Kendi OHAL'imi ilan ettim çoktan. Bugünle birlikte tam yedi gündür dışarıya adımımı atmadım, atmayacağım. Malum tehlikeyi atlatana kadar ne kendimi ne diğer insanları tehlikeye sokmayacağım. Konuyla ilgili gelişmeleri dikkatle takip ediyor, 2019 model COVID ile ilgili tüm uyarıları dikkate alıyorum.
En son 'ihtiyaç olabilir' düşüncesiyle maske ve pastil almaya çıkmıştım. Polifenol + çinko içerikli. Şekersiz. Pastil ağzın içinde tutmak ve virüsü boğazdan içeri sokmamak üzere ağız mukozasını kaplama amaçlı kullanılıyor. Doktor tavsiyeli. Bir taraftan da evde yapmam gerekenler var. Herkes gibi...
Ama var ya... Yoruldum!
İş yapmaktan değil. Diğer insanların vurdumduymaz hallerinden! Haberlerde ya da sosyal medyada gördüğümüz gamsız insanları bir yana koyuyorum. Aynı çatı altında yaşadığımız insanlardan, komşulardan şikayetçiyim. Dün hiçbiri evde değildi inanır mısınız? Akrabalarına kahvaltıya gidenler mi ararsınız, hazırladıkları piknik sepetlerini sevinç içinde bagajlarına yerleştirenler mi? İlla arkalarından ''Heyyy! Nereye gidiyorsunuz siz? Ne bu rahatlık!'' diye bağırmam mı gerekiyor? İçlerinden birinin İtalya'da mimarlık okuyan kızı gelmişti bu arada. O kız için var ya, ''Hoş geldin''e gelen geleneydi. Binanın içi gece gündüz hoşgeldinciden geçilmedi! Merdivenler ve asansör full time çalıştı! Bu neydi böyle? Biraz hassasiyet yahu. Kime ne için geldikleri hiç mi hiç umurlarında değildi. Neyse ki üç hafta falan geçti aradan.
Kıza bir şey olmadı, gayet iyi. Bizde de bir şey yok şükür. Bu konuyla ilgili gerilimden yeni yeni kurtuldum anlayacağınız.
En son 'ihtiyaç olabilir' düşüncesiyle maske ve pastil almaya çıkmıştım. Polifenol + çinko içerikli. Şekersiz. Pastil ağzın içinde tutmak ve virüsü boğazdan içeri sokmamak üzere ağız mukozasını kaplama amaçlı kullanılıyor. Doktor tavsiyeli. Bir taraftan da evde yapmam gerekenler var. Herkes gibi...
Ama var ya... Yoruldum!
İş yapmaktan değil. Diğer insanların vurdumduymaz hallerinden! Haberlerde ya da sosyal medyada gördüğümüz gamsız insanları bir yana koyuyorum. Aynı çatı altında yaşadığımız insanlardan, komşulardan şikayetçiyim. Dün hiçbiri evde değildi inanır mısınız? Akrabalarına kahvaltıya gidenler mi ararsınız, hazırladıkları piknik sepetlerini sevinç içinde bagajlarına yerleştirenler mi? İlla arkalarından ''Heyyy! Nereye gidiyorsunuz siz? Ne bu rahatlık!'' diye bağırmam mı gerekiyor? İçlerinden birinin İtalya'da mimarlık okuyan kızı gelmişti bu arada. O kız için var ya, ''Hoş geldin''e gelen geleneydi. Binanın içi gece gündüz hoşgeldinciden geçilmedi! Merdivenler ve asansör full time çalıştı! Bu neydi böyle? Biraz hassasiyet yahu. Kime ne için geldikleri hiç mi hiç umurlarında değildi. Neyse ki üç hafta falan geçti aradan.
Kıza bir şey olmadı, gayet iyi. Bizde de bir şey yok şükür. Bu konuyla ilgili gerilimden yeni yeni kurtuldum anlayacağınız.







