İstediğimiz her şeye aynı anda sahip olmak mümkün mü?
Bu yüzden; öncelik sıralaması yapmak, yalnızca ne yapacağımızı değil kiminle yapacağımızı da özenle seçmemiz gerek.
Zaten daha fazlası için ne gerekli zamana ve enerjiye ne de konsantrasyon gücüne sahibiz. Bir tek hayatımız var ve eğer onu gereksiz insanlarla doldurmuşsak heba olup gidecektir. Hem de birtakım bedeller ödemek suretiyle. O yüzden listelemeyi iyi yapmak, hayatımızı şekillendirirken en büyük payın kendimize ait olduğunu unutmamak gerek.
Geçen yıl ''Yeni Yıla Götürmemeniz Gereken Toksik Etkide 10 İnsan Türü'' başlıklı yabancı bir makaleye rastlamıştım. ''Toksik etki'' tanımlamasına ne kadar şaşırdıysam bir o kadar da hak vermiştim. Toksik ''zehirleyici'' anlamında bir terim olduğuna göre hayatımızdaki yanlış insanlar bizi zehirleyip sağlığımızı tehlikeye atmaktan başka bir işe yaramıyorlardı gerçekten de...
Peki ''Hayatını gözden geçir ve toksik etki yapan 10 tür insan yaz'' deseler, bunlar hangileriydi bende?
1- Kibir budalaları
2- Durmadan yalan söyleyenler
3- Empati yeteneğinden yoksunlar
4- Aşırı derecede kıskanç olanlar
5- Hayatıma karışmakla kalmayıp benim yerime yönetmek isteyenler
6- Görgü kurallarından bihaber saygısızlar
7- Menfaatleri her daim ön planda olanlar
8- Nerede, ne zaman, ne yapması gerektiğini bilmeyen dengesizler
9- Espri yapmak ile cıvıtmak arasındaki farkı bilmeyenler
10-İyilik yaptıkça garip biçimde kötülük olarak algılayanlar
Bunlar ilk aklıma gelenler. İster yakın çevremde yaşasın, isterse öz akrabalarımdan biri olsun asla fark etmeden, kısa bir süre şans tanınıp üzerlerine kalıcı bir çizik atılanlar...
Dünya genelindeki uyarı tabelalarında toxic kelimesi ile birlikte kuru kafa simgesi kullanılmakta olup ''Hayati Tehlike'' ve ''Zehirli Madde'' anlamı taşımaktadır.
Çok doğru bir noktaya değinmişsiniz. Zaman bunca kısıtlıyken alınan her karar ve yapılan her işte birçok defa yeniden düşünmeli. Bilhassa öz eleştiri yapılmalı. Alınan her nefesin bile ödünç olduğu ve hiçbir zaman şimdiki kadar genç olunmayacağı unutulmamalı.
YanıtlaSilNe güzel demiş Cemal Süreya
Güzel hayat isteyen,
Güzel insan biriktirsin.
Zaman kısıtlı gerçekten, hiç şakası yok. O yüzden kime harcanacağı iyi hesaplanmalı.
SilBu gerçeğin tüm dünya farkında olsa gerek ki ilgili yazı kaç milyon beğeni almış...
Cemal Süreya iki çift sözle nasıl da süper bir özete imza atmış ama...
Teşekkürler Emre :)
"Bir tek hayatımız var ve onu gereksiz insanlarla doldurmamalıyız.." ah ne kadar doğru bir cümle bu sevgili Zeugma....sanırım hep yapıyoruz sonra da biz üzülüyoruz..ama hayatımıza karışmadan, bir şekilde komşu olarak vs. karşımıza çıkmadan onların toksik olduğunu öğrenemiyoruz da:))) ben de özellikle toksik komşulardan çok çektim :( hakikaten insanı zehirliyorlar:( hatta bloğuma yazmıştım ama sonradan sildim okudukça negatif etki almaya korktum...bu listeye bir de izninle 'nankörlük' eklemeli:))nankörlük, kadir kıymet bilmemek....
YanıtlaSilsevgilerimle..:)
Üzülüyoruz Müjdecim, üzülünmez mi? Hayatımıza karışmaları zehirliyor bizleri.
SilBu yazı karşıma çıktığında rahatlamıştım ve çok daha dikkatli olmaya başladım doğrusu. Bu türlere fazla şans tanımadan gerekeni yapmak ve hafiflemek gerek.
Bloguna yazdıysan neden siliyorsun ki. Yazdıkça rahatlamıyor muyuz? Geril geril nereye kadar. Blog dejarj yollarımızdan biri değil mi?
Yazıya eklememi önerdiğin ''nankörlük'' 10.maddenin ta kendisi aslında.
İyilik yaptığında kadir kıymet bilmek şöyle dursun, tuhaf davranmaya, hatta yok saymaya başlama gibi bir hastalık var. Bundan eminim.
Biraz uzun olacak ama bir örnek vermeliyim:
Bundan 5-6 yıl önce bir kapıcımız vardı. Çalışkan, iyi bir çocuk diye her gördüğümüzde halini hatırını sorar, kardeş gibi severdik kendisini. Hatta fazla yükü olmasın diye yürüyüşe çıkarken çöpümüzü çoğunlukla kendimiz atardık. Biz bunun haklarını kanun maddeleri bulup toplantılarda korumaya çalışırken, Fazla mesai ve ''kapıcı yoğurt parası'' diye bir hakkı olduğunu belgelerle ortaya sererken bu paraya itiraz edenlere kul köle olmaya, bizi tınmamaya, hatta nasıl olsa kendimiz atıyoruz diye çöpümüzü falan hiç almamaya başladı...
Bu sadece tek bir örnek. Bilmem anlatabildim mi?
Sevgiler...
Bunlarin coguna is hayatinda rastliyor olmamiz, secmedigimizden, ozel hayattan cikarmak kolay.
YanıtlaSilAma tabi ben bunlardan miyim diye de kendine sormali insan.
İş hayatında çokturlar, haklısın. Menfaatleri ağır basar her daim. Genellikle yönetici yalakası olurlar ve yalamayı iyi bildiklerinden koruma altına alınırlar.
SilO nedenle; özel hayatından çıkarsan da gördüklerin seni kahretmeye yeter ki :(
''Ben bunlardan mıyım'' diye sormasını bilen insan bu özellikleri taşımaz, hiç merak etme. Onun hayatı ''ben'' merkezlidir. Kendisinin dışındaki insanları çıkarları hariç, fazla önemsemez...
Neyse ki ben evde olduğum için uzak durabiliyorum çoğundan. İnsanın enerjisini silip süpürüyorlar yaklaşınca..
YanıtlaSilEn iyisini yapıyorsun Handan. Bırak enerjin sana kalsın zaten.
SilVaktini de enerjini de çoluğuna, çocuğuna, ailene harcıyorsun bak ne güzel.
Yaralana yaralana öğrendim kendimi bu sayılan tiplerden korumayı. Şimdi hiç mi yok etrafımda benzer tipler, var elbette ama en azından artık bu kadar yaş aldıktan sonra nerede sınır kapılarımı kapatacağımı biliyorum.
YanıtlaSilMadem ki bir kez geldik dünyaya ve tek bir yaşam hakkımız var nerede biteceği bilinmeyen o halde toksik etki yapanlardan uzak durmayı öğrenmemiz şart, kendi yaşam kalitemiz adına...
Sevgiler
Her şey gibi insan ilişkileri de tecrübeyle öğreniliyor, haklısın. Öyle kısa bir zamanda gerçekleşmiyor tabii bu. Zaman geliyor, yepyeni biri seni o kadar şaşırtıyor ki, ''Yok, daha ben bu hayatı tam öğrenememişim'' diyebiliyorsun. Ancak, kapılar ve sınırlar konusunda zorlanmıyoruz artık. Hak edene eski nezaketin zerresi yok artık :)
SilEvet, bir kez geldik dünyaya ve biliyorsun her hastalığın başı stres...
Sevgiler
İkiyüzlüler , yalakalar ve sürekli etrafındaki insanların değerlerine karşı kendi kendine rekabet içine girenler ... Bunlar da benim nefretimin sahipleridir.
YanıtlaSilİkiyüzlüler ve yalakaları anladım da ''etrafındaki insanların değerlerine karşı rekabet içine girmek'' tam olarak anlaşılamadı. Ancak, bir ara aldığınız ödülle ilgili kıskançlıktan nirvana yapanlar çıkmıştı. Buna benzer bir durum sanırım. O neydi öyle sahi? Tam bir insanlık ayıbı ve rezaletti!
SilTabi o insanlar da aslında bahsettiğim guruba dahil edilebilir. Tanıdığım bazı kişilikler var ki ; Bindiğin arabadan,aldığın bisiklete,çocuğuna aldığın bir şeyden,gittiğin-gezdiğin yere,yaptığın espriden,sorduğun bilmeceye kadar seninle yarış içine girer kendi kendine. Hep bir adaım öne geçebilmiş olmanın gerginliği ile yaşar durur ... Bu tür tatminsiz,kısır kişilikli insanları sevmiyorum.
SilBu türden kişilikler de var, evet. Sebebinin kıskançlık olduğu aşikâr. Hem de en üst seviyede kıskançlık. Siz ne aldıysanız aynısını alabilecek kadar hasta :)
SilGözleri sürekli başka hayatlarda olduğu için kendi hayatını yaşayamayan zavallılar onlar. Böylesi gerginlik içinde bir yaşam halinin bünyelerine zarar verdiğinin bilincinde olmayan. Onlar kendilerini ''üst insan'' konumuna getirmeye çalışan birer zavallı aslında. Kişilik oluşturamamış komik birer taklitçi. Birer insan müsveddesi:)
10 tanesinin 10u da hayatımızın içinde nasıl da varlar... daha bu sabah "vay beee" diye şaşırdığım bir gündeyken, bu yazı tam cuk diye oturdu...
YanıtlaSilallah bizi bu 10'dan korusun..!
sevgiler... :)
Evet, aynen. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Mutlaka varlar :)
SilGün geçmiyor ki ''Vay beee!!'' diye şaşırmayalım.
Sormayın, bu yazının ilham aldığı yazı da benim için cuk oturmuştu. Bir sürü kişi en azından yalnız olmadığımızı anladık bu sayede:)
Duanıza ''Aminn!'' diyorum.
Sevgiler... :)
Kibirliler, yalancılar gitsin ya... Ve ben de beklerim Kafa'ya, sevgiler, iyi günler... :)
YanıtlaSilGitsinler Mert :)
SilKafa Dergi'ye geleceğim. Sevgiler, iyi günler...:)
Bu tür zehirlerde panzehirler de hemen etki yapmıyor. İyileşebilmek için çok çaba ve emek gerekiyor. Zaman bazen etkili oluyor.Ama zaman da delip geçiyor insanı.
YanıtlaSilNe yazık ülkemizde zehir taşıyan insanlar öyle çoğaldı ki. İnsanın kendini korumaya alması en güzeli. Bu insanlara mesafeli davranmak, sır vermemek, onlarla ortak arkadaşlar edinmemek, hiçbir zaman yardım istememek...
Ben bu gruba bir de "yanlış tanıyıp değerlendirdiklerimiz" i eklerdim.
Sevgiler.
Bir pedagog gözüyle ne güzel bir değerlendirme. Hemen etki yapmıyor elbette. Biraz sabır, biraz direnme gücü derken damlası kalmayabiliyor ve ipler kopuyor. Sonrasında da insan kendini sorgulamaktan bir hal oluyor. Kimi vakalar günlerce unutulmuyor. ''Ben ne yaptım ki ona?'' ya da ''Ne yaptım da hak ettim bu davranışı?'' türü sorular uçuşup duruyor insanın beyninde.
SilÜlkemizde zehir taşıyanlar çoğaldı, haklısınız. Başta hırsızlık olmak üzere yalan, dolan, iftiralar normal karşılanmaya başladı. İnsan kendini koruma altına alma ihtiyacı hissediyor, çok haklısınız. Örneğin ben 1 Kasım sonrası blogu anonim yorumlara kapadım. Ortalıkta o kadar çok dengesiz ve psikopat geziyor ki bilemezsiniz.
''Yanlış tanıyıp değerlendirmek'' konusu benim de çok başıma geliyor. Neyse ki çok kısa bir sürede farkedip önlem alıyorum. Kimsenin havasına suyuna yönetimine göre şekil değiştirecek halimiz yok.
Sevgiler
Bu yazıyı sabah okudum ve maddeleri kendimce tahlil ettim. Ben öyle olmadığımı düşünsem de kimilerince buradaki bazı maddeleri içerdiğimi gördüm ve bu sebepten de yorum yazmamaya karar verdim. Daha açık olmak gerekirse eğitim hayatımda, arkadaş çevremde hatta ailemde bile 1. ve 10. madde kapsamında değerlendirildiğim çok olmuştur. Tekrar söyleyeyim ben kendimi öyle görmüyorum; ama beni bu şekilde görenler var işte ne yapayım... Diğer 8'inden, özellikle; ama özellikle 2-5-7'deki arkadaşlardan kesinlikle hazzetmiyorum. Hoş, benim çevremde zaten insan olmadığı için eleştirmem ne kadar mantıklı onu da bilemiyorum zaten :)) Sevgiler.
