaşta canını feda edebileceğine kanıt olarak yıllardır kullanılmaktaydı. Fakat kaynağı hakkında bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği de tartışmalıydı. Fotoğraftaki çocuk, belki de her dönem çok yaygın bir gelenek olan “asker büyüğünün giysisiyle” resim çektirmişti ya da resmin üzerindeki “Gönüllü Bombacı” yazısı sonradan yazılmış olabilirdi. Ancak, arşivlerden çıkan bazı belgeler, resimdeki çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu ve kendine verilen ismin gerçek olduğunu ortaya çıkardı.
Zira 22 Ağustos 1915’te Almanya’nın haftalık yayın yapan dergisi Berliner Illustrirte Zeitung'un 34. sayısında Türk ordusunun bu en genç savaşçısının hikâyesi yer almıştı.
Şair-yazar Vollmoeller tarafından yapılan haberde fotoğraftaki çocuğun adı Ali Reşat idi.
Ali Reşat’ın hikâyesini tüm çıplaklığı ile kaleme alan Vollmoeller’e Gönüllü Bombacı’nın birliğindeki komutanı da yardımcı oluyordu.
Şu satırlar yazara ait:
“Ali…!'' diye bağırdı, Alman makineli tüfek birliğinin komutanı; ''Ali…!''
''Çadırın arkasındaki karanlıktan ilginç ve biçimsiz bir karaltı gözüktü. Üstüne başına çekidüzen verdi ve dimdik durarak selam çaktı. Kafasına göre oldukça büyük olan ve tropik şapkalara benzeyen, kahverengi pamuklu kumaştan yapılma ''enveriye'' (Türk askerinin yeni başlığı) altında iki parlak ve kuyruklu göz yanıyor, dar ve parlak bir yüzü parıldatıyordu. Görüntünün kalanı ise kaba pamukludan yapılma, balçık kahverengisi arazi üniformasının altında kayboluyordu.-Beyler, bu Osmanlı İmparatorluk Ordusu'nun en genç astsubayı Ali Reşat Çavuş. Ali, Almanca öğrendiğini göster. Alman askeri nasıl der?
Bir hayli bol ve uzun üniforma kolunun içindeki ince parmaklı eli yeniden başlığa gitti. Çatallı bir çocuk sesi duyuldu:
-Sehr gut... (Çok iyi.)
-Tamam Ali. Şimdi biz bu beylere senin nasıl astsubay olduğunu anlatacağız. Beylerin hepsi tüm cesur Türk askerlerine Almanya’dan güzel armağanlar getirdi. İşte, bir paket de senin için. Bu beyler Almanya’ya geri döndüklerinde senden söz edecekler.”
Yazara göre Ali’nin babası, Balkan Savaşı’nda bir Makedonya alayında yüzbaşıydı ve Kumanova’da şehit düşmüştü. Annesi ve kardeşleri Sırplar tarafından katledildi. Bu katliamdan kurtulan Ali Reşat, kaçanların arkasına takılarak kendisini Trakya’ya attı ve askerlerin arasına katıldı. 13 yaşında bir çocuk bir birlikle nasıl kalırsa öyle beslendi. Kâh geldi bir köşeye kıvrıldı, kâh arda kalanlarla idare etti. Yaklaşık 20 ay o askerlerle kaldı. Sonunda da yolu onlarla birlikte Çanakkale’ye düştü.
Küçük Bir İntikam Yolculuğu: Ali Reşat aslında bir Balkan göçmenidir. Sırplar tarafından ailesi katledildikten sonra tek başına Osmanlı askerlerinin peşine takılarak Trakya üzerinden Çanakkale’ye ulaşmıştır. Henüz 13-14 yaşındayken, savaşma arzusu nedeniyle ona uygun bir asker üniforması dikilmiştir .
Özel Yeteneği ve Ganimetleri: Ali Reşat sadece İngiliz subaylarını hedef alma konusunda uzmanlaşmıştı. Gece baskınlarından her seferinde İngiliz dürbünü, kaliteli tabancalar ve "aristokratik" ganimetlerle dönerek bunları komutanlarına hediye ederdi.
Gösterdiği bu üstün cesaret nedeniyle, dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle bizzat "Çavuş" rütbesine terfi ettirilmiş ve adı Bombacı Ali Reşat Çavuş olarak anılmaya başlanmıştır.
Ağır Yaralanması ve Gazi Oluşu:
Savaşın en yoğun dönemlerinde, bir metrekareye binlerce merminin düştüğü bir çatışmada Ali Reşat ağır yaralanmıştır. Hem her iki bacağından hem de ciğerinden aldığı mermi yaralarıyla ölümden dönmüş, ancak iyileştikten sonra cepheye dönmek için can atmıştır.
Ali Reşat’ın savaştan sonraki hayatı hakkında anlatılan iki önemli gelişme vardır:
Gazi Mustafa Kemal ile Buluşma: Savaş sonrası askeri birlikleri ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, bizzat tanıdığı ve takdir ettiği Ali Reşat'ı sormuştur. Komutanı, Ali Reşat’ın şehit olan komutanının emanetlerini teslim etmek üzere Maraş’a gittiğini bildirmiştir.
Ailesini kaybettiği için yalnız olan Ali Reşat, savaştan sonra Edirne'ye yerleşmiştir. Edirne’de nehirde boğulmak üzere olan küçük bir kızı kurtardığı, bu olayın ardından kızın ailesinin onu sahiplendiği ve hayatının geri kalanını onlarla birlikte geçirdiği anlatılır.
Ali Reşat Çavuş, Kurtuluş Savaşı'ndaki Albay Reşat Çiğiltepe ile sık sık karıştırılsa da, Ali Reşat Çanakkale'nin "çocuk kahramanı" olarak ayrı bir yere sahiptir.
Sevgi, saygı, rahmet ve minnetle...




Evet, fotoğraf tanıdık ama hikayesini ben de şimdi, sizi okuyarak öğrendim, teşekkürler. Vatan müdafaasında canlarını hiçe sayan herbir yüreğin ruhu şad olsun. Hakları ödenmez.
YanıtlaSilBir de 13 Ağustos 1915 günü Bayram namazı kıldıktan sonra hepsi çarpışarak son neferine kadar şehit olan 57. Alay (Şehitliği) var ki şehitlerin içinde en küçüğü 9 yaşındaki Saka Çocuk. Küçücük daha. İnsanın içi büzüşüyor.
SilRuhları şad olsun her birinin. Hakları asla ödenmez. Minnettarız...
ah ah..
YanıtlaSilBurada tekrar anıldılar, Allah rahmet eylesin.
Haklarını nasıl öderiz..
Bu çocuğun öyküsü çok hüzünlü çok. Savaş meydanlarında büyümüş yavrum. Komutanlara çok emeği geçmiş. Haklari ödenmez gercekten... Hayatı boyunca iyilik yapmış Ali Reşat. Allah rahmet eylesin. Ruhları şad olsun.
SilHikayesini ben de şu an öğreniyorum. İçim burkuldu! Küçücük yaşta, şu yaşadıkları! azmi, cesareti, vatanseverliği!.. Onlar gerçek kahramanlarımız!. Hakları asla ödenemez! Ruhları şad olsun. Sevgiyle, saygıyla, minnetle anıyoruz.
YanıtlaSilSevgili Zeugmacığım, sen de iyi ki varsın. Dikkatli, özenli, titizlikle araştırarak hazırladığın ve bizlerle paylaştığın harika yazılarınla ne çok şey öğreniyoruz sayende. Teşekkür ederim.
Güzel bir hafta sonu dileğiyle... Sevgilerimle... 💕🌸
Ben de aynı duyguları yaşadım öğrendiğimde. Hiç aklımdan çıkmadı. Daha küçücükken tek başına kalakalmış dünyada. Kendini orduya adamış. Sanırım bomba atışlarında da uzmanlaşmış. Almanlar da çok sevmişler onu. Ali Reşat hiç aklımdan çıkmayacak artık. Her zaman sevgiyle ve minnetle alacağım onu, tüm kahramanlarimiz gibi.
SilDeğerli sözlerin icin çok teşekkür ederim sevgili Esincigim. Ben de senden ve o güzel blogundan senelerdir ne çok şey öğrendim ve öğrenmekteyim halen hocam :)
Şahane bir hafta sonu geçirmen dileğiyle, çok çok sevgiler...💐❤️