Mutfaklarımızdan çıkan bereketli, içinde birçok hikâye barındıran asırlık ve de sıcacık bir gelenektir aşure. Her yıl Muharrem ayında evlerimizde kaynayan kocaman tencereler ya da bahçelerdeki dev kazanlar sadece içindeki buğdayı, nohutu veya kuru yemişleri değil; aynı zamanda komşuluğu, dostluğu ve paylaşmanın sıcacıklığı ile zarafetini de bir araya getirmez mi?
Dün ben de her yıl olduğu gibi mutfağımda bu güzel geleneği yaşatmak adına kolları sıvadım ve mis kokulu aşuremi hazırladım. Kaynayan tencereyi her karıştırdığımda bu lezzetin ardındaki o devasa kültürel mirasın muhteşemliğini, farklılıkların aynı kazanda uyum içinde eridiğini ve de paylaşıldıkça çoğalan en köklü kültürel miraslarımızdan olduğunu yine yeniden hissettim. Farklı inançların ve tarihi anlatıların ötesinde, her kasesinin toplumsal birlikteliği ve bereketi simgelediğini de.
Yalnızca leziz bir tatlı değil; çok sesli bir kültür yansımasıdır aşure. İslâmi inanışa göre Nuh Peygamber, Büyük Tufan’ın ardından gemide kalan son malzemeleri (buğday, bakliyat, kuruyemiş) tek bir kazanda birleştirerek bu lezzeti ortaya çıkarmış ve kurtuluşu kutlamıştır. Sünni gelenekte bir şükür sembolü, Alevi ve Bektaşi kültüründe ise Kerbela'nın manevi matemiyle yoğrulan derin bir bağdır. Hangi hikâyeyle pişerse pişsin, nihai amacı hep aynıdır: Birlikte kaynamak, ayrı gayrı olmadan tek bir kasede buluşmak ve ortaya çıkan güzelliği komşularla paylaşmak.
Coğrafyanın Kokusu Kazana Düşer Elbet
Aşureyi benzersiz kılan şey, Anadolu'nun her köşesinde o bölgenin tarım kültürüne göre yeniden şekillenmesi, yani yöresel dokunuşlardır. Misal; Gaziantep’te kazana Antep fıstığı düşer, Karadeniz’de başrole fındık geçer. Ben aşuremi hazırlarken bu kez Marmara ve Çanakkale yöresinin o zarif esintilerinden ilham aldım. Renginin kararmaması ve ipeksi bir kıvam alması için son dokunuşta birazcık süt, az miktar gül suyu ekledim. Kazdağları'nın leziz cevizleri ve kirazları ile de taçlandırdım.
Mutfakta kaynayan bereketi kaselere dökülen o renk cümbüşünü sizler için fotoğrafladım. İşte hep aynı TARİFİ uyguladığım bu yılki aşuremden kareler. İşte adım adım yapılış hikâyesi ve görsel şöleni.
Gerçekten de paylaştıkça çoğalan, dağıtıldıkça bereketi artan bir gelenektir aşure. Sıcacık kaseleri komşulara dağıtmanın huzuru ise paha biçilemez.
Sahi sizin yörenizde de aşureye konulan özel bir malzeme var mı?





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder