deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06/08/2023

Kürek Sporu

Fotoğraftaki karartı hava karardığı ya da yağmur yağacağı için (ah nerede o günler) değil. Aslında deniz ve güneş pırıl pırıl. Kürek çekenler o an güneşin denize vurmayan kısmında oldukları için öyle görünüyorlar. 

Ne çok istedim onların yerinde olmayı. Sera etkili yakıcı güneş etkisinin deniz kenarlarında epeyce azaldığı bariz biçimde hissedildiğine göre o beş kişininki püfür püfür bir serinliğin içinde ne harika bir yolculuk! Tekneyi boğazda kayboluncaya kadar merak ve keyifle seyrettim...

Bu bölgede Kürek ve Kano Spor Kulübü olduğunu duymuştum; ama kendilerini ilk kez görüyordum. Muhtemelen o kulübün üyeleriydiler. Yerli-yabancı kaynaklardan biraz araştırma yaptım sonra. İster hevesli bir Olimpiyat sporcusu, ister hafta sonu savaşçısı, kürek çekmenin her yaştan ve beceri düzeyinden sporcuya uygun programları olan çok yönlü bir spor olduğunu öğrendim. Acaba diyorum... 😍

22/12/2021

Hatırlatma Aşısı, Mevsimin İzleri

Sol kolum o kadar çok ağrıyor ki. Çünkü hatırlatma aşımı yapan eli hafif biri değildi bu kez. Şırıngayı omzuma öyle bir sapladı ki yok böyle bir acı. Ağlamamak için zor tuttum kendimi. ''Çocuk gibi ağlıyor. Amma da canı tatlıymış,'' diyecekler diye dişlerimi sıkmaktan bir hal oldum.

Kaçıncı aşı bu, neden böyle acıdı bu kez, demeye kalmadı, baktım pamuk uzatıyor. ''Omzunuz kanadı. Bastırmadan silin,'' demez mi bir de? Ohoo, baktım ki kanamak değil, kan akıyor resmen. Ben anlamıştım zaten. Tarzı en baştan yanlıştı. Bastırmadan silecekmişim. Ne çok biliyor. Demek hep kanatarak vuruyor. Sen bastırmadan vursaydın madem. O zaman kanamayacaktı. Vurmak, yavaşça zerketmek yerine sapladın adeta! Savaşta düşmana yapılmaz! 

''Aşı da dışarıya akıyor şu an değil mi?'' dedim. ''Hayır'' dedi. Sana inanmayacağım elbette. Elinin ayarını gördük, dilinin ayarı da öyledir bence. Güven duygum sıfır! Doktora gidip sormam gerekiyor. Doktor bir şey olmaz dedi ama tam emin olamadım. Yoksa antikor testi falan mı yaptırsam? Bir taraftan da kolum feci ağrıyor. Aşılandığım için mi yoksa şırınga kurbanı olduğumdan mı, hangisinin etkisi bir emin olabilsem.

Bildiğim bir şey varsa bir kez daha aşı olmak zorunda kalırsam ve aynı kişiye rastlarsam kesin reddedeceğim. 

O zaman yine ruh ve bedene en iyi gelen şeyi yapmalı. Şehri ve kordonu turlamalı boydan boya. Mevsimin izlerini sürüp denizin, dinginlik ve huzurun bünyeye işlemesine izin vermeli.

14/06/2021

Denizden, Parktan, Bahçeden

Geçen hafta sonu kordonda karşılaştığım bu kadın o minik arabada ne taşıyor diye sorsam bilemezsiniz. Ben de zaten dikkatle baktığımda öğrendim. Bu kadar basit bir icat için geç bile kalınmış diye düşündüm hatta. 

Ancak, iki gün önce bir doktor Twitter sayfasına bu arabaların satıldığı mağazada çekilmiş bir fotoğrafını koymuş. Ne olduğunu söylememiş ama ''Ne bu şimdi?'' diye sormuş. Nabız yoklamak istiyor belli ki. Hatta tweet yürüsün istiyor. 

Demek ki hafta sonu yasaklarının kaldırılmaya başlamasıyla gündeme gelmiş söz konusu arabalar. Bahsettiğim tweet tahmin ettiğim şekilde yürümüş bu arada. Kedi severler tweetin altında ikiye bölünmüşler. ''Kucağına alamaz mısın''cılar ile ''Veterinere götürürken rahat oluyor''cular bir fotoğraf sayesinde yemişler birbirini. Size ne kardeşim? Size bir zararı yok ki. Kim ne yaparsa yapsın. Bak ben gördüm, hoşuma gitti. Her ne kadar evde kedi beslemesem de kedileri seven biriyim. Sevmesem bile karışmaya hakkım var mı? Alan memnun, satan memnun, içinde oturan haydi haydi memnun:)) Hem  pek güzel ve de medenice. Düne kadar evlerde hapis hayatı yaşıyorken hangi ara bu aşamaya gelip kedi arabalarından rahatsız olmaya başladık? Pes doğrusu...

01/06/2017

Gök Denizlerin Ak Kuşları: Martılar

Geçtiğimiz hafta sonu martılarla biraz fazlaca haşır neşir olunca buraya yazmadan olmazdı. Daha önceleri uzak mesafeden zar zor fotoğraflarını çekebildiğim martılara bir haller olmuş, nasıl denir, evcilleşmişlerdi sanki. İnsanlardan zerre ürkmüyorlardı. Nasıl güzel, nasıl sevimliydiler öyle.
Bana da bol bol yakın plan fotoğraflamak düştü...

Bu şaşırtıcı değişimde sahilde gezinen güvercinlere bisküvi, yemek, ekmek kırıntıları getirme gibi bir gelenek başlatan insanların payı büyük olmalıydı. Martılar daha yem poşetlerini görür görmez anında güvercinlerin arasına ışınlanıyor, dahası devamının geleceğini biliyor, bir sonraki yemleri beklemek adına uçup gitmiyorlardı. Aklıma geçtiğimiz kış Fatih'te karnı her acıktığında sosis istemek için hep aynı eve gidip camına bir ağaçkakan gibi gagasıyla vurarak haber veren sevimli martı gelmedi değil.

Ya şehir hatları vapurlarının peşine her seferinde adeta kadrolu bir görevliymişcesine düşen martılar? İnsanların tükettiği yiyeceklere karşı alışkanlık geliştiren etçil, balıkçıl bir hayvanın ülkemiz şartlarında ''simitçil'' yapılması ayrı bir tebessüm sebebi aslında. Yoksa ''Değişmeyen tek şey değişimdir,'' mi demeliydi? Becerikli oldukları bilinen martıların özellikle büyük türlerinin üst düzey zekaya sahip oldukları gerçeğini unutmamalı en iyisi...

26/01/2017

Yağmur, Yolculuk, Bir de Martılar

Soğuk, kapalı ve yağışlı havanın birçok insanda moral ve enerji kaybına neden olduğu bilinse de yağmurlu bir havada yolculuk yapmak iç sıkıntısından ve kafanızdaki olumsuzluklardan kurtulup deşarj olmak için en iyi çarelerden biridir bana göre.

Hele bir de hafif müzik açmışsanız değmeyin keyfinize. Yağmurun huzuruna müzikteki huzur eklenir, alır götürür insanı.

Cama vuran damlalarla birleşen eşsiz manzaralara odaklanır, yolla beraber siz de akar gider, kartpostallarla yarışan olağanüstü kesitler içinde kendinizden geçersiniz.

Hayatın içinden ve olanca gerçekliğiyle önünüze açılmış 'hareketli' bir ekrandan yansıyor olsa da seyrettikleriniz, çoğu zaman yolun sonunda kapılar varmış ve bir masal dünyasına açılacakmış hissi uyandırır yağmurda yolculuk. Büyülüdür. Hayal dünyasını tetikler insanın ve de başka boyutlarda gezdirir...

Benim için kesinlikle bitmesini istemediğim doyumsuz bir mutluluk ve huzurla dolma halidir yağmurda yolculuk...