Babasının durumunun ciddiyetini uyumadan önce üzerinden çıkardığı belgeleri ona fark ettirmeden inceleyerek öğrenen Avukat Yusuf, Heves Ali'nin biletini almış olduğu ertesi günkü yolculuğunda ona yardım etmeyi seçer. İşlerini bir avukat arkadaşına devredip kendi arabasıyla yola çıkar ve babasının içinde olduğu otobüse yetişip onu Kars'taki Âşıklar Bayramı'na kendi aracıyla götürmek ister.
Bu uzun yolculukta ister istemez eski yaralar üzerinde farklı biçimde çalışmalar başlar. Yusuf yol boyunca hakkında pek çok şey öğrendiği babasına olan duygularıyla çatışır. Zaman zaman hiddetlenir, ancak çabucak kendine gelir.
Başrolleri Kıvanç Tatlıtuğ ve Settar Tanrıöğen tarafından paylaşılan Özcan Alper imzalı filmde baba oğulun uzun süre ara verilmiş ilişkilerine oldukça fazla odaklanılmış. Kim bilir, katettikleri yol belki de uzlaşabilmek adına hayli uzun. Yusuf yolculuk esnasında babasının hayal kırıklığına uğrattığı, daha doğrusu terk ettiği kişinin sadece kendisi olmadığını öğrenir. Sonuçta o bir sanatçı, ünlü bir halk ozanı. Bu gerçeği de izleyiciye anlatı aracı olarak bildirme görevini oğul üstlenmiş. İkisini de yaşadıkları hayatlar şekillendirmiş. Bunu öğrenmemize rağmen hikâyedeki ana tema birbirleriyle ilişkilerinde ne tür bir uzlaşmaya girdikleri.



