kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kasım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21/11/2025

Kasım Ayından Esintiler

Dağlık, çalılık alanlara gidip böğürtlen yeme vakti
Fotoğraftaki, parkın duvarında yoz biçimde kendiliğinden çıkmış. Sadece sonbaharı çağrıştırıyor.

Her mevsim yeşil olanlar
Şu var ki güneş hem bitkilerin hem insanların yüzünü aydınlatıyor, iyi geliyor.

Başlangıcı sisli ve soğuk olan kasım ayı yine de leylakların ikinci kez açmasına engel olamadı. 

21/11/2023

Berlin'de Kasım Ayı (21.11.2023)

Bu yayın, bugün başlayıp 4 gün sürecek olan Berlin gezisinin ilk günü çekilmiş olan fotoğraflardan oluşacak. Oldukça soğuk olan hava bugün 4°C Yarın ise -3°C ye ineceği, daha sonra yükseleceği söyleniyor. Burada yeni yıl hazırlıkları çoktan başlamış. Bakalım nüfusu 4 milyon kişiye yaklaşan ve aynı zamanda bir eyalet olan başkentin her tarafını gezmeye zaman yetecek mi? Bakalım nelerle karşılaşacağız?

Berlin Katedrali - World Time Clock (Weltzeituhr Berlin) Berlin Dünya Saati

Berliner Dom  
Ünlü Berlin Katedrali'nden iki kare daha.

12/11/2023

Kasım Ayı Fırtınaları

Sonbaharın son ayıdır demeye kalmadı, kasımla birlikte günlük ya da günaşırı fırtınalar silsilesi içindeyiz. Sabah başlayıp şiddetini artıran rüzgâr gitgide fırtınaya dönüşüyor ve havanın kararmasıyla birlikte şiddetli yağmur başlıyor. Neyse ki yağmur bu kez yarım saat bile sürmedi. Yerini gecenin karanlığıyla birlikte ilerleyen sessizlik ve dinginliğe bıraktı yine. Bir sonraki ne zaman, meraktayım.

Adı fırtınaydı bir kere. Önceden haber verildi, ancak benim mutlaka alışveriş yapmam gerekiyordu. Şeker olup eriyecek ya da kanatlanıp rüzgârla birlikte uçacak halim yoktu. Sıkıca giyinip çıktım dışarı.

26/11/2022

Kasım 2022'den Kalanlar

İsmi bile direkt üşümeyi çağrıştıran aralık ayına birkaç gün kaldı. İç Anadolu'da büyümüş bir birey olarak aralık ve ocak kar-kış demek bende. Ülkenin büyük bir bölümü için genel anlamda da öyle zaten.

Ancak, ayların ve mevsimlerin bilindik özellikleri sekteye uğruyor artık. Daha doğrusu birbirine karışıyor. Kasım ayını ilk kez bu yıl ''tamamen ılıman'' gördüm misal. Toplamda birkaç gün yağmur çiseledi, o kadar. Evin içi 20-23 dereceden aşağı hiç inmedi. Kombi henüz bir kez bile çalışmadı. 

Oldukça ılıman geçen son hafta da bitmek üzereyken gökyüzü ve bulutların her yeni günle devam eden şölen kıvamındaki görsel güzelliği ise ayrıca şaşırtıcı. Öyleyse bol görselli bir hafta sonu yayını ile harika geçen bir kasım anısı olarak olan biteni buraya da aktarıp blog tarihine not düşmüş olayım.

Teknolojiden hiçbir iz taşımayan fotoğraflar ilk çağları çağrıştırıyor bende.

Ve bu tarz fotoğraflar daha çok hoşuma gidiyor.

01/11/2022

Ekim Ayından Kalanlar...

Sonbaharın sonuncu ayı kasıma bir selam çakıp merhaba diyelim. Sonra da görseller eşliğinde ekim ayına doğru yol alalım. Mola anlamında, dinlendirici bir yayın olsun. 

Kasım ayı kasımpatı demek. Nerede görsem gözüm gönlüm açılıyor ve pembe olanlarını daha çok seviyorum nedense. Bir müddet de onlar açtıktan sonra etrafta hemen hemen hiç açmış çiçek kalmayacak. 

Dirençli olanlar var yine de. Mesela karahindibalar neredeyse hiç ara vermeden tüm yıl boyunca açıyor artık. Kuytulardaki gül fidanları da aynı şekilde. Onun dışında ne gelincikler var, ne de mor renkte açan irili ufaklı onca çiçek. Son üç beş yıldır leylaklar ve erguvanlar yalancı güneşe aldanıp bu mevsimde ikinci kez açıyorlardı ne hikmetse. Bu yıl henüz rastlamadım. Bir taraftan topraktaki bitkiler kurumakla meşgul, diğer taraftan ağaçlar. Ağaç dalları gövdeyle birlikte kupkuru kalıp hiç yaşam belirtisi göstermemek üzere derin bir uykuya çekilecek artık. Aylarca tek bir yaprak barındırmadan öylece bekleyecek olmaları ne garip! Neyse ki tüm yıl boyunca yeşil kalan çam ağaçları ve birkaç bitki daha var da umudu tazeliyor. Biz insanlarsa bu ilginç döngünün ortasında çabalayıp duruyor, adına da ''Hayat'' diyoruz.

06/11/2016

Kasımpatı Zamanı

Tam kışa girdiğimizi zannederken, hatta bazı bölgelerde kar yağışı gerçekleştiğini bile duymuşken yazdan kalma, bol güneşli bir gün vardı bugün. Az önce öğrendiğime göre Libya'dan gelen ılık hava dalgasının armağanıymış meğer...

Doğanın terapi gücünden, sıcacık güneşten faydalanmanın, fotoğraf makinasını da kapıp kendini dışarı atmanın zamanıydı. Mevsimsel değişimlerde bitkileri, ağaçları, çiçekleri gözlemlemenin iyileştirici etkisini en iyi bilenlerdenim çünkü.

Sonbahar en sevdiğim mevsim. Doğadaki o muhteşem hareketlenme ve renk cümbüşü bir vedaymış gibi görülür, hüzün mevsimidir diye bilinir. Oysa olaya bir döngü, bir yenilenme süreci olarak bakmayı temel aldığında insan, yaşama dair çıkarılabilecek ne çok ders bulur. Ve nasıl iyi gelir...

Doğa Ana tüm yaşanmışlıklarıyla bilge bir anadır artık. Belirli bir bekleme sürecinden sonra yepyeni bir doğumu muştulayacaktır.
Kasım ayı kasımpatı demek sanki. Asıl adı ''krizantem'' olmasına rağmen en canlı renkleriyle açtığı ayın adıyla özdeşleşmiş dilimizde. Bugün çektiğim fotoğrafların içinde en çok kasımpatı var. Çünkü özellikle arayıp buldum. Neredeyse tüm çiçekler solduğunda inadına açıyor rengarenk, tüm canlılığıyla. Melankolinin ve hüznün çiçeği bir taraftan. Ve hepimizin bildiği gibi kasımpatı demek 10 Kasım demek. Ulu Önderimiz Atatürk'ün kasımpatı gördüğünde nasıl mutlu olduğunu Bilkent Üniversitesi'ne ait ŞU sayfadan okuyun lütfen. Etkilenmemek mümkün değil gerçekten.

Kasımpatının 30'a yakın türü var ve papatyagiller familyasından. Benziyor sahiden. Öyle birkaç gün içinde açıp solan çiçeklerden değil, uzun yaşıyor. Dekoratif kullanım çiçeği genellikle. Çelenk süslemelerinde kullanılıyor çoğunlukla.


Bir taraftan da renklerine göre anlamları var. Kırmızı kasımpatı ''sessiz istek'' ifadesiymiş örneğin.
Mor renkli olanlar burukluğu, sarı renkliler karşılıksız sevgiyi, beyazlar ise sadakati temsil ediyormuş.



Kasımpatı bazı Avrupa ülkelerinde ve Japonya'da ölümü sembolize ediyor ve sadece cenaze törenlerinde vb kullanılıyormuş. ABD'de ise olumlu duyguların ve neşenin çiçeği.

Bu türü ilk kez gördüm. Biraz salkım saçak ama hoş. Bence dikbaşlılığı temsil eden harika bir tür :)




Ve... Kasımpatı ile ilgili öyle güzel ve motive edici bir şiire rastladım ki buraya eklemeliyim.
Kimin yazdığı bilinmiyor. Yani anonim. Bilen, bulan varsa yazmasını rica ediyorum...

Hiç umutlarınızın bittiğini sandığınız
“Tamam, hiç daha kötüsü olmamıştı”
dediğiniz zamanlarınız oldu mu?
Ya da “Bittim, mahvoldum” dediğiniz?

Damağınızda acımsı bir tadın hiç geçmediğini;
yüreğinizdeki o mengenenin de
canınızı sıktıkça sıktığını hiç hissettiniz mi?

Yalnızsınızdır.
Savunmasızsınızdır.
Yorgunsunuzdur.

Anlatamaz, anlayamazsınız da.
Gözünüzde bir damla yaş, her an hazırdır akmaya.
Sebepli ya da sebepsiz…

Soğuktur elleriniz, belki ısıtacak bir elin olmamasından.
Çirkinsinizdir kendinizce. Aynalara da küs…

Gözlerinizdeki pırıltılar yok oldu, yok olacak gibidir…
Çaresizsinizdir. Sebep çoktur.

Ya parasızsınızdır, ya terkedilmiş, ya hasta.
Aslında yüzlerce ''ya da''dır sizi bu hale getiren.
Ne zaman geçecek bilmezsiniz.

“Umut garibin ekmeği” umar da umarsınız.
Ya çaba?

Oysa hiç gördünüz mü, kim bilir kaç gün olmuş
dalından koparılmış kasımpatlarını?
Hâlâ dimdik, hâlâ ayakta, hâlâ pırıl pırıl.
Koparılmaya inat solmamaya kararlı.

Oysa; aklımız hep güllerdedir, hep lalelerde…
Solmak, kurumak çok kolay.
Oysa dimdik ayakta durabilmek önemli olan.
Yılmamak zorluklardan…

Hayallerden, umutlardan vazgeçmemek asıl olan.

Ne dersiniz denemeye var mısınız kasımpatı olmayı?
Her şeye rağmen, her şeye inat…


Kalın sağlıcakla...



*  *  *

https://anfaengerwriter.blogspot.com/2019/10/krizantemin-hikayesi.html