Vücudumuz kusursuz bir mekanizma ve sahip olduğumuz bu beş duyu sandığımızdan daha çok görevi yerine getiriyor. Anne karnındayken gelişen ilk duyumuz dokunma; iki ve üçüncü sırada tat alma ve koku duyularımız geliyor.
Bu yazıda konumuz gereği sadece tat ve koku alma duyularımızın önemine, neden gerekli olduklarına ve kaybı halinde neler olabileceğine değineceğim. Tuzlu, tatlı, acı ve ekşi dışında ''umami'' diye adlandırılan beşinci bir tat daha var bu arada. Nasıl bir tat olduğu sorulduğunda; mantar, soya sosu ve yosun örnek veriliyor.
Acı tat algımız, zehirli gıdaları ayırt etmek için yardımcı. Tatlı algımız, şeker kontrolü ve karbonhidrat dengesi için gerekli. Tuzlu ve ekşi tat algımız ise aminoasit ve minerallerin dengesi için elzem. Koku duyumuzun birincil özelliği çevresel tehditleri fark etmemizi sağlaması. Düzenli beslenmemiz için gerekli bir duyu.
Dilimiz ve burnumuz birlikte çalışıyorlar. Tat ve koku duyuları birleştiğinde de ortaya lezzet adını verdiğimiz duygu çıkıyor. İşte bu yüzden, koku duyumuzu kaybettiğimizde, tat alma duyumuz eksilip lezzet algısı bozuluyor. Buna en basit örnek; kış aylarında nezle-grip olduğumuzda yediğimiz hiçbir şeyin tadını tam olarak alamamamız.
