27/02/2023
26/02/2023
Raku Çalıştayı ve Sergisi
Dün Manfred Osman Korfmann Kütüphanesi'nin önünden geçerken fark ettim bu sergiyi. ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi, kütüphanenin giriş katındaki Prof. Dr. Hans Jucker ve eşinin yaptırmış olduğu salonda uzun süredir üzerinde çalıştığı bir çalıştay sürecinin ürünlerini sergiliyordu.
Cumhuriyetin 100. yılı için hazırlanmakta olan sergi, tüm ülkeyi derinden sarsan deprem felaketi nedeniyle açılmış, gelirinin depremzedelere bağışlanması kararı alınmıştı. Herhangi bir sivil toplum kuruluşuna en az 500 TL'lik bağış yapan sanat severler sergideki eserlerden birinin sahibi olacaktı. Seramik raku eserlerinin satışa sunulma amacının yerel basın aracılığı ile duyurulduğu bu sergiye katılım büyük olmuştu. Benim ise serginin bitimine 1 gün kala, yani dün tesadüfen haberim olmuş, üstelik o an içeri girişler durdurulmuştu. Çünkü üst katta bir toplantı başlamıştı. Duruma üzüldüğümü anlayan görevli arkeolog hanım beni kısa süreliğine de olsa sergi salonuna aldı. Kendisine buradan da teşekkür ederim. Fotoğraflamak uzun süreceğinden tek çare video çekimi yapmaktı.
24/02/2023
Biraz Kendine Gelmek
Depreme odaklandığım yazılara biraz mola vermek gerektiğine inandım. Ara ara girdiğim acemi flanöz hallerime geri dönüp mümkün olduğunca fotoğraf çekmeye çalıştım bu yazı için. Sadece telefonla çektim. Biraz olsun havamız değişmeli.
Aksi takdirde ve gitgide hem ruh hem beden sağlığı törpülenmeye başlıyor insanın. Hissediliyor bu. Gayret göstermeden olmuyor bazı şeyler. Kaç gündür girdiğimiz ruh hallerimiz, korku ve endişelerimiz, geleceğe güvenle bakamamak gibi kötü duygulardan arınmak gayret gerektiriyor gerçekten.
Geçmiş olsun Türkiyem dilekleri ruhumun derinlerine işliyor gördükçe. Her seferinde hem de. Üzerimizi kaplayan bu karanlık günlerden en kısa zamanda kurtulmaya çalışmak, yeniden ve olması gerektiği gibi yapılanmaya başlamak gerek. Yaşananlar neyin nasıl yapılması gerektiğini bir korku filmi izler gibi gösterdi hepimize. Umarım aynı yanlışlar bir daha tekrarlanmaz. Geçmiş olsun Türkiyem! Bir daha asla olmasın.
21/02/2023
Sismofobi (Deprem Korkusu) | İzolatörler
Bugün Hatay'da beklenmedik iki deprem daha yaşandı. Kalbimiz cam kırıklarıyla dolu. Nereye baksak, ne tarafa dönsek keskin bir acı ve hiç geçmiyor, ekrandaki görüntüler beynimize, ruhumuza tek tek kazınıyor adeta. Tüm bu yaşananları unutabilmek mümkün mü? İyileşir miyiz? Bu da gelir geçer mi?
Geçecek elbette; ama pandemiden sonra gelince süreç bu kez biraz uzun görünüyor. Sismik salınımlar da devam ediyor bir yandan. Sanırım artık sismofobik insanlar olduk. Özellikle de deprem tehlikesi yaşayan bölgelerdeysek.
Sismofobinin Üstesinden Gelmek
Deprem haberleri ve görüntülerinden bir müddet uzak kalıp onun yerine kendini depremler hakkında eğitmek sismofobiyi yenmenin en iyi yollarından biri. Aşırıya kaçmadan evimizi ve ailemizi korumanın yollarını belirleyebiliriz. Bu, bir yangın söndürücüyü hazır hale getirmek, deprem senaryosuyla bir kaçış planı ve uygulaması yapmak veya el altında bulunacak bir ilk yardım çantası hazırlamak olabilir. Aşırı kaygı durumlarında ilaç son çare olarak reçete edilmeli. Derin nefes alma ve 10 dakikalık günlük meditasyon gibi kendi kendine yardım teknikleri de kaygı ataklarıyla başa çıkmaya yardımcı olacaktır.
2008'de Çin'de yaşanan 7.9 büyüklüğündeki Büyük Siçuan Depremi ile benzerlikler gösteriyoruz sanki. 19 km derinlikte meydana gelen deprem 240 km'den fazla uzunluktaki fay hattını kırmış, 1.500-1.700 km uzaklığa; Pekin, Şangay, Tayland ve Vietnam'a kadar hissedilmişti. Sonuç: 87,587 ölü, 374,643 yaralı, 18,392 kayıp.
18/02/2023
Hayat Üçgeninin Önemi
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibi'nin Kurtarma Şefi ve Afet Olayları Müdürü'yüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.
875 yıkılmış binaya sürünerek girdim. 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle çalıştım. Birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 yıl boyunca Birleşmiş Milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.
1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk Hükümeti, İstanbul Belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case Yapımcılık ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direkt olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film "çömelip korunan /saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.
13/02/2023
Depremde Sarılan Yaralar, Çocuklar
Depremde enkaz çalışmaları sonlara doğru çok daha yürek burkucu hale geldi. Yıkıntıların içinde günlerdir sesini duyuramayan ya da ulaşılamayan kaç can daha var kim bilir. Bunu düşünmek bile insanı mahvediyor. Peki onlar orada aç, susuz ve eksi derecede soğukta neler çekiyor? Kahroluyor insan. Allahım, ne olur yardım et çaresizlere. Bugün kepçelerin girdiği enkazlardan birinde içeride ısı algılandı nitekim. Enkazda üç kişinin varlığı belirlendi.
Yine bugün Gaziantep Nurdağı’nda bir mucize daha yaşandı. 8 yaşındaki Semih Ege İnce depremden 155 saat sonra Yunus Kaya Apartmanı enkazından madenciler tarafından sağ olarak çıkarıldı. Çocuk beş-altı gün enkaz altında kalmıştı ve bitkin görünüyordu. Ağzı kupkuru, dudakları yer yer parçalanmıştı.
Sedyenin kurtarma ekiplerince koridor oluşturulup kalabalığın içinden dışarıya çıkarıldığı o anlarda özellikle, gözyaşlarımı asla durduramıyorum. Sel olup akıyor. Semih çıkarılırken de öyleydi. Ne yemek istediğini sordu görevlilerden biri. ''Dondurma ve su,'' deyip ekledi çocuk: ''Bütün dondurmaları, bütün içecekleri getirin.” - Damacana su getirin./ - O kadar içebilecek misin?/ - İçerim. Çok susadım.
Onca zaman susuz kalmak kolay değil elbet. Ancak enkazdan çıkanlara hemen su verilmesi de ciddi riskler taşıyor. Sağlık görevlileri ona göre hareket ediyor. Bir gün önce kurtarılan küçücük bir kız çocuğu da hemen içecek istemiş, ''Bir sürü getirin ama bir sürü,'' diye eklemişti.
Güzel çocuk, dilerim ki bundan sonrası için tüm isteklerinin gerçek olduğu şahane bir ömrün olsun. Depremi yaşayan, özellikle de enkaz altından çıkarılan tüm depremzedeler için bu dileğim. Hepimiz, herkes için.
06/02/2023
6 Şubat Kahramanmaraş Depremi
Bu sabah uyandığımda dünkü tahminimin aksine her yer karla kaplıydı. Kar yağışı etkin bir biçimde devam ediyordu. Akabinde baktığım telefonumda deprem haberi ile karşılaştım ve şok oldum. Hemen TV'yi açıp depremin Kahramanmaraş'ta saat 6.30'da meydana geldiğini, 7.4 şiddetinde olduğunu ve çevre illerden hissedildiğini öğrendim. Kısa bir süre sonra da bu kez Gaziantep'te 6.5 şiddetinde ikinci bir deprem meydana gelmişti. 10 ilde hissedilen depremde 284 yurttaşımız hayatını kaybetmişti.
Yıkılan evler, enkaz altında kalan canlar.
Ve elbette kış şartları... Üzüntüden içim büzüştü adeta. 17 Ağustos depreminden sonra meydana gelen en büyük deprem olduğu açıklamaları yapılıyordu bir taraftan. FOX TV'nin depremle ilgili görüntüleri ekrandayken canlı yayına bir adam ve kucağında enkazdan sağ çıkarılan 4-5 yaşlarındaki küçük bir kız çocuğu geldi. Yanlarına giden kadın spiker çocuğun isminin ne olduğunu soruyordu. O kadar duygusal, o kadar yürek dağlayan bir sahneydi ki bu, ekrandaki spikerlerle aynı anda ben de ağlıyordum.
05/02/2023
Yılın İlk Kar Taneleri Düşüyor!
Geçen yıl kar görememiştik. Bu yıl da öyle olacağını neredeyse garantilemişken, yılın ilk kar taneleri saat 10.47 itibarıyla narin bir şekilde ve dans halinde kendini gösterip tek tük de olsa düşmeye başladı.
Bu durum bariz biçimde sevinç vesilesi oldu benim için. Her şey mevsiminde güzel, mevsiminde gerekli gerçekten de. Derken, şaşırtıcı bir hızla çoğaldı kar taneleri. Çok değil, sadece beş dakika içinde neredeyse tipiye dönüştü. Balkondan anı olarak küçük bir kesitini videoya çektim. Bakalım devamı nasıl gelecek?
01/02/2023
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
İngilizce adı All Quiet on the Western Front olan 2022 yılı yapımı bu savaş gerilim filminin ''En İyi Uluslararası Film'' üst kategorisinde Oscar'a aday gösterilen ilk Alman yapımı film olduğunu, en iyi orijinal senaryo, en iyi film müziği, en iyi kamera ve en iyi ses gibi sekiz ayrı kategoride daha Oscar adaylığı aldığını öğrenince bugün oturup izlemeye karar verdim.
''Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok'' Alman yazar Erich Maria Remarque'un orijinal ismi Im Westen nichts Neues olan ünlü romanından uyarlanmış bir film. Aynı romanın 1930 yılı yapımı bir film uyarlaması daha var. Savaşın korkunçluğu ve mutlak kötülüğünün 19 yaşındaki bir askerin gözünden anlatıldığı roman Ocak 1929'da yayımlanmış, bugüne kadar 50 dile çevirisi yapılmak suretiyle 15-20 milyon adet satmış. Şiddet ve acımasızlığın sınırlarını ciddi anlamda aşmış olan filmi izlerken vazgeçmem gerektiği konusunda başlarda epeyce zorlandım diyebilirim. Tanklar, patlamalar, sıçrayan kanlar, ölü gövdeler, soğuk, ıslaklık ve çamur içinde gerçekleşen, anlam verilemeyen, olabildiğince insanlık dışı bir savaş.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











