25/12/2014

Ya Çıkarsa!

Yeni bir yıl yeni umutlar, büyük hayaller demek birçoğumuz için.
Beklentilerin, gerçeğe dönüşmesi adına 11 rakamlı mini bir belge şekline sokulup umudun elle tutulur bir hale getirildiği ve satışa sunulduğu Milli Piyango bileti ise vazgeçilmezimiz.

Şans oyunlarıyla hiç ilgisi olmayan ailelerin bile yeni yıl çekilişi için mutlaka bilet aldığını bilmeyenimiz var mı? Bunu ülke olarak bir gelenek haline getirdiğimiz kesin. Başka ülkelerde de durum bizdeki gibi mi merak etmiyor değilim bu arada.
Bir de; ucuz olduğu için çeyrek bilete olan rağbet beni hep düşündürmüştür. Daha doğrusu; hayallerin gerçekleşmesi için atılan adımda bile ''Diğerleri pahalı, en hesaplısı olsun'' zihniyeti şaşırtıcı gerçekten...
Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi'ne olan ilgi her zamanki gibi yine yoğun. Buna rağmen gerek bayilerin gerekse seyyar satıcıların mevcut ilgiyi katmerlemek adına gösterişli ilanlar ve ilgi çekici sunumlarla büyük bir çaba sarfettiklerini gözlemlemek ayrı bir şaşkınlık konusu.

Düz-çapraz-seri bilet satanlar, ''Visa çekilir- 0 komisyon'' diyenler de cabası. Basılan biletlerin yüzde 90’ına varan kısmı daha şimdiden bitmiş. Her yıl olduğu gibi 31 Aralık akşamına kadar tamamı ya da tamamına yakını bitecek demektir bu. Daha ne?

Ancak... Pek çok kişinin bilmediğine bizzat şahit olduğum, büyük ikramiye çıkma ihtimalinin yılbaşı çekilişlerinde bir hayli düşük olması diye de bir gerçek var. Kazanma olasılığı normal çekilişlerde 600 binde bir iken, bu oran yılbaşı çekilişinde (otomatik olarak) 10 milyonda bir çünkü. Ve aslolan şu ki; basılan 500 milyon liralık biletin tümünün satılması halinde Hazine'nin kasasına 42 milyon 415 bin lira girecek. Yani talih kuşu devletin başına konacak yine. Savunma Sanayi Destekleme Fonu, Tanıtma Fonu, SHÇEK, Olimpiyat Oyunları Düzenleme Kurumu benzeri kuruluşları da eklersek, vergilerle 500 milyon liralık bu hasılatın 141 milyon 442 bin 666 lirası devlete aktarılmış olacak.

Geçen yıl 50 milyon lira olan büyük ikramiye, ilk kez bu yıl artırılmayarak aynı kalmış.
Bu para ile neler yapılabileceğine dair birçok seçenek yazılması işin coşkusunu artırıyor tabii. Örneğin büyük ikramiye sana çıkarsa ve 50 liralık banknotlar halinde almak istersen ağırlığı 1 ton, düşünsene! Yok eğer 1 liralık madeni para olarak tercih edersen biner adetlik 50 bin deste, 410 ton ağırlık ediyor ve taşımak için 27 kamyon tutman gerekiyor. Üst üste koyayım dersen 10 Everest Dağı’nın yüksekliğini aşan bir kule elde ediyorsun.
Dünyanın en pahalı arabası Lübnan yapımı Lykan Hyperspot'tan 7 tane, 13 milyon liradan satılan Falcon 2000 uçağından ise 3 adet alınabiliyor. Of ki off!
Göle kaşıkla yoğurt boca ederken ''Ya tutarsa!'' demiş Nasrettin Hoca.
''Ya çıkarsa!'' diyelim biz de o halde, öyle değil mi?

Eğer bilet almışsanız, şansınızın bol olması dileğiyle…


6 yorum:

  1. Bizim istatistik hocamız ahmaklık vergisi derdi piyangoya:-) Dediğin gibi kazanan devlet zira:-)

    Olsun, bir köşede dursun bir tane bilet, ya çıkarsa diyebilmemiz için:-) ( İlk iş bahçeli bir ev isterim kendime, şehrin ortasında hem de:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bravo o istatistik hocasına, olayı iki kelimeyle özetleyivermiş ;)
      Şehrin ortasında bahçeli ev fikri çok cezbedici. N'apsak acaba:))

      Sil
  2. Senede bir defa, yeni yıl öncesinde bilet alırım, o da çeyrek. Yeni bir yıl diye sanırım, gelenek oldu. Amortiden ötesini de göremedik zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Millet olarak uyguladığımız aynen bu zaten. Aynısını yaşayacağını bile bile her yeni yıl öncesi tekrarlamak. Devamı da şöyle getirilir: Amorti para olarak asla alınmaz. Bilete dönüştürülür ve olay sıfırlanır :)

      Sil
  3. "Milli Piyango" insanların umutsuzluklarını umuda çevirebilme çabalarıdır . diye düşünüyorum. Bile bile kaybetmeyi göze almak ama umuda da yer açmak. Seri bilet alındığında belki şans biraz daha artabiliyor deniyor. Aslında kazanmak bazen şans değil, şanssızlık oluyor, O zamana kadar bilinmeyen akrabalar çıkıyor, sonradan çıkan zenginliğe uyumsuzluklar, mutsuzluklar başlıyor. Piyango kazanç değil, kayıplar getirebiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''İnsanların umutsuzluklarını umuda çevirme çabalarıdır.''
      İyimser bir yaklaşımla ne güzel özetlemişsiniz. Kaybetmek daha baştan kabulleniliyor. Ancak 600 binde 1 ya da on milyonda 1 olsa da ihtimal sıfır değil, O nedenle umuda mutlaka yer var.
      Ve aynen dediğiniz gibi. Akrabalar resmen kapıda kuyruk oluyormuş. Bir ara gazetenin biri büyük ikramiye kazananlar şu an ne yapıyor diye yazı yapmıştı. Neredeyse tamamı, hem de kısa bir sürede kaybetmiş tüm parasını. ''Haydan gelen huya gider,'' atasözü boşuna değil.

      Sil