YanıtlaSilAh ahh.. Kıyamam sana. Hiç olur mu öyle şey, ne kadar üzüldüm. Hemen yanıtlamam gerek. Kimileri tarafından bu maddeleri içerdiğini düşünmek... Kim ne düşünürse düşünsün, sen öyle olmadığını biliyorsun ya. Misal; kibirli zannedilmek benim de çok başıma gelir. Oysa hiç alâkası yoktur. Ancak karşı taraftan şahsıma yönelik bir olumsuzluk (nezaketsizlik, saygısızlık, terbiyesizlik, insan haklarını ihlal) gördüğüm zaman o kişinin zerre kadar değeri kalmaz gözümde ve tavırlarım değişir. Bu akrabalarım için bile geçerlidir. Duruma göre kimi zaman çok fazla keskinleşebilir, kişiyi dünyaya geldiğine bile pişman edebilirim. O nedenle seni çok iyi anlıyorum. Boşver sen, kimseye aldırma. Düşün bak, söz konusu zehirli yaratıklar bloglara bile sızabiliyorlar. Bugün sendeki yorumcuya pesss dedim. Çevrende ''insan'' varsa insan olur. Tuhaf yaratıklarla, toksiklerle benim de işim olmaz :)
SilSana bahşedilmiş özel bir yetenek var canım. Olan biteni çok fazla duyumsuyorsun. Fazlasıyla hassassın ve bu sana zarar veriyor. Bırak kim ne derse desin, seni bilen biliyor. Sen yazmana bak lütfen. Edebiyat dünyasını bir elin parmağını geçmeyecek sayıda senin kalitende bir yazardan mahrum etme...
Sevgiler güzel yazarıma :)
Kimse üzerine alınmıyor. Bu tarz bir konu açıldığında, şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Yalancı yalanını, kibirli kibrini kabullenmiyor. Sıralamanı okurken çevremde bunlardan hangileri var yerine hangi özellikleri barındırıyorum diye düşündüm.
YanıtlaSilBende etkiye karşı tepki vardır. Yaptığı her neyse mutlaka hissettiririm. Kişi bir daha asla eski beni bulamaz.
SilYa da şu vardır: ''Sen benim için öldün artık!'' derim içimden (Dışımdan dediğim de olmuştur). Ve gerçekten ölür...
İşte ben bu özellikleri barındırıyorum. Durduk yerde kimseye zararı olmayan, yardımsever, insanları asla ayırt etmeden sevgi ve saygıyla dolu biri...
Üzerlerine çizik atabiliyorsak ne mutlu. Bazen elimiz kolumuz bağlanabiliyor bu gibi durumlarda çünkü.
YanıtlaSilAh, bu arada Bücürük ve Ben'in yorumlarında yazını yeni gördüm. İnanır mısın bilmem ama orada sözü geçen kişi inan ki sen değildin. Daha önce iki kere daha spam olayı yaşamıştım. Bu aralar yazıları fazlalaştırdığım için yorumlar da fazlalaştı ve seninle yaşadığımızı unutmuştum, az önce okuyunca aklıma geldi. Okunma ihtimalini bilerek birisi hakkında serzenişte bulunmak huyum değildir, tartışmayı sevmem çünkü. İstemeden kırdıysam özür diliyorum.
SilÜzerine çizik atabilecek raddeye getirenlere atılır, neden olmasın:)
SilElimiz kolumuz ancak siyaset ve idari yönetimler söz konusuysa bağlanabiliyor.
Hatırlarsan silinen o iki yorumum detaylıydı. Değindiğin noktalarla ilgili doluymuşum demek, epey döktürmüştüm. Yanıtlamam gereken bir soru var mı diye yazdığım yorumları takip ederim elimden geldiğince. Yayınlanmadığını görünce şaşırdım ve soru sordum. İkisinin birden silindiğini duyunca çook üzüldüm. İlk kez başıma geldi böyle bir şey. Neyse, dikkatsizlikle gerçekleşmiş, üzüldüğünü de söyleyince geçti gitti. Hatta geldim yine yorum yazdım sana.
SilEe ama müjde'de yazılanları okuyunca sinirlendim tabii. Yorum sayısı hariç detaylar birebir örtüşüyordu. Yapacak bir şey yok :)
Neyse, geldi geçti.
Teşekkür ediyor, istemeden kırdıysam ben de senden özür diliyorum.
Gençken katlanıyorsun da her türlü insana,olgunlaştıkça seçiyorsun artık... çocuklarımdan,eşimden vakit çalıp birileriyle vakit geçireceksem artık o insanların benim için önemli olmasına dikkat ediyorum artık ...Sevgilerr
YanıtlaSilHoşgeldiniz :)Ne kadar doğru söylediniz. Yaşla birlikte kişi her haliyle olgunlaşıyor. Bunda görmüş geçirmiş olmanın, yaşanmışlıkların yani tecrübenin etkisi çok büyük. Yaş aldıkça fazla kalabalık ortamlar da sevilmemeye başlıyor. Dolayısıyla en iyisini yapıyorsunuz öğretmenim.
SilSevgiler benden :)
Hayatımızda toksik etki yapan insan türleri!. Maddelerin her biri sıkça karşılaştıklarımız arasında Zeugmacığım. Bu insanlar her yerde VAR'lar; yakın çevremizde, akrabalarımızda, arkadaşlar arasında, sosyal platformlarda, konu-komşuda...varda varlar yani:) Hep vardırlar, varlar, var olacaklar!.. Giderek içi zehirli, kötü insan türleri virüs gibi çoğalıyor. Pek çoğu da 'melek görünümlü' ilk bakışta yanıltıyor!. Önemli olan, bu insanları keşfettiğimiz anda bizim tavrımızın ne olacağı!. En doğrusu mesafeyi koyabilmekte!. Dedikodu, polemik, kavga... en nefret ettiğim şeyler arasında. Bir de (iyi/kötü) niyetler önemli!. Gerçek olan şu ki, zaman hepimiz için çok değerli!. İnsan, başkalarıyla değil yarışacaksa eğer, öncelikle kendi ile yarışmalı!. kendini ve sınırlarını keşfetmeli!. Hayatı boş şeylerle, gereksiz insanlarla vs.. harcamamalı!. Bu türler bizden uzak olsunlar :) ben artık izole yaşıyorum!. böyle rahatım ;) güzel bir konu bu, anlat anlat bitmez.. :)) 'kuşlar uçuyor, hayat kısa' Zeugmacığım. Sevgilerimle..
YanıtlaSilBugün bir yazıya rastladım. 40 çeşit toksik insan varmış Esinciğim. Yazar öyle bir dertliydi ki sorma gitsin :) Bir yerlerde okumuş, insanların %50'si toksikmiş. Tabii derece derece. ''Kendinizi sevmekte zorlanıyorsanız,farkında olmadan hayatınıza zehirli bir mahluk almışsınız demektir,'' yazmış en başlara. Az gülmedim :)) O kadar haklıydı ki aslında. Hayatından öyle bir mahluk attığında hafifleniyor resmen. Neden geç kaldım diye üzülüyorsun...
SilTeşhis ve tespitlerin süper Esinciğim. ZAMAN HIZLA AKIP GİDİYOR. O nedenle farkeder etmez HIZLA çıkaracaksın hayatından, fazla şans tanımadan. Çünkü asla iflah olmayacak, tam tersi; daha beter olacak.
Evet Esincim, hayat çok kısa. Anlat anlat bitmez...
Ne demişti Nietzsche:
İFLAH OLMAZLARA HEKİM OLUNMAZ!
Sevgilerimle..
O verdigin insan örneklerini okurken bile tüylerim diken diken oldu. Ennnn sevmediklerim...
YanıtlaSilBazen istesem de hayatimdan, etrafimdan tamamen cikaramadiklarim oluyor, cok rahatsiz oluyorum varliklarindan. Mümkün oldugunca uzak ve mesafeli durmaya calisiyorum yapacak baska birsey olmayinca.
Keske hic olmasalar bizlerin arasinda...kendileri gibi olanlarla görüsseler keske sadece...
Suratlarını görmek, hatta adlarını duymak bile rahatsızlık veriyor çoğu zaman. O kadar sinir bozucu o kadar nefret edilesiler..
SilDediğin gibi, hiç olmasalar aramızda keşke. İzole edilseler, mekiklerle Mars'a falan gönderilebilseler..