
İnsan öncelikle genlerinden dolayı kendisinde mevcut birtakım karakter özellikleriyle ve belirli yeteneklerle dünyaya gelmiş bir mekanizmadır. Sonrası için fiziksel ve etnik özellikler devrededir.
Devamında da yaşam yolundadır ve sürekli öğrenme aşamasında ilerler.
Akıl yetisine sahip bir canlı olduğumuz için çevremizdeki bilgileri toplayıp yorumlar, ona göre pay çıkarır, kendi üzerimizde uygularız. Bu demektir ki kişiliğimizin oluşmasındaki asıl ve en büyük etken kendi çabalarımızdır. Dolayısıyla bir insanın kişilik değerlerini tespit edebilmek için en iyi yöntem o kişinin üzerinde topladığı davranış kriterlerine bakmamızdan geçer.
Başka hiçbir canlıda rastlayamayacağımız bu kriterler karşımızdaki kişinin iyi ya da kötü bir insan olduğu konusunda ipuçları verir bize.
Üzerinde topladığı erdemlerle kendini taçlandırmış bir insanın değerini bu şekilde anlayabilirken, kötü huy ve davranışlarla donanmış bir insanın nasıl da gözümüzden düşüp değer kaybettiğine tanık oluruz.
Erdemli ve iyi bir insandaki özellikleri sıralayalım şimdi..
Kendi duygu ve düşüncelerini inceleyip iç gözlem yapabilir öncelikle.
Güçlü ve zayıf yönlerinin farkındadır. İletişimde olduğu insanlar ve olaylar karşısında hissettiği gerçek duygularını hiç çekinmeden ortaya serer.
Saygılıdır, empatiye önem verir. Esprilidir, kendisini çok fazla ciddiye almaz. Yaratıcıdır, sürekli kendini geliştirir. Başkalarına yardım etmeyi sever, vericidir. Kendinde var olan üstün özelliklerinden çok, eksikleriyle uğraşıp onları ön plana çıkarır, alçak gönüllüdür. İnsanı insan olduğu için sever, etiket, maddiyat, makam, yaş vb. özellikler gözetmez. Herkese karşı sevgi ve saygı dolu, aynı zamanda şefkatli ve sevecendir. Dolayısıyla kıskançlık duygusundan da uzaktır...
Tüm bu tanımlamalara uyan insan aynı zamanda gelişime de açık insandır. Ve aslolan şudur ki; aynaya baktığında kendini görebilmeyi başaran insan asla ve kat'a ''kendini beğenmiş'' değildir.
Nedir kendini beğenmişlik?
Şahsi görüşüm, bir insanda bulunan en acınası özelliktir. Sınırları kişiden kişiye değişir. İki gruba ayırabiliriz onları. Birinci grup gayet açık ve net ''Her şeyi ben bilirim'' tavırlarında, ağzından ''ben'' kelimesi düşmeyen bir kişilik yansımasıdır. ''Benden daha iyi bilen yok,'' tarzı söylem ya da davranışlar içindedirler gayet aleni... Başkalarının yaptıklarını beğenme ihtimalleri de vardır. Ama her şeyin en güzelini kendilerinin yapacağı inancındadırlar.
İkinci gruba gelelim.
Tehlikeli, can yakıcı, gizli ve sinsi bir kendini beğenmişlik türü. Dışarıdan görünmediği oranda içeriden o kişiye tahribatlar yapan, patolojik bir durumdur aslında. Kişinin söz ve davranışlarına yansımayan bir kendini beğenmişlik türü diyebiliriz. Bu karakterde birinin en bariz özelliği kimsenin yaptığını beğenmemesi, ''Ben daha iyisini yaparım. Ben daha iyiyim,'' hatta ''Ben en iyiyim,'' duygusunu tavırlarına ve diline yansıtmaması, sinsice yürütmesidir.
Narsisist denilen bu insanlar kendilerini o kadar çok beğenir ve üstün görürler ki, hayatın her alanında sürekli takdir ve ilgi beklemektedirler. Özel ve imtiyazlı kişilik olduklarına çok fazla inandıklarından her yerde ve her zaman özel muamele görmek isterler. Bu türden bir kişiliğin altında elbette ki ''paradoksal anlamda ve çok derin bir kendine güvensizlik duygusu'' yatmaktadır. Nitekim dikkat edilecek olursa son derece alıngan ve en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemeyen insanlar oldukları görülecektir.
Bir kompleks ve saplantıdır bu psikolojide.
Ve kendini beğenmişlerden herkes rahatsızdır.
Onlar ise yalnızdırlar; ama farkında bile değildirler.
Peki kendini beğenmişler birbirini beğenir mi dersiniz?
Asla!
Gözlemleyin, en fazla birbirlerinden rahatsızdırlar.
Ve yapayalnızdırlar...
* * *
EK: Kibir Nedir? (Tıklayın lütfen)
Herkese eşit bakıp aynı saygıyı gösterirken dinini yaşayanları çok daha fazla seviyorum:)
YanıtlaSilBunun dışında da insanın canı çıkar huyu çıkmaz derler ya buna inanıyorum ve KİBİRli her insanı Allah'a havale ediyorum Allah yardımcıları olsun gözlerini açıp gerçeği görmelerini nasip etsin..yani''hiç olduklarını''
Sevgiler...
Zeugmacım, buna ek olarak, farklı bir kendini beğenmişlik duygusu daha belirtebilirim. Aslında bu biraz gizli kalmış duygu, açlığı bastırmak gibi bir şey. Demek istediğim, sahip olmadığı özellliği örtmek için, sahipmiş gibi göstermek. İçyapısıyla kendini beğenmişlik olmuyor. Fakat dıştangörünüşte o duyguyu yansıtıyor. Mesela bir insan, gerçek anlamda çekici olmayabilir, hatta çirkin de sayılabilir. Böyle durumlarda "ben çok güzelim, gene mükemmel şeyler yapıyorum" gibi sözlerle, dış görüntüsünü düşüncelerine farklı inandırır.
YanıtlaSilSevgili
YanıtlaSilZeugma !
Ellerine sağlık. Bundan kuş yemi kadar da olaydı bizde, belki bu gezegende yaşayabilirdik. Bunca acı vermezdi bu yıldız.
Ama o zaman ruhumuzu şeytana satmış olmazmıydık. Biz olmaktan çıkmazmıydık.
Sevgiyle.
Zeugma'cım; kendini beğenmişlere "sevgi" gönderelim o zaman.Yalnızlık kötü şey çünkü, gün be gün daha da yalnızlığa iteliyorlar kendilerini.Kendilerini olduğu gibi kabul eden bir pazar bulduklarında da anlattıklarıyla şişiriyorlar dinleyenlerini.Onlara katlanabilmek, gerçeği yüzlerine söylemeden sessiz kalabilmek bence erdem işte.Ama o bile, ardında riya barındırıyor."Bütün şehir benim dostum, herkes beni çok iyi tanır" diyen ama ailesi dahil çevresinde tek bir dostu ve koruyanı olmayan zavallı bir zat tanıyorum da hak onlara selamet versin diyorum.
YanıtlaSilSevgilerimle.
Kendini beğenmişlerle başım dertte:))
YanıtlaSilEn sevmediğim şey kendini beğenmiş narsist insanlardır.Bazen o kadar aşırıya kaçıyorlar ki çekilmez oluyorlar..Neyse benim burda onları anlatmama gerek yok zaten sen anlatmışsın hemde çok güzel:))
"Erdemli ve iyi" olmanın olmazsa olmazı değil midir "tevazu" Zeugma'cığım. Tıpkı (gerçek anlamda) olgunluk ve hoşgörü gibi.Niçin olgun başak dik durmaz. Niçin nirvana sadeliğin yalınlığın doruk noktası olarak tanımlanır. Ne demiş şair. "İnsan soyundukça hissediyor gittikçe katılaştığını yerin." Diyojen'i fıçı içinde yaşamaya karar verdiren, bilgeliği değil midir. Bu olgunluğa ve bilgeliğe erişmek hiç kolay olmasa gerek. Bir kurtulabilsek kibirimizden.Enerjimizı biraz da karşımız için kullanabilsek. Anlamak ve sevmek için.Açık ya da gizli tüm düşmanlıkları,kıskançlıkları atabilsek içimizden. Ve Allah' ın yarattığı bebek kadar temiz tutabilsek fıtratımızı yaşlanıp ölene kadar. İnsan olabilsek.
YanıtlaSilKendini beğenmişlik kötü bişey evet ama insan her halukarda kendine güvenmeli kendine güveni bencilleştirmemeli..Ben merkezci olmamalı,ama her zaman kendine güvenmeli ve kendine güvenmenin yollarını aramalı üretici olmalı bunları yaparken de kendini çok beğenmemeli karşısındakini küçük görmemeli.
YanıtlaSilMerhaba Canımın içi Zeugmacığım;
YanıtlaSilBu defa, senin tam uzmanlık alanın olup, benimse üstünkörü edindiğim bilgilerden oluşan bir konudan bahsediyoruz. Bunun yanında bir de, çözümünün de tıbbi müdahale gerektirdiği düşünülürse, işin içinden çıkmanın ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Ancak, yine de konu hakkında birkaç sözleme cesaretinde bulunacağım.
Senin de yazında belirttiğin gibi; İnsanların genelinde belli sınırlar çerçevesinde, az veya çok olarak görülen, "Kendini Beğenme" diye tanımlanan olgu, insanın gelişme süreci içinde, çevresinden (her türlü çevresel ortam, aile, arkadaşlar vb.) topladığı psikolojik edinimler arasında yer almaktadır. Bu tür psikolojik edinimler genelde her insanda bulunur. Ancak, bazı kişilerde bu olgunun fazla görülmesinin altında yatan nedenler incelendiğinde, ortaya yine aileden kaynaklandığı, daha çok da annenin bunun üzerinde etkisinin fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Çocuğun tam kişilik gelişimi sırasında, çevresinde gördüğü, duyduğu ve hissettiği olaylar ve sözler, onun kişiliği üzerinde büyük etkiler yapmaktadır. Ardından yaşanan aile baskıları, çok özgür bırakarak önemsememe duygusu, sevgiden yoksun olma gibi çeşitli duyguların sonucunda, çocuğun kişiliğinde bozukluklar meydana gelir. Bu bozukluklardan bir tanesi de, kendini aşırı beğenme şeklinde gelişme gösterir. Kendini aşırı beğenme, bir psikolojik hastalık türüdür. Tedavisi de, her hastalık gibi tıbbi müdahale gerektirir.
Benim naçizane söyleyebileceklerim bu kadardır. Ne tedavisi hakkında fikir ileri sürebilirim. Ne de, bu tür kişilere karşı nasıl davranılması gerektiğini belirtebilirim. Sadece, söyleyebileceğim; Böyle insanları fazla övücü sözler söylememek gerekir. Sadece içimizdeki insan sevgisini paylaşabiliriz.
Bu konu hakkında, KENDİNİ BEĞENMİŞLİK CİDDİ BİR HASTALIKTIR! başlıklı makaleden bir alıntıyı burada paylaşmak istiyorum.
Narsisizm yani kendini beğenmişlik hastalığı. İsim, Yunan mitolojisinden geliyor. Hikâyenin Karaburun Yarımadası’nda geçtiği söyleniyor. Irmaklar Tanrıçası Nana’nın oğlu Narcisisus son derece fiziki güzelliğe sahip, yakışıklı bir gençtir. Bu nedenle su perileri ona büyük ilgi duyar, ama hiçbiri karşılık alamaz. Bu nedenle de Narcisisus’tan intikam almaya karar verirler. Bir gün dağdaki berrak bir su birikintisine bakan Narcisisus kendisinin sudaki yansımasını görür ve suda yaşayan çok güzel bir insan olduğunu zanneder, kendisine âşık olur. Saatlerce, günlerce kendini seyreder ve sudaki görüntüsüne sarılmak isterken suya düşer ve boğularak ölür.
Sevgiyle kal daima, canım Zeugmacığım..
Peki ya başkalarının blogger template'ini araklamak erdemli ve iyi bir insanın özelliklerinden biri midir? (Evet,arakladım.Pişman değilim.Yine araklarım.)
YanıtlaSilEline sağlık güzel döktürmüşsün ama hayırdır biri fena kızdırdı galiba seni :)
YanıtlaSilBen de narsizm ve narsitler üzerine bir uzmanın yazısını eklemiştim şu bloğumda.
Herşey sevgiden geçiyor aslında.Doğadaki herşeyin bir mucize olduğunun farkında olan insan kendinin üstün olduğunu nasıl düşünebilir?
YanıtlaSilMini minicik bir kır çiçeğinin bile incelendiğinde, ne olağanüstü güzelliklerle donatıldığını,sonbaharda bir yaprağın üstündeki binbir rengin ihtişamını gören bir insan nasıl kendini beğenir,nasıl herkesten herşeyden üstün olduğunu düşünür?
Bu olsa olsa kendini bilmezlik, bu zavallılıktık.Ve olsa olsa bu tip insanlara acınır ancak...
Sevgiler
devenin_bale pabucu;
YanıtlaSilAllah'ın huzurunda herkes eşittir zaten sevgili DBP, bunu akıllarına getirmiyorlar.
Bu huylarıyla slında beş para etmeyen bir ''hiç'' tirler. Doğru söyledin..
Sevgiler..
Hayalbemol;
Sevgili Emre,evet çok haklısın.Bunu eklemeyi unutmuşum gerçekten:)
Yetenekli olmadığını bildiği halde yetenekli gösterenler de var, bilirsin. Çok güzel yemek yapıyorum, çok güzel blog yazıyorum zannedip kasım kasım kasılanlar var :D oysaki ne yaptıkları yenir ne yazdıkları okunur öylelerinin.Sadece insanı zehirler ya da boğarlar :)) ama gel de anlat. sadece kendileri beğenir kendilerini :))
Çok teşekkür ederim bunu paylaştığın için.
Sevgiler..
Ali İkizkaya;
Sevgili Ali Bey!
Evet, bu başlığın bizimle uzaktan yakından ilgisi yok. Kuş yemi kadar bile yok.Biz ve bizim gibiler bu dünyaya ait değil.
İlgisi olanlar sanki gün geçtikçe çoğalıyor üzerlerinde zerre kadar erdem bırakmadan.Bu türler yüzünden insan olduğumdan utanıyorum.Ruhunu şeytana satanlar yüzünden, evet..
Sevgiyle..
sufi;
Sevgili suficim,sevgi gönderelim ama inan almıyor birçoğu.İnsani duygularını aldırmışlar..
Evet, ben de öyle birini tanıyorum, ağzınıza sağlık. Kendini anlattığı, yaldızlığı haliyle pazarladığı ve inandırdığı ortamı bulmuş biri var.
Haklısın, onlara sessiz kalabilmek bir erdem. Herkes yaptığından utansın ama nerde? Son gaz devam ediyorlar:)
Allah selamet versin,gerçekten.Başka çareleri yok çünkü.
Sevgilerimle..
Mixx;
YanıtlaSilAl benden de o kadar.. Ne kadar doğru söylüyorsun sen böyle :)Benim de hep burnumun dibindeler nereye gitsem.Hayır kimsin sen, önce bi yokla kendini, kaç paralık insansın? Bırak da başkalrı beğensin seni değil mi?
Teşekkür ederim övgün için..
Sevgiler mixxim..
Asuman Yelen;
Ne kadar güzel anlatmışsın sevgili Asucuğum. Verdiğin örnekler çok güzel. Bunların içinde ben Diyojen'in felsefesine hayran olmuşumdur.
Bir de ''Bir lokma bir hırka'' kibirden uzak yaşamış,''Kim olursan ol yine gel'' diyen Mevlana tabii ki..
İnsan olmayanlar çevremizi kuşattıkça unutacağız galiba ''insan'' kavramının nasıl bir şey olduğunu..
Sevgilerimle..
siyah kelebek;
Kendine güvenmek tabii ki çok güzel bir şey. ama üzerinde taşımadığı meziyetler için güvenmek, hatta ''kusursuz'' olduğuna inanarak herkese tepeden bakıp insanlıktan çıkmak elbette ki çok korkunç sevgili kelebek..
Sevgilerimle..
Canım Arzum,
YanıtlaSilEmek verip yazdığın bunca şeyi dikkatlice okumadan yanıtlamayayım.
Yarına bırakıyorum o yüzden.Bana kırılmazsın değil mi canım?
Aynı zamanda temamı çalan Griffith :D , çilekli süt ve Çınar hanımlar, yarın görüşmek üzere..Bana kızmayın olur mu.Kafam durdu..
Sevgilerimle..
Ve iyi geceler
Zeugma sizin yazılarınızı zevkle okuyor ve ayrı bir haz alıyorum.
YanıtlaSilSizi tanıdığıma çok mutluyum iyi ki varsınız.Sevgiyle kalın..
Bencil insanlar her zaman yalnız kalmaya mahkumdur..
Bu dünyada gelip geçici olduğumuzu
YanıtlaSilbile bile böyle yapanları benim o küçük beynim anlamaz
ya bide ölümsüz olsaydık bunlar napardı ozaman?
ArzuBreda;
YanıtlaSilBenim uzmanlık alanım değil canım psikoloji.Öyle gördüğün için çok teşekkür ederim. Fakat lise yıllarımdan beri ilgi duyduğum bir bilim dalı. İnsan davranışlarını hem teorik hem pratikte(uygulamalı,tatbikî) incelemek benim için bir yaşam biçimi desem yalan olmaz.Her geçen gün yeni bir bozuk kişilik modeli görebiliyor insan. Fakat hepsi aynı kapıya çıkıyor: ''İnsan olamamak''..
Verdiğin bilgiler çok güzel.Altında yatan bir nedene dayalı olduğuna burada hiçbirimiz değinmemiştik. çok teşekkür ederim.
Görüyoruz ki sorunlu bir çocukluk sonucu bozuk kişilik biçimi olarak da karşımıza çıkabiliyormuş..
Tedavisi yok sanırım. Sadece kendilerine iyi niyetle yaklaşan insanlara insan gibi karşılık vermeleri yetecektir kanısındayım.
Kusursuzun yanızca Allah olduğunu hatırlamalarını bir de..
Narsist kişilikler de bu kategoride tabii. Onlar Tanrı'nın kendilerini fizik olarak ,özellikle de yüz güzelliği olarak mükemmel yarattığına inanıp kendilerine aşık olmuş kişiler.. Allah selamet versin.Ne diyeyim :)
İlgine, zahmetine, güzel yüreğine çok teşekkür ediyorum Arzucum..
Sevgilerimle..
Griffith;
YanıtlaSilBurada ''insan olmak'' tan bahsederken sana blogger template'imi kopyaladın diye kızabilmem mümkün mü, söyler misin?
Sadece bir espri olarak algıladım..
Ben de bir arkadaşımdan görüp uygulamıştım.Ve benden görüp 2 kişi daha beğendi ve uyguladı.
Samimiyetin için teşekkür ederim.
Güle güle ve iyi günlerde kullan, olur mu :)
Sevgiler..
çiLekLisüt ;
YanıtlaSilKızınca döktürülüyor çilekcim :) Hem öyle bir ilham geliyor ki sorma..
Zaman zaman senin de bu konularda çok kızdığını biliyorum.
Beni kızdıran biri vardı, evet (bitmiyorlar ki).. Belki gelir okur ve biraz olsun silkelenip insanlıklarını takınırlar.Ayna tutabilmişizdir umarım hep birlikte..
Yazın çok güzelmiş ayrıca..Teşekkür ediyorum:)
Sevgiler..
Çınar;
YanıtlaSilAynen dediğin gibi sevgili Çınarcım. Bu bozukluğun altında sevgisizlik yatıyor.
Bu huya sahip (aynı işyerinde çalışan) sözde 2 arkadaş bile birbirlerine sevgisiz hatta gizli bir nefret ve kibirle dolu olabiliyor.Çevreye karşı da rol yapıyorlar anlaşılmadığını zannederek.
Özünde sevgisizlik, bencillik ve en önemlisi de ''kıskançlık'' tabii..
Ben de acıyorum bu zavallılara..
Yazık !
Sevgiler
Evimin İncileri Belgin;
YanıtlaSilSevgili Belgin,
Ben de seni tanıdığım ve güzel yüreğini hissedebildiğim için çok mutluyum inan..
Çok teşekkür ederim.Sen de iyi ki varsın canım..
Benciller kendi ''BEN''cillikleriyle başbaşadır her zaman.. Doğru..
Sevgilerimle..
Kumsal;
YanıtlaSilBelki de ölümsüz olduklarına, ne bileyim ''tanrıça'' falan olduklarına inananlar vardır içlerinde, ne dersin Kumsalcım? :))
Ölümsüz olsaydık başımıza Allah kesilirlerdi yani, tövbe haşa :)))
Sevgili Zeugma,
YanıtlaSil"İnsan büyüdükçe küçülürmüş" diye bir söz var, bilirsin.
Bekleyelim onlar da büyüsün, henüz çok küçükler demek ki!.. Olgunlaşmak yaşla ilgili değil, başla ilgili değil mi?
Sevgilerimle...
aysema;
YanıtlaSilSevgili Aysema Öğretmenim, beklemekle olabilseydi keşke. Tam tersine, gitgide daha kötüye gidiyorlar sanki.
Olgunluğun yanından bile geçememektir bunun adı, değil mi sevgili Hocam?
Sevgilerimle...
Dolaylı yoldan yerilmiştir kibir, Kibir şarkısında,
YanıtlaSilyan yan yan yanmam lazım
daha yol almam lazım
kendimden caymam lazım zor
Cehennemin sıcağını hissedersin ilk mısrada, bunun kötü oldugunu bile bile ne kadar ucube oldugunu anlarsın ikinci mısrada, ama bırakılmaz huy işte demiş üçüncü mısrada.
Kibir, en büyük günahlardan biri, Allah esirgesin zerresinden bile.
Merhaba zeugma'cım
YanıtlaSilHer zamanki gibi güzel ve önemli bir paylaşım'da bulunmuşsun....
paylaşımnın'daki tüm yazdıklarına katılıyorum..
Kendini begenme tüm bireylerde olan bir olgu yalnız bununda sınırları var.Aşırısı narsistik bozukluğa girer malesef kendini mükemmelgörmek:))başkalarını düşünmemek ve yargılanmaya aşırı hassasiyet olarak tanımlanır.bu kimseler kendilerini hep özel olarak gördüklerinden dolayı özel muamele isterler.Hırslıdırlar.eleştiri yönünden esnek olmadıkları içinde çabuk kırılgandırlar.Amaçlarına ulaşmak için sempatik görünmeye çalışırlar.esnek olmadıkları için stresle başa çıkamazlar özellikle bence bu çok önemli çünkü hemen akabinde depresyon kendini gösterir
ayrıca aile ortamından dolayı kişilik yaralanmasıylada karşı karşıya kalabilirler.Yogun bir şekilde ilişki problemleri yaşarlar.Tedavisinde bir çok ölçekler kullanılır.Anne baba
ölçegi gibi anne baba davranışları degerlendirilir.Tedavide sınırları ögretme ve kendini kontrol etmesi saglanır.Bazı durumlarda sınırları ögretmeye çalışmak zor olur.Çünkü kişi içinde eziklik ve eksiklik yaşamaktadır.Kişiyi eleştirmediginiz zaman verdiginiz her sınır o kimsenin açlıgını daha çok göz önüne serer.Öncelikle kişiyle arada iyi iletişim kurmak gerekir.Derindeki yoksunluk ,yalnızlık duyguları adına eziklik hisseden yanla güçlübir bag kurmak gerekir.
Açıkcası zeugma'cım cevremizde bu tarz kişilerle sürekli görüşebiliyoruz.İster istemez biraz alt'tanda alıyoruz.Aslında ama sorunu böyle çözmekte imkansız eminim'ki sende bu tarz kimselerle bir şekilde görüşüyorsun ve iyi gözlem yapıyorsun gözlemlerinden sonra şu aşamaya çok dikkat etyada etmeliyiz:))kişi kendindeki davranışların ve bozukluğun farkında olup farklı açılımlar yapıyorsa her seferinde başka bir karekter sunni olaylar ve gündelik hayatındaki olumsuz durumları süsleyip farklı şekilde sunuyorsa cevresine en yüksek dozda yaşıyor.Demektir.Ve acil bir yardıma ihtiyacı var demektir.
Keşke yardıma muhtaç olduklarını psikolojik yönden sesli bir şekilde dile getirip içinde daha çıkılması zor bir duruma sokmasalar diyorum......
sevgilerimle öpüyorum seni ve hakikaten psikolojik yönden çok güzel ve önemli bir konuya deginmişsin......
sevgiler.....
Benim de etrafım 2. gruptan kendini begenmişlerle dolu:(Bir o kadar ukalalık taslarlar neredeyse küçük dünyaları ben yarattım havasındalar..Ay havaları batasıcalar ya:(( Ben onların yalnız olduklarının farkındayım benim derdim bu insanlara nasıl kışt kışt denilir bilenvar mı:)
YanıtlaSilZeugma Hanımcım, önemli bir detayı atlamışsınız, kültür ve gelişmişlik çok önemli bir paya sahiptir.
YanıtlaSilÖrnek vereyim. Nacizane bendeniz erdemli ve iyi bir insan niteliklerinde bir insanım ancak aynı zamanda kendimi de beğenirim, zaman zaman ukalayımdır. Bunları dengede tutacak saygı ve kültürüm de vardır. Asosyal, dışlanmış veya dışlamış bir insanın çeşitli eksiklikleri olması kaçınılmazdır.
Yazıyı okuyunca bugünlerde daha sık tekrarlamaya başladığım bir cümle geldi aklıma. Aziz Nesin, Kenan Evren için şöyle demiştir : "Herkes kendini bir bok zanneder, bu adam iki bok zannediyor."
YanıtlaSilİnan bana birincilerden o kadar çok zarar gelmez ama ikinciler var ya ikinciler...
Kero;
YanıtlaSilBir şarkının sözlerinde yer alan kibir içeriğini yorumlama biçimin çok hoş. Sözleri yazan ''Bırakılmaz,huy.'' dese de kötü bir şey olduğunu''cehennemlik'' olunduğunu vurgulamadan edememiş hatta, evet :)
Allah esirgesin, diyorum ben de..
Duygu;
YanıtlaSilMerhaba Sevgili Psikoloğum,hoşgeldin:)
Paylaşım konumun hoşuna gitmesine sevindim öncelikle.
Yazdıklarını dikkatle okudum.Bizim eksik bıraktığımız en önemli noktalara değinmiş ve yine yol gösterici olmuşsun. Çok teşekkür ederim bunun için.
Hepimizin kendimizi beğendiği noktalar olduğu kesin, haklısın. Bunu sürekli ön plana çıkarıp durmak, bire beş katmak ve eksik yönlerimizi yok saymak değildir ama bu. Eğer öyleyse NARSİSTİK BOZUKLUK.. Çok güzel bir ad :))
İlk kelimesinden itibaren tanımlamalarının tümüne harfiyen,ama harfiyen uyan birini tanıyorum. Ne kadar haklısın..
Tebrik ediyorum seni..Çok fazla hem de..
Özellikle; eleştirildiklerinde esnek olamayıp girdiği stresle mücadele edememesi,depresif hareketlere başvurması ve bunu yaparken kendini nasıl da çok açık ettiğini görememesi.. Bu kişinin dediğin türde ''Yüksek dozda bir NARSİSTİK BOZUKLUK''yaşadığını tahmin ediyordum ama şimdi eminim canım..
Keşke hastalığının her geçen gün artarak ilerlediğini kabul edebilip iyice kötü bir duruma düşmeden tedavi yoluna başvursalar bu tür kişiler..
Yazı ve yorumlarda ''Kendini Beğenmişlik'' rahatsızlığının tedavisine de hiç değinmemiştik. Verdiğin bilgiler yazıya muhteşem bir ışık tuttu.
Çok teşekkür ediyor, seni sevgilerimle ben öpüyorum..
Harikasın Duygucuğum..
Sevgiler.....
Sağır Kedi;
YanıtlaSilCanım kediciğim, seni de mi bunaltıyorlar bu tür kişilikler? Hem de 2. guruptan olan sinsi ve en dayanılmaz türden olanları öyle mi?
Kıyamam sana...
Nasıl mı ''kışt kışt'' denir? Patilerinle birkaç tırmık darbesi yetecektir :))))
Şaka bir yana ,eğer hayatımızda özellikle de 2. türden olanları mevcutsa tamamen yok sayıp her türlü ilişkimizi kesmemiz gerekir, bize ve psikolojimize daha fazla zarar vermeden.
Bunu yaparken de gerekçelerin yüzlerine bir şekilde söylenmesi, ayna tutulması,uzak durma sebebimizi bilmeleri gerektiği inancındayım.
Sevgiler...
Uykusuz;
YanıtlaSilUykusuz Beyciğim; bahsettiğin önemli detayı atlamadım.Yaşam yolunda öğrenme aşamasında ilerlerken kendimizi taçlandırdığımız özelliklere giriyor bahsettiğin ''kültür ve gelişmişlik''.
Örnek vermene gerek yoktu. Senin erdemli ve çok iyi niyetli bir insan olduğunu biliyorum ben.
Kendimizi zaman zaman hepimiz beğeniriz, bak Duygu da söylüyor. Ama bunu abartıp sürekli kılmayız.
Örneğin ben de çok çabuk gücenip kırılan bir yapıya sahibim. Çabuk parlıyor, ama anında eski halime dönebiliyorum. Ama bu beni kötü bir insan yapar mı sence?
Ne sen, ne ben, ne burada bunu paylaşan insanlar..Asla asosyal ve dışlamış/dışlanmış değiliz ama..bu kesin..
Yorumun ilginç ve güzeldi..
Doğan Ömür;
YanıtlaSilBirinci guruptan bence de zarar gelmez. Onları sadece ''itici'' bulabiliriz.
Aziz Nesin'in bu sözünü duymamıştım. Çok enteresan ve doğru aslında :)
Öyleyse 2.gurup narsist ve özünde patolojik vak'a kendini beğenmişler için bu söz KAPAK OLSUN :)
Zeugmacim, onlari ne kadar ciddiye alirsak, o kadar üstümüze geleceklerdir, en iyisi yok sayip, görmemek, duymamak, uygulamasi oldukca zor bir yöntem ama, calismaliyiz, yoksa bizim psikolojimiz elden gidecek..
YanıtlaSilCok güzel anlatmissin arkadasim,
eline yüregine saglik tatli kadin:))
Öpüyorum:))
Merhaba canım Zeugmacığım;
YanıtlaSilBu yazıda aklıma takılan bir soru var.
Daha doğrusu, kendini beğenmişlik ya da diğer deyişle Narsizmi iki kategoriye ayırmanı anlayamadım.
Bu kategori konusunda senin ve bazı yorumcuların yanıldığını düşünüyorum.
Yani, senin yanlış düşündüğünü söylemiyorum, sadece yanılmış olabileceğini düşünüyorum.
Ancak, ben de yanlış düşünüyor olabilirim.
Bu düşüncemi şöyle açıklayım..
Bu tür kişilerin, karşılarındaki, ilişki içinde oldukları kişilere verdikleri zararlar çerçevesinde alacak olursak;
1. guruba giren kendini beğenmiş kişilerden fazla zarar gelmez demişsiniz.
Daha çok 2. guruba girenler karşılarındakilere zarar verirler diyorsunuz.
Fakat, aynı zamanda da, 2. guruba dahil olanların bu kişiliklerini, yani kendilerini beğenmişliklerini dışa vurmayıp, bunu söz ve davranışlarıyla göstermediklerini söylüyorsunuz.
Böyle olduğunda, bunlar karşılarındaki kişilere ne gibi bir zarar verirler. Bana kalırsa, sadece kendilerine zarar vermiş olurlar ki, bu da yapılan tanımlara uymuyor.
Yani, bu tür kişiler kendini beğenmiş, Narsist sınıfına girmemiş oluyor.
Bana göre, kendini beğenmiş kişiler tanımını; bu durumlarını dışa vuran, bu durumu söz ve davranışları ile diğer insanlara hissettiren kişilere verebiliriz.
Diğer 2. guruba soktuğunuz kişilerde beliren bozukluğu ise başka bir bozukluk olarak görmemiz gerekir.
Ancak, bu bozukluğun tanımı ve yol açtığı olumsuzlukları ise bir psikolog tam olarak açıklayabilir.
Bir de, kendini beğenmenin her insanda aşırıya kaçmadan, azıcık bulunması gerektiğini düşünüyorum.
Sınırının ise; başkalarının söyledikleri ve yaptıklarını beğenmeme, kimseye değer vermeme, karşısındakileri küçük görme aşamasında başladığını ve bu aşamadan sonrasının bir hastalık olacağı kanaatindeyim.
Bu açıklamalarımda belki de yanlış ve eksik belirttiğim kısımlar olabilir.
Çünkü, ben bir uzman değilim ve aklıma takılanları burada kısaca sorgulamak istedim.
Umarım, bu düşüncelerim ve sorgulamalarıma burada yanıt albilirim.
Sevgili psikologumuz Duygu, bu yorumumu okuyup, beni aydınlatırsa çok sevinirim..
Teşekkürlerimle birlikte, sevgilerimi gönderiyorum.. :)
Zeugma nasılsın? Görüşmek dileğiyle sevgiyle kalın...
YanıtlaSilkendini beğenmiş insan çok gördüm hayatımda.
YanıtlaSilonlara baktıkça belkide,
kendimi daha çok beğendim nedense..
İYİ AKŞAMLAR ZEUGMA YORUM İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.AYRICA YAPABİLECEĞİNİZİ ÖĞRENİNCE ÇOK SEVİNDİM EĞERKİ MOTİF KONUSUNDA SIKINTI YAŞARSANIZ YARDIMCI OLABİLİRİM.
YanıtlaSilsEVGİYLE KALIN...
Belgin;
YanıtlaSilSenin de yazılarından insanlardan epey çekmiş olduğunu biliyorum.Yok saymadığın oranda psikoloji bozdukları gerçek.
Yazıyı beğenmene sevindim Belginciğim.
Ben de öpüyorum :)
Arzu Breda;
YanıtlaSilYaşadığım örnekler,gözlemlerim ve edindiğim birikimler sonucu naçizane bir yazı yazdım kendi çöplüğümde.Çok değer verdiğim psikolog kardeşim Duygu'da gelip mesleki katkılarıyla yazıyı güzelleştirdi..
Okuduğunda eksik bulduğun yer neden kafana takıldı bu kadar anlamadım?
Kendimizi hepimiz bir miktar beğeniriz,yorumlarda var, bir daha oku istersen.''Bunu sürekli kılarsak hastalıklı olan budur'' dedik hatta..
Merak ettiğin 2.gruptan olanları açıklayayım ben kendi gözlemlerime göre.Yazıda şöyle söylemiştim; tehlikeli, can yakıcı, gizli ve sinsi bir kendini beğenmişlik türü. Dışarıdan görünmediği oranda içeriden o kişiye tahribatlar yapan, patolojik bir durumdur diye.
Bu tür bir kişi seni hiç görünmeden sürekli ama sürekli izler örneğin. Kendiyle kıyaslar, seni hazmedemez. Çünkü kendisinin mükemmel olduğunu zannetmektedir.Ne yapacağını şaşırarak bu hazımsızlığı iğrenç bir şekilde sağa sola seninle ilgili koşturup aleyhinde çalışmalar yaparak atmaya çalışır ama senin hiç anlamadığını zanneder..Bu onu yorgun düşürür. Dolayısıyla bu yapıdaki bozuk karakterde bir insanın sürekli yaşadığı kıskançlık,hazımsızlık,stres gibi durumlar elbette kendine zarar verecektir..
Daha anlatılabilir devamı..
Umarım Duygu görüp yanıtlar bu sorunun cevabını..
İlgin için ben teşekkür ederim.Umarım biraz olsun aydınlatabilmişimdir.
Evimin İncileri Belgin;
YanıtlaSilCanım teşekkür ederim. Sanırım beni göremediğin için meraklandın.
Bu aralar çok fazla yoğunum.Bloglarla fazla ilgilenemiyor, en kötüsü de yorumları hemen cevaplayamıyorum.
İlgin için çok teşekkür ediyor,sevgiler gönderiyorum..
eugene;
YanıtlaSilBu çok doğal..
Hiçbirine benzemediğin,dolayısıyla ''insan olduğunu'' anladığın için elbette beğeneceksin kendini.
Güzel bir yorumdu, teşekkür ederim.
Sevgili Belgin;
YanıtlaSilDiğerlerini değil ama bu son postundakini kendi kendime yapabilirim sanıyorum :)
Teşekkürlerimi kabul et lütfen..
Sevgiler..
Tavuskuşu gibi dolaşan çok var etrafta.Ama bu beğenmişlik, derinlerde yatan kompleksten kaynaklı bir şey katılıyorum tespitlerine.
YanıtlaSilSevgiler :)
Merhaba canım Zeugmacığım;
YanıtlaSilUzun yorum ve sorgulamalarım için, beni mazur gör lütfen..
Ben baştan belirttim zaten, ben yanılıyor olabilirim diye..
Çünkü, ben hiç gözlemlemedim bugüne değin, böyle gizli ve sinsi bir kendini beğenmişlik türü..
Benim rastladıklarım, hep rahatsız edici tavırlarda olan, bu tavrını dışa vuran kimseler oldu..
Bu nedenle, yazıda bu tür bir kendini beğenmişlikten bahsedilince aydınlanmak istedim..
Kafama takıldı tanımı yanlış olabilir, canım Zeugmacım..
Aydınlattığın için, tekrar teşekkürler ederim canımın içi..
Bir de öğrendiklerimden şunu, tekrar pekiştirmiş oldum..
Sadece okuyarak edinilen bilgi yeterli olmuyor.. Aynı zamanda yaşayarak, görerek, tecrübe ederek ve başına gelerek ediniliyorsa, daha gerçek ve daha doğru kararlar verilmesine ve daha doğru sonuçlara ulaşılmasını sağlar.
İşte sen bunu yapıyorsun ve senin üstünlüğün burada..
Sevgilerimi gönderiyorum..
İzDüşümleR;
YanıtlaSilSahi neden bu kadar çoğaldılar İzciğim?
Aslında derinlerde yatan bir bozukluk ve kompleksten kaynaklandığına göre, şöyle bir düşünseler kendilerini beğenirler miydi dersin? Belki de beğenmiyorlar ama öyle görünmeyi marifet sayıyorlar. Daha doğrusu diğer insanlara olan nefret ve kıskançlıkları bunu yaptırıyor.
Arzu Breda;
YanıtlaSilBenim üstünlüğüm falan yok.Bunu asla kabul etmiyorum canım.
Öylesine çok insan tanıdım ki yarıdan fazlası bozuk karakterde ve bu türdendi.Olay bununla ilgili..
Daha iyi anlamış olduğunu söylemen beni sevindirdi ayrıca.
Sevgiler..