Ateş, su, hava, toprak! Dünyanın temeli bu dört element ise, tartışmasız, yaşamın temeli de dört işlem, yani matematik!
Evet, yaşam aslında dört işlemle yürütülüyor. Mimarisinden savaşlarına, tarihinden coğrafyasına kadar her karesi bir matematik gerçeği!
Matematik? İsmen tanınır genellikle, değil mi? Düşünecek olursak; tam bir tanımının yapılabilmesi güçtür. Eğer ucunu kaçırmışsan kavrayabilmen de güçtür. Bu nedenle adı bile korkutur birçoğunu. Çekince duyulan bir yapısı vardır.
Bütün bilimlerin, en başta da fen bilimlerinin temelidir. En anlaşılır tanımlarından biri "Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri mantık yoluyla inceleyen ve aritmetik, cebir, geometri gibi dallara aynlan bilim dalı". Veya; ''Mantık ile düşünmenin, fikir yürütmenin, problemleri saptayıp çözümler üretmenin dili.'' ''Sayılar, işlemler, açılar, çember, alan gibi, insan zihninde geliştirilen kavramlarla anlam bulan, yaşayan ve gelişen bir iletişim sistemi'' ya da… Poisson matematiğin önemine vurgu yaparken demiş ki:
”Hayatta yaşamaya değer iki şey vardır; matematiği keşfetme ve matematiği öğretme”
Bu görüşten hareketle günümüzde benzer görüş ve uygulamaların yaygınlaştırılması yoluyla her öğrenciye mutlaka matematik disiplini kazandırılması gerektiği savunuluyor. Hızla gelişen teknolojik gelişmelerin süreklilik kazanması ve yaşama geçirilmesi için öncelikle matematiğe gereksinim duyulduğu kesin. Amerika’da ''Mathematics for All'' prensibi çıkışlı çalışmalar ve projeler sürdürülüyor olması işte bu yüzden.
Ülkemizde 2012 LYS ham puan dağılımında 558 bin 601 adayın matematik testinden sıfır ve 5 aralığında puan alması, geometri testinde 536 bin 171 adayın sıfır çekmesi ne demek düşünebiliyor musunuz? 12 yıl eğitim aldıktan sonra matematiğe dair tek soru bile çözememek tek kelime ile ''Korkunç!''.
ÖSS’de her yıl binlerce öğrencinin sıfır çekmesi ile ilgili 70 ilde 17.500 öğrenci üzerinde yapılan dev bir ankette başarısızlık nedenleri ''Matematik korkusu, öğretmenlerin dersi sevdirmemesi, dilinin anlaşılmaz olması, matematiğin günlük hayatta kullanılmayıp sadece ders olarak görülmesi, günlük hayatta işe yaramayacağı ve sıkıcı olduğu inancı...'' şeklinde sıralanmış.
Çocuklarımıza hiç değilse ''temel matematik'' bilgisi sunulması bu yüzden. Ancak ezbere dayalı bir sistemle değil, tüm işlemlerin birden fazla çözümü olduğu ve yaşamın dört işlemle yürütüldüğü kavratılmalı, matematik dersi müfredatlarında yapılan değişiklikler bu doğrultuda olmalıdır.
Bu konunun açılması bile sıkıcı belki. Ancak, bir toplu iğnenin yapımının bile bilime ve matematiğe bağlı olduğu düşünülürse acilen el atılması gereken en temel sorunlarımızdan biri matematiktir! Bu, açık ve net biçimde ortaya çıkmış.
Şimdi gelin bu uğurda emek verilerek imza atılmış bir başarıyı izleyelim.
Bu üç öğretmeni ve şirin öğrencilerini tebessümler içinde ve ayakta alkışlıyorum.
Matematik işte böyle sevdirilir!
Evet, yaşam aslında dört işlemle yürütülüyor. Mimarisinden savaşlarına, tarihinden coğrafyasına kadar her karesi bir matematik gerçeği!
Matematik? İsmen tanınır genellikle, değil mi? Düşünecek olursak; tam bir tanımının yapılabilmesi güçtür. Eğer ucunu kaçırmışsan kavrayabilmen de güçtür. Bu nedenle adı bile korkutur birçoğunu. Çekince duyulan bir yapısı vardır.
Bütün bilimlerin, en başta da fen bilimlerinin temelidir. En anlaşılır tanımlarından biri "Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri mantık yoluyla inceleyen ve aritmetik, cebir, geometri gibi dallara aynlan bilim dalı". Veya; ''Mantık ile düşünmenin, fikir yürütmenin, problemleri saptayıp çözümler üretmenin dili.'' ''Sayılar, işlemler, açılar, çember, alan gibi, insan zihninde geliştirilen kavramlarla anlam bulan, yaşayan ve gelişen bir iletişim sistemi'' ya da… Poisson matematiğin önemine vurgu yaparken demiş ki:
”Hayatta yaşamaya değer iki şey vardır; matematiği keşfetme ve matematiği öğretme”
Bu görüşten hareketle günümüzde benzer görüş ve uygulamaların yaygınlaştırılması yoluyla her öğrenciye mutlaka matematik disiplini kazandırılması gerektiği savunuluyor. Hızla gelişen teknolojik gelişmelerin süreklilik kazanması ve yaşama geçirilmesi için öncelikle matematiğe gereksinim duyulduğu kesin. Amerika’da ''Mathematics for All'' prensibi çıkışlı çalışmalar ve projeler sürdürülüyor olması işte bu yüzden.
Ülkemizde 2012 LYS ham puan dağılımında 558 bin 601 adayın matematik testinden sıfır ve 5 aralığında puan alması, geometri testinde 536 bin 171 adayın sıfır çekmesi ne demek düşünebiliyor musunuz? 12 yıl eğitim aldıktan sonra matematiğe dair tek soru bile çözememek tek kelime ile ''Korkunç!''.
ÖSS’de her yıl binlerce öğrencinin sıfır çekmesi ile ilgili 70 ilde 17.500 öğrenci üzerinde yapılan dev bir ankette başarısızlık nedenleri ''Matematik korkusu, öğretmenlerin dersi sevdirmemesi, dilinin anlaşılmaz olması, matematiğin günlük hayatta kullanılmayıp sadece ders olarak görülmesi, günlük hayatta işe yaramayacağı ve sıkıcı olduğu inancı...'' şeklinde sıralanmış.
Çocuklarımıza hiç değilse ''temel matematik'' bilgisi sunulması bu yüzden. Ancak ezbere dayalı bir sistemle değil, tüm işlemlerin birden fazla çözümü olduğu ve yaşamın dört işlemle yürütüldüğü kavratılmalı, matematik dersi müfredatlarında yapılan değişiklikler bu doğrultuda olmalıdır.
Bu konunun açılması bile sıkıcı belki. Ancak, bir toplu iğnenin yapımının bile bilime ve matematiğe bağlı olduğu düşünülürse acilen el atılması gereken en temel sorunlarımızdan biri matematiktir! Bu, açık ve net biçimde ortaya çıkmış.
Şimdi gelin bu uğurda emek verilerek imza atılmış bir başarıyı izleyelim.
Bu üç öğretmeni ve şirin öğrencilerini tebessümler içinde ve ayakta alkışlıyorum.
Matematik işte böyle sevdirilir!
Bayıldım, bayıldım:-)
YanıtlaSilHepsine birden sarılasım geldi benim de ;-)
SilParçanın sözlerini ömür boyu unutmayacakları kesin
Matematikten hiçbir zaman haz alamayan bir öğrenci olarak dinledim şarkıyı. Temel eğitimden kaynaklı her şey. Oktay Sinanoğlu'nun bilim+gönül teorimini çok severim, eğitim sistemini Oktay Hoca'nın kitaplarında söz ettiği şekilde yenilesek ne hoş olurdu.
YanıtlaSilMatematiğe ilgi duyan bir fen bilimleri öğrencisiydim; ama öğretmen sevdirmeyi bilemedi hiçbirimize.
SilTam tersine, var olan ilgiyi de yok etti. Yazıda bahsettiğim ankette madde olarak görünce hiç şaşırmadım o yüzden. Oktay Hoca'nın ''Bye Bye Türkçe'' kitabını okumuşluğum var sadece. Merak ettirdin şimdi.
selaaamm:) biloğunuzu handandan keşfettim,ziyaret şeysi istemişsiniz, izlemeye aldım....efenim bana da beklerim hahaaaa:):)
YanıtlaSilşimdi bu altta bilok linkini yazmak lazım galiba ya neyse artık:):)
görüşmek üzere:):)
Selam Prenses. Hoşgeldiniz :)
SilHandan'ın haklı tespitlerine espriyle karışık yanıt vermiştim.
Demek ki alta ayrıca blog şeysi yazmaya gerek yokmuş :)
Olay tam da Matematik yazısına rastladı.
En başta söylemiştim. ''Yaşamın her karesi bir matematik gerçeği!''
Görüşmek üzere :)
keşke biraz da olsa anlayabilsem :\
YanıtlaSilsanırım beynimin o yanı çalısmıyor. ya da öyle bir yeri yok beynimin
Vakti zamanında sevdirmeyi başaramamışlar.
SilSorun bu bence.
Harika bir yazı olmuş. Eline sağlık. :))) Uçtum gittim köyüme matematik çok güzel. :)) Testleri tekrar edersek öğretmen bizi çok severrrr:)
YanıtlaSilTeşekkür ederim. Beğendiğine sevindim :)
SilHer şey bir yana, bu çocuklar şarkının sözlerinde geçen terimleri hayatları boyunca unutmayacaklar, kesin. Artı; zevkten dört köşeler. Matematiğe dört elle sarılacaklar bence:)
on numara beş yıldız olmuş =)
YanıtlaSilAynen öyle ;-)
SilÇok güzel harika...Çok talılar ya..bravoo öğretmenlere ..
YanıtlaSilBence de çok tatlılar. Ve çok mutlu :)
SilYıllardır eğitimin kanayan bir yarasına değinmişsiniz. Durum gerçekten içler acısı. Yıllardır bu başarısızlık tablosu devam eder . Fen Bilgisinin sonuçları matematikten de düşüktür, ancak nedenler araştırılıp da önlem alınmaz. Yaşadıkları yöreye göre çocuklar hesaplamayı daha kolay öğreniyorlar. Problemlerde kullandıkları malzeme , bildikleri hayatın içinde varsa daha kolay uyum sağlıyorlar.
YanıtlaSilEmeklilik sonrası 5000 kişilik bir üniversite hazırlık dershanesinde çalışmıştım. Çok güzel bir kadro vardı, matematik korkusu olan pek çok öğrencinin sınavda istediği net'i çıkardığını biliyorum. Güven ve motivasyon pek çok şeyin üstesinden geliyor.
Kitabıma yer vermeniz beni çok mutlu etti. Düşüncenize çok teşekkür ederim. Sevgiyle...
Görüşleriniz için çok teşekkür ederim Makbule Hanım. Tam da dediğiniz gibi günlük hayata geçirildiği, güncel hayatta uygulandığı oranda anlaşılır oluyor. Ama hiçbir önlem alınmaksızın ve çözüm üretilmeksizin aynı sorunlar ''elde var başarısızlık'' olarak bir kısır döngü halinde tekrar eder durur. Demek ki başarının anahtarına ulaşmak için sarfedilmesi gereken bir çaba, uygun yöntemler üretmek şart. Elde edilecek başarı elbetteki güven artı motivasyonu beraberinde getirecek ve çoğaltacaktır.
SilRica ederim. Kitabınıza en kısa zamanda yazı olarak da yer vermek istiyorum blogumda. Bugün baktım. Ve artık kitapyurdu vb sitelerde sipariş imkânına açıldığını gördüm.
Sevgiyle...
3 Öğretmen arkadaşı kutlamayı unuttuğumu fark ettim. Çocuklar her şeyi öylesine güzel anlatmışlar ki, mutlulukları yüzlerinden okunuyor, rahatlar, güvenliler.En arkadaki öğrencilerin bile katılımı sağlanmış.
YanıtlaSilÖğrenmeyi, düşünmeyi öğretmek böyle bir ortamda rahatlıkla sağlanır.
Harika bir özet çıkarmışsınız. Ben de her kelimenize ve tüm kalbimle katılıyorum.
SilSevgilerle